Odunpazarı Meclisi’nde “Kesin hesap” tartışması: "Biz şeffaf ve hesap verebilir bir belediyeyiz"
Odunpazarı Meclisi’nde “Kesin hesap” tartışması: "Biz şeffaf ve hesap verebilir bir belediyeyiz"
İçeriği Görüntüle

Odunpazarı Belediyesi Mayıs ayı meclis toplantısının 2’nci Birleşim 1’nci oturumu Kazım kurt başkanlığında gerçekleşti.

Meclis gündeminde ele alınan ve 14. maddeyi kapsayan Odunpazarı Belediyesi'nin 2025 Mali Yılı Bütçe Kesin Hesabı ve Taşınır Kesin Hesabı'na ilişkin gündem maddesi değerlendirildi.

Cumhuriyet Halk Partisi grubu kabul oyu kullanırken, Ak Parti grubu red oyu kullandı.

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt Madde ile ilgili yapılan tüm eleştirilere yanıt verdi.

"BİR FARKLILIK OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM"

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt şu ifadeleri kullandı; "Bizim kesin hesapla ilgili yapmış olduğumuz kitapçıkta her şeyin çok net bir biçimde açıklandığı, anlatıldığı ortada ama Adalet ve Kalkınma Partili arkadaşlar bazı konularda özellikle yanlış değerlendirme yapıyorlar. Bir kere kesin hesap cetvellerinde neyin nasıl yazılacağı Mahalli İdareler Bütçe Muhasebe Yönetmeliği'nde belli. Onun dışında bir şey yazma, ekleme, çıkarma şansımız yok. Nedir? Bütçenin gider cetveli, gelir cetveli, finansman cetveli, mizan, bilanço ve muhasebe yetkilisi. Şimdi bunların dışında koyulacak şeyler maalesef belirtilmemiş, yazılmamış. O nedenle bizim farklı bir şey koyma şansımız yok. "Diğer gelirler", "diğer giderler" dediği şey de orada maalesef, ona bakınca anlamanız lazım. Dolayısıyla bir farklılık olduğunu düşünmüyorum.

Şirketin hesapları, şirketin faaliyetleriyle ilgili oldukça açıklayıcı bilgi var ama biliyorsunuz bunun esas denetimi Ticaret Kanunu hükümlerine göre yapılıyor. Bağımsız denetçiler her yıl rapor veriyor ama bağımsız denetçinin rapor verme süreci işte bu kesin hesaba yetişmiyor. Ne yazık ki mayısın sonunda vereceğini belirten bağımsız denetçinin yazısı da burada. O nedenle şirketle ilgili değerlendirmelerinizin doğru olmadığını düşünüyorum.

Başkan Kazım Kurt 414 Milyon Borcumuz Var Toplamda (1)

"ODUNPAZARI'NIN 2 ŞİRKETİ VAR"

Bir kere şirketin sayısı konusunda bir uzlaşmamız lazım, bizim 2 tane şirketimiz var, 3 değil. Dolayısıyla burada birisi Odunpazarı AŞ, personel şirketi; Odunpazarı Belediyemizin çalışanlarının çalıştırıldığı bir şirket. Bize personel gönderiyor, biz de onun karşılığında onun bedelini ödüyoruz; onun kâr etmesi mümkün değil. Ama bizim Odunpazarı AŞ aynı zamanda başka işler de yaparak belli bir noktada biraz kâr eder hâle gelir ya da para kazanır hâle gelir. Burada şirketin giderleriyle ya da zararıyla ilgili bilançoda görünen 69.000.000 liralık bir zararı var, o da işte faizlerden kaynaklı bir zarar.

