ABD sağlık otoriteleri, küresel ölçekte tehlike arz eden ölümcül bir mantar türünün yayılmaya devam ettiği konusunda uyardı. Candida auris adı verilen patojenin, hem bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ciddi enfeksiyonlara yol açtığı hem de mevcut tedavilere giderek daha az yanıt verdiği belirtildi. Özellikle hastane ortamlarında hızla çoğalan mantar, tıp dünyasını endişelendiriyor. Hackensack Meridian Keşif ve İnovasyon Merkezi tarafından yürütülen çalışmada C. auris, “acil antimikrobiyal tehdit” olarak sınıflandırıldı. Böylece söz konusu tanımı alan ilk mantar etkeni oldu. Bilim insanları, mevcut antifungal ilaçların etkisiz kaldığını vurgulayarak yeni stratejiler geliştirilmesi gerektiğini savunuyor.

Vaka Sayılarında Korkutan Artış

Hastalığın yayılım hızı, alınan önlemlerin yetersiz kaldığını gösteriyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, ülkede şu ana kadar yaklaşık 7 bin vakanın tespit edildiğini açıkladı. Sorun sadece Amerika ile sınırlı kalmayıp küresel bir boyut kazandı. Mantarın yalnızca ABD’de çok sayıda eyalette değil, dünya genelinde en az 60 ülkede görüldüğü bildirildi. Araştırmanın sonuçları, Microbiology and Molecular Biology Review dergisinde yayımlandı. Bilim insanları, mevcut ilaçların yetersiz kaldığına dikkat çekerek yeni tedavi seçeneklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Salgının kontrol altına alınamaması durumunda sağlık sistemlerinin kilitlenebileceği belirtiliyor.

Yeni Tedavi ve Tanı Yöntemleri

Mevcut ilaçların etkisizliği, araştırmacıları alternatif yollar aramaya itiyor. Uzmanlar, geniş etkili antifungal ilaçların yanı sıra daha hızlı tanı yöntemlerinin ve bağışıklık temelli tedavilerin geliştirilmesinin önemine işaret etti. Erken teşhis, hastalığın yayılmasını önlemede kritik bir rol oynuyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde mantar enfeksiyonlarına karşı farkındalığın artırılması çağrısında bulunuldu. Kaynakların sınırlı olduğu bölgelerde salgının etkilerinin daha yıkıcı olabileceği düşünülüyor. Küresel sağlık örgütleri, ortak bir eylem planı oluşturmak için çalışıyor.

Risk Grubundaki Hastalar ve Belirtiler

Hastalık her bireyi aynı oranda etkilemiyor; bazı gruplar daha savunmasız durumda bulunuyor. C. auris’in özellikle yoğun bakım hastaları, solunum cihazına bağlı olanlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler için yüksek risk oluşturduğu ifade edildi. NYU Langone Klinik Profesörü Dr. Marc Siegel, mantarın birçok antifungal ilaca dirençli olduğunu belirterek hastane ortamında tıbbi ekipmanlar üzerinden yayılabildiğine dikkat çekti. Hastalığın ateş, titreme ve vücut ağrısı gibi yaygın belirtilerle seyrettiği biliniyor. İlgili nedenle diğer enfeksiyonlarla karıştırılabildiği de vurgulandı. Doğru tanının konulabilmesi için laboratuvar testlerinin önemi artıyor.

Hastanelerde Karantina Önlemleri

Salgının boyutları, hastane yönetimlerini radikal kararlar almaya zorluyor. Bazı hastanelerde yaşanan salgınlar nedeniyle yoğun bakım ünitelerinin geçici olarak kapatıldığı bildirildi. Sterilizasyon işlemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda ünitelerin tamamen boşaltılması gerekebiliyor. Uzmanlar, riskin devam ettiğini ancak geliştirilecek yeni ilaç ve tedavi yöntemleriyle enfeksiyonların kontrol altına alınabileceğine yönelik umutlu olduklarını dile getirdi. Gelecekte yaşanabilecek daha büyük salgınların önlenmesi için hastane hijyen standartlarının gözden geçirilmesi öneriliyor. Sağlık çalışanlarının eğitimi de mücadelede kilit rol oynuyor.

Kaynak: Haber Merkezi