Altın piyasasında yaşanan dalgalanmaların hem vatandaşın alışkanlıklarını hem de kuyumculuk sektörünü büyük ölçüde değiştirdiğini söyleyen Kuyumcular Odası Başkanı Ercan Arıyürek, son yıllarda takı satışlarının ciddi şekilde düştüğünü belirterek, vatandaşların artık altını tasarruf aracı olarak gördüğünü ifade etti.

“Şahin Erdem’le ayrılmadık beraberiz”

Eskisehir.net’te yayınlanan “20 Dakika” programında konuşan Kuyumcular Odası Başkanı Ercan Arıyürek, “Ben 2005 yılında oda başkanı olarak göreve başladım. 2018 yılında bu görevimden ayrıldım. Ayrılmamın sebebi ise, kızımın birinin devlet memuru olma isteği vardı. Onun için dedi ki; ‘Biz artık bu işi yapamayacağız, dükkanda yalnızız. En azından artık biz kızımızı alıştıralım, sonra biz kendimiz bu işe devam edelim’ dedik. Ama tabii bizim istediğimiz gibi olmadı birtakım şeyler ve ondan sonra arkadaşlarım, özellikle görevi devrettiğim Şahin Başkan; ‘Abi sen gel bakalım bir dönem daha bizim başımızda dur, ondan sonra ben tekrar alayım’ demesi... ‘Hadi bir dönem daha yapalım’ diye oda başkanlığına tekrardan aday olduk ve kazandık. Şahin Bey başkanvekilimiz. Ayrılmadık, beraberiz” diye konuştu.

“Geçen yıl 3 bin lirayla başlamıştık”

Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan sert hareketleri değerlendiren Arıyürek, “Altın 2025 yılında 3.000 lirayla gramı açtı, 2025’in sonunda 6.200 lirayla kapattı. 2026 yılında da 6.300 liradan başladık ve altın fiyatları 1 Mart’a kadar aşağı yukarı 7.800 liralara kadar çıktı. Çıkmasının sebeplerinden biri de bir anda İran-Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaşın patlak vermesi ve serbest piyasada altın fiyatı 8.400 liralara kadar çıktı Cumartesi günü. Hepimiz altın satmaya korktuk. Neden? Pazartesi günü ya 9.500 lira olursa? Çünkü Amerika’nın içine girdiği savaş büyük bir zarar verecek ekonomiye diye bekledik. Fakat Pazartesi günü bir anda 8.400’e kadar çıkan altın 7.600-7.700 liralara indi. Ne olacak derken bu sefer petrol fiyatları yükselmeye başlayınca altına olan güven biraz azaldı. İnsanlar petrol hisseleri almaya başlayınca altın biraz geri kaldı ve yavaş yavaş bugün için 6.700 liralara kadar düştü” ifadelerini kullandı.

“Hepimiz zor durumda kaldık”

Arıyürek, “Genelde bayram sonları vatandaşımız çocuklarının bayram harçlıklarını altına çevirirler. Kimileri anneleri, babaları takviye yapar; çocuklarına bir çeyrek, bir yarım veya bir gram altın alırlardı. Ben mesela 46 yıldır bu mesleğin içindeyim, ben de bu olayı ilk defa yaşadım. Çünkü Ramazan Bayramı’ndan önce atölyelerin kapalı olması, imalatların düşük olması ve kuyumcunun elinde de altın bulunmaması bizim hepimizi zor durumda bıraktı. Tabii böyle olunca şimdi vatandaş gram altın istiyor, çeyrek altın istiyor ama elimizde kalmadı. Kalmayınca da millet dedi ki; ‘Altın yükselecek, bunlar satmak istemiyor’ Aslında öyle bir şey yok. Çünkü biz alıp satarsak para kazanıyoruz, elimizde tutarsak biz para kazanamayız. Biz alacağız, satacağız; aradaki 1 lira bizim kârımız olacak. Ama millet öyle anlamadı. Bu bir hafta sürdü. Bir hafta sonra darphane mal vermeye başladı, atölyeler gram altınları ürettiler ama bu sefer de vatandaşımız ortadan çekildi, onlar kayboldu. Şimdi ne kadar altın isterlerse var. Ki o zaman çeyrek altını 13.000 lira civarında aldı vatandaşımız, şimdi aynı altın şu an 11.200 lira” dedi.