Danışmanlık AŞ sadece istihdam ofisi çalıştırmak amacıyla kurulmuş bir şirket. Ne yazık ki istihdam ofisimizin çalışmasına İş-Kur Müdürlüğü izin vermedi. İzin vermediği için 1,5 yıldır dava ile uğraşıyoruz. 1,5 yıldır bu dava ile uğraşıyoruz, o nedenle sadece gideri var, bir geliri söz konusu değil. Davayı kazandık, şimdi istinafa götürdüler; istinafın sonucunu bekliyoruz. Bize hâlâ "İstihdam ofisi çalıştırabilirsiniz." diye bir ruhsat vermediler. Bu işte o engelleme fasıllarından en küçük birisi. Dolayısıyla bunun para kazanması şu anda mümkün değil. Ne zaman kazanacak? Resmî olarak İş-Kur bize "İstihdam ofisini açabilirsiniz, çalışabilirsiniz." dediği zaman çalışacak ve para kazanacak. Dolayısıyla şey budur.

Sermaye, evet sermaye yatırdık, sermayeyi koyduk ama Odunpazarı AŞ'nin şu anda sermayesi kadar makinesi var, aracı var. Sermayesi kadar yapmış olduğu işler var. İşte biraz sonra onları sayacağım. Bizim dolayısıyla bu noktada bilgilenmeyi biraz ayrıntılı değerlendirmek lazım diye düşünüyorum.

Bugün en çok tartışılan şey sattık, aldık, borçlandık, nasıl oldu noktası. 2014'te biz bu belediyeyi teslim aldığımız zaman 1.600 kişi çalışıyor. Şu anda 2.000 kişi çalışıyor. Dolayısıyla 12 yılda yapmış olduğumuz halk merkezleri, kütüphaneler, gençlik merkezleri, spor alanları, kreşler dikkate alındığında bu sayının artmış olması gayet doğal.

2014'te Odunpazarı Belediyesinin Sosyal İşler Müdürlüğündeki meslek edindirme kurslarının öğretmenlerini halk eğitim merkezi veriyordu. Onların parasını halk eğitim merkezi ya da işte o ilgili müdürlükler ödüyordu. Ama 2014'te biz seçildikten sonra 2015'te "Biz size öğretmen vermeyiz." dediler. Biz o kursları devam ettirebilmek için o öğretmenlerin tamamını biz istihdam etmeye başladık. Şu anda bizde kreşlerde ve diğer kurs merkezlerimizde toplam 170'e yakın öğretmenimiz var. Ve bunların maaşının tamamını biz ödüyoruz. Yani AK Partili bir belediye olsaydık bu 170 civarındaki eğitmenin maaşını devlet ödeyecekti, biz ondan kurtulacaktık ama şimdi olmadı. O nedenle burada herkesin bildiği şeyleri eleştiri diye ortaya koymamak lazım.

Bütçe ve faaliyet raporları bir yıl önceden hazırlanan belgeler. Biz neye güvenerek yapıyoruz? Devletin bütçesine, devletin orta vadeli programına, devletin uzun vadeli programlarına, devletin vermiş olduğu enflasyon tahmin rakamlarına güvenerek bir plan çerçevesinde hazırlık yapıyoruz ama devletin rakamları tutmadığı sürece bizimkilerin de tutmasını bekleyemezsiniz; zaman zaman aksamalar söz konusu oluyor, bu oradan kaynaklı.

Şimdi şu noktada sizin anlatmaya çalıştığınız "Çok satıyorsunuz, sattığınızla iş yapmaya çalışıyorsunuz ama yapamıyorsunuz." diye eleştiriler çoğalınca ben basında da bunu okuyunca bir ciddi cevap vermek gerektiğini düşündüm ve çıkarttım. 2014'ten bu yana Odunpazarı Belediyesinin satmış olduğu taşınmazların listesi burada, kaça sattığı burada, niçin sattığı da belli. Şimdi pek çoğunu özellikle hisseli alanlarda inşaat yapacak vatandaş, 30 metre yerimiz var onu satmışız. Efendime söyleyeyim 500 metre yerimiz var, bana burası lazım demiş satmışız. Köylerde 2 dönüm tarla, 3 dönüm tarla; vatandaşın tarlasının bitişiğindeki tarla. Bunları o şeylerle satıp sayı, rakam ondan büyüyor; yüzlerce gayrimenkul öyle oluyor. İşte bir kısmı atıyor şurada hemen bakayım 450 metre var, 700 metre var, 729 metre var; bunlar köyde satılan tarlalar. Bunlardan bir şey çıkmaz 226 metre var, efendim 12 metre var filan. Şimdi bu değil esas mesele. Mesele şu; 10 Nisan 2014'ten Mayıs 2026'ya kadar satmış olduğumuz gayrimenkullerin toplam bedeli 386.904.372 lira.

