AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti Milletvekilleri Nebi Hatipoğlu ve Fatih Dönmez; Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt'un Eskişehirspor'un play off'a vedasının ardından yaptığı açıklama hakkında konuştular.
Gürhan Albayrak açıklamasında, "Eskişehirspor'umuzun gerçekten taraftarıyla, takımıyla, yöneticileriyle her zaman için Türkiye'ye örnek olmuş bir Eskişehirspor ortaya konmuş. Yapılan talihsiz açıklama bir belediye başkanı tarafından yapılıyor. Ben bunu talihsiz bir açıklama olarak görüyorum. Ve de şunu söylüyorum; hiçbir yönetici bu zamana gelinen süreç içerisinde böyle bir açıklama yapmamış. Yani kalkıp da siz tabii ki kızabilirsiniz, ortaya bir tepki koyabilirsiniz ama bu şu demek değil; sahaya cisim atmak kadar ileriye gidecek bir seviyeye gelmemeliydi, olmamalıydı. Ama ne yazık ki Odunpazarı Belediye Başkanı bugün şehrimizin en büyük ilçe belediyesi olması noktasında dahi bir belediye başkanımız kalkıp bu konuda ne diyor? 'O cisimleri attılar, helal olsun, olmadı beni de atsalar dahi' gibi ifade kullanıyor. Ne kadar talihsiz bir açıklama! 1965’ten bu zamana kadar gelinen sürece baktığınız zaman hiçbir belediye başkanı, hiçbir yönetici böyle bir açıklama yapmamıştır. Biz buradan, özellikle kendi adıma şunu söylemek istiyorum, Kazım Kurt’u aklı yerindeyken konuşmasını özellikle de tavsiye ediyorum. Çünkü niye? Senin yapmış olduğun bu kötü söylemlerden dolayı Eskişehir’i kötü bir şekilde anılmasını, Eskişehirspor camiasında kötü bir şekilde gündeme gelmesini esefle kınadığımı da dile getirmek istiyorum. Çünkü niye? Şöyle bir gerçek var; Eskişehir gerçekten amigolarıyla, tribün kültürüyle bu Türkiye’ye nam salmış, her yönüyle fair play noktasında ön planda olmuş bir takımdır, bir şehirdir. Onun için de bu konuda eğer Kazım Kurt aklı yerinde olmadığı günlerde ve zamanlarda açıklama yapmaması hem şehrimiz adına hem de kendi adına iyi olur diye düşünüyorum" dedi.
"Kendisinin de bunları isteyerek söylediğini pek düşünmüyorum açıkçası"
Hatipoğlu konu ile ilgili, “Kazım Bey, o bir heyecanla, sinirle söylenmiş şeyler. Kendisinin de bunları isteyerek söylediğini pek düşünmüyorum açıkçası. Şimdi "hükümet takımın yanında değil" diyor. Biz daha ne yapalım ya? Deplasmanından iç sahasına kadar il başkanımızla birlikte gece gündüz takımı takip ediyoruz, maddi manevi destekliyoruz. Yani bizim çıkıp oynayacak halimiz yok sahada. Hükümet Eskişehirspor’u eskiden de destekledi, stat yaptı. En son Süper Lig’e çıktığımızda ben Eskişehirspor başkanıydım. Siz de biliyorsunuz Kemal Unakıtan o dönemde Maliye Bakanıydı. Bize verdiği destekleri ve Süper Lig yolunda desteklerini kimse inkar edemez. O gün de destek veriyordu, bugün de biz hükümet olarak desteklerimizi veriyoruz. İşte maçta gördüğünüz Sayın Bakanımızın söylediği gibi muazzam bir stada sahibiz. Bu stat da bu hükümet tarafından yapıldı, bizim dönemimizde yapıldı. Ayrıca Eskişehir’in Eskişehirspor’dan başka bir takımı yoktur. Biz Eskişehirspor yense de yenilse de hangi ligde olursa olsun desteklemeye, arkasında olmaya devam edeceğiz. Şehrin tüm çalışanları, seçilmişleri, atanmışlarının da Eskişehirspor’un her zaman yanında olacağını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Yeni play off sistemi önerisi
Son olarak Başkan Kurt'un açıklaması hakkında konuşan Dönmez ise şu ifadeleri kullandı,
“Biliyorsunuz Süper Lig haricinde alt liglerde grup şampiyonları doğrudan gidiyor. Grup ikinci, üçüncü, dördüncüleri de önce kendi içerisinde play-off elemeleri, ardından da diğer gruptan finalist çıkararak geçiyor. Fakat bana sorarsanız bir adaletsizlik söz konusu, statüde bir adaletsizlik söz konusu. Ligi Eskişehir ikinci sırada bitiriyor; üçüncü, dördüncü, beşinci sırada bitirenlerle 8 puan, 10 puan, 12 puan puan farkı var. İkinci bitirenle beşinci bitiren arasında bir fark yok play-off’a girdiğinde.
Benim önerim şu: Tamam birinciler doğrudan çıksın. Alttaki dört takımı ligdeki puanlarıyla birlikte taşı; aralarında ya tek maç ya da ikili maç yapmak suretiyle ligi bu dört takım arasında yarıştır. Ondan sonra ikinci olan kimse, o öbür grubun ikincisiyle finali oynasın. Böylece ligde alınan puanlar -ki performans gösteriyor takımlarımız oraya- yani birinci olamadıktan sonra ikinci olmakla beşinci olmak arasında bir fark yok kendi içerisinde. Düşünün sezon boyu çok iyi geliyorsunuz; sakatınız olabiliyor, cezalı futbolcunuz olabiliyor, başka nedenlerle performans düşüklüğü olabiliyor son maçlarda. Eğer bu anlamda bir başarı gösteremezseniz elenebiliyorsunuz. Kupa maçı olsa eyvallah, eleme usulüyle ilgili. Ama ligde bir yıl boyunca onlarca maç yapıyorsunuz. Onu bir tarafa bırakarak "Ben dördünüzü aldım, kendi aranızda oynayın da buradan ben takım seçeceğim" demek doğru değil.
Bu vesileyle biz Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı'na bu statünün bu yönü itibariyle yeniden değerlendirilmesini teklif ediyorum ben kendi adıma. Bilmiyorum Sayın Başkan futbolun çok daha işin içerisinde olan birisi, daha adil olacağını düşünüyorum ki buna benzer statüler Avrupa’da başka yerlerde de var aslında.
Bir de üçüncü ligde şöyle bir şey daha var: İkinci ligde üst lige yükselmek için ikinci takım doğal finalist, alttaki takımlar kendi içerisinde eleme yaparak onun rakibi oluyor. Üçüncü ligde bu statü öyle de değil."