"18 TANE HALK MERKEZİ YAPTIK"

Burada şimdi biz belki ne yaptık bunu? Aldık yedik mi? Evimize mi götürdük? 18 tane halk merkezi yapmışız. Mülkü bizim, inşaatı bizim; insanlar orada şu anda çeşitli çalışmalar yapıyor. 13 tane halı saha yapmışız; ücretsiz gençlerimiz oynuyor, halkımız oradan yararlanıyor. 2 tane gençlik merkezi, 1 tane kültür merkezi, 1 tane yaşlı bakım merkezi, Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğümüzün şantiyesi ve atölyeleri, Fen İşleri Müdürlüğümüzün şantiyesi ve atölyeleri, Temizlik İşleri Müdürlüğü şantiyesini de yeni yapıyoruz, ihaleye çıkmak üzere; çıkıldı mı ihale? 1 Haziranda ihalesi var. 276 tane araç almışız; iş makinesi dâhil, binek araçları dâhil ve binlerce demirbaş, binlerce demirbaş; diğer şeyler, ihtiyacımız olan işler var ve tekstil atölyesi kurmuşuz. Bunlara harcanan bu paraların büyük bir bölümü Yenikent’teki 100. Yıl Kültür Merkezi’ni yapmaya yetmez; 380.000.000 lira. Dolayısıyla fazla bir abartılacak nokta değil.

Faiz ödemesi çok mu? Evet çok. Niye çok? Devlet sanki tefeci gibi SGK primlerinden ayda neredeyse %5 faiz alıyor. Onu bitirmenin yollarını aradık ve bulduk. Ama şimdi faizin çokluğundan şikâyet ederken arada iğneyi çuvaldızı batırma meselesini de iyi değerlendirmek lazım. Türkiye Cumhuriyeti bütçesinde 2.700.000.000.000 lira faiz ödemesi var. Bugün bundan kaçamazsınız, bunu inkâr edemezsiniz; biz de faiz ödemelerinden kurtulabilmek için bu harcamaların büyük bir bölümünü düzene soktuk. Bütçede tahmin ettiğimiz giderin 1.000.000.000 küsurunu harcamamışız. Niye harcamamışız? Para yok, nasıl harcayacağız? Hesap yapıyoruz, kitap; borçlanmak zorunda kalmamak için bu bazı yatırımları erteledik. Bunun eleştirilecek bir tarafı yok. Belediyelerin birçoğu borç para bulma şansına sahiplerdir. Şu anda Odunpazarı Belediyesi’nin borçlanabilme kapasitesi ne kadar Necati Bey? 1.000.000.000'un üzerinde var. 1.000.000.000'un üzerinde borçlanabilecek kadar mali disiplini düzene sokmuş bir belediyeyiz biz.

"SİZİNLE YARIŞMA ŞANSIMIZ YOK"

Burada eleştirirsiniz; tamam eleştirirsiniz, hiç itirazım yok ama bunu basının, kamuoyunun önünde yapınca cevap vermek zorunluluğu doğuyor. Yoksa bizim bu konularda bir kendimizde eksikliğimiz yok. Kamu taşınmazlarını sat, işte ye; öyle bir şey söz konusu değil. Satılanlar belli ama biz şimdi hükümetin sattıklarını, geçen dönem burada meclis üyesi olan arkadaşlarımızdan Kadir Kodak arkadaşımız böyle bir listelediydi; bir 30 metre bir liste çıktıydı. Dolayısıyla bizim sizinle yarışma şansımız olmaz; bunu böyle bir değerlendirelim.

Şimdi diyorsunuz ki faiz giderleri hukuki el atma davalarından ve kıdem tazminatı davalarından ya da işçi ile olan davalardan kaynaklanıyor. Bunu ısrarla söylüyorsunuz; bu doğru bir şey değil. İşçi ile olan dava sayımız 13. Dolayısıyla biz işçilerimizle davalaşan, işçilerimizle kavga eden bir belediye değiliz. Ama bazı işçilerimizle uzlaşma şansımız olmadığı için dava yoluna gidiliyor; dava uzayınca da faiz söz konusu oluyor. Özellikle hukuki el atma davalarının sorumlusu biz değiliz, müsebbibi biz değiliz; imar planı değişmiş yıllar önce, okul alanı ilan edilmiş ya da efendim sağlık alanı ilan edilmiş gibi. Vatandaş şimdi dava açıyor; faizi yüksek. Vatandaşla uzlaşabilme şansımızın olmadığı davalar nedeniyle yargılamalar söz konusu. Yoksa biz vatandaşıyla davalı olan, davalı olmak isteyen bir belediye asla olmayız. Bunun uygulamasını biz yıllardır yaptık, gerçekleştirdik.

İşletme İştirakler Müdürlüğünde bir tartışma yürütüyorsunuz; bunun artık kapatılması lazım. İşletme İştirakler Müdürlüğü bir müdürlüktür ve bu müdürlük devlet memurları tarafından yönetilen, devlet memurları tarafından idare edilen, sosyal belediyecilik adına da iş yapmak durumunda olan bir müdürlüktür. Bunun para kazanması mümkün değildir; bizim böyle bir beklentimiz söz konusu değildir. Çünkü bizim Hamamyolu’ndaki kafeleri, Cumhuriyet Parkı’ndaki, Hicri Sezen Parkı’ndaki kafeleri işletirken çay fiyatlarının da dengelenmesine katkı sunan bir müdürlüktür. Biz orada abartılı fiyatları koyarsak piyasada bunun 5 katı çay parası ödenir. Biz burada dengeyi tutturmaya çalışıyoruz ki piyasa çok fazla yükselmesin. Bize kahvecilerden, Kahveciler Odasından, kafelerden çok ciddi anlamda şikâyetler geliyor fiyatları artırın diye. Biz burada bir denge unsuruyuz. Nasıl Büyükşehir ekmek fiyatını dengelemek için Halk Ekmek'i, et fiyatını dengelemek için Halk Et'i açıyorsa biz de aynı mantıkla İştirakler Müdürlüğünü yönetmeye çalışıyoruz. Burada İştirakler Müdürlüğümüzün bünyesinde yaşlı bakım merkezinin, kreşlerin alımları ve harcamaları söz konusu; dolayısıyla bunlardan zaten para kazanmamız düşünülemez. Bunu doğal karşılıyoruz; İştirakler Müdürlüğümüzün çalışmalarından da memnunuz, öyle bir sıkıntımız söz konusu değil.

2014 yılında 120 milyon bütçemiz varmış, 90 milyon 742 bin lira borcumuz varmış. Yıllara sair herhalde. Ben gerçeği söylüyorum. Yani bütçenin %75'i kadar borç bırakmıştınız bize. Bütçenin %75'i kadar borç bırakmıştınız bize.

Şimdi 5 milyar 250 milyon bütçe yaptık. İnşallah bunun büyük bölümü gerçekleşir. 414 milyon borcumuz var toplamda, hepsi dahil. Bütçenin %7,9'u."

Kaynak: Bilgehan Tombul