“Özel günlerde satışlar çok düşüktü”

Arıyürek, “Bundan 10 yıl önce vatandaşımız küpe alır, kolye alır, yüzük alır, zincir alırdı. Bunu bir takı olarak alıyordu tasarruf olarak değildi. Ama altın fiyatları pandemiden sonra artmaya başlaması insanları yatırıma yönlendirdi. Yatırıma yönlenince vatandaşımız gram, çeyrek, cumhuriyet altını almaya başladı ve bunun yanında da Türkiye’de en çok satılan ajda bilezik almaya başladı. Başka bilezik yok, sadece ajda bilezik almaya başladılar. Yani son bir buçuk iki yılda takı için altın alınmıyor, sadece tasarruf için alınıyor. Biz bunu nasıl hissettik; 14 Şubat Sevgililer Günü’nde bizim işlerimiz çok düşüktü. Belki insanlar annelerine bir şey alırlar dedik ama o da olmadı. Yani herkes artık takıyı bıraktı, tasarrufa yöneldi. Bizim için iyi mi? Değil. Biz takı satmak istiyoruz, biz külçe altın satmak istemiyoruz” diye konuştu.

“5 bilezik alan 2 bileziğe düşürdü”

Arıyürek, “Eskişehir’de belli bir kesim Emirdağlıdır. Onlar altına çok düşkündürler ve genelde Belçika tarafında yaşadıkları için burada düğün yaptıkları zaman gelin kızlarına altın takı alıp gidiyorlardı. Ama son zamanlarda artık Belçika olsun, Fransa olsun orada kuyumcu dükkanları açılmaya başladı ve gümrüklerde de çok sıkıştırdıkları için artık bizim Emirdağlı vatandaşlarımız çok aşırı altın götüremiyorlar, almıyorlar. Alacak olurlarsa oradan alıp düğünlerini %80’de orada yapıyorlar. Tabii ki bu bizim için iyi bir şey değil. Ama dikkat ederseniz artık bu altın fiyatının artması düğünleri de azalttı, gençlerimiz evlenmiyor artık. 2025’te 10.000 kişi evlendiyse 7.000 kişi boşanmış. Bunun istatistiğine baktığınız zaman bu hiç iyi bir şey değil. İnsanlar bunları görünce evlenmeye korkuyor. Bizim zamanımızda 21-22 yaşında insanlar evlenirdi, şimdi 30-32 yaşında insanlar evlenmiyor. Yani aslına bakmayın, düğün bayağı azaldı. Bizim artık eskisi kadar ‘Ya bu sene düğünler çok olacak, biz altın satacağız’ diyemiyoruz. Ve de altın fiyatlarının yükselmesi insanların artık adetlerini düşürdü. 5 tane bilezik alan 2 bileziğe düşürdü. Kolye, yüzük, takı alacak olanlar çok ince setlere döndüler. Yani düşme var, yükselme yok. Ama tabii şimdi bizim ümidimiz yurt dışından gelecek olan vatandaşlarımızda. İnşallah onlar eski takılarını getirip yeni takıya çevirirler de bizlere faydası olur” ifadelerini kullandı.

“Mutlaka altının gideceği yer yukarısı”

Arıyürek, “Altın fiyatlarının yükselmesi sahtekarlığı ön plana çıkardı. İstanbul’da, merdiven altı atölyeler altının aynısının sahtesini yapmaya başladılar. Şimdi o kadar profesyonel yapıyorlar ki, özellikle bu gram altınlarda çok fazlaya ulaştı. Kapalı kutu olduğu için bunları piyasaya sürüp Anadolu’ya satıyorlar. Ve biz dalgınlığa düşersek bu altınları yiyebiliyoruz. Ama o anda dalgın değilsek kesinlikle o sahteyi ayırabiliyoruz. Makinalardan yardım alıyoruz. Ben daha önce birtakım yaptığım röportajlarda sene sonunda altının gramının 10.000 hatta 11.000 liraya kadar çıkacağını söylemiştim. Ama biz tabii ki yanıldığımız bir şey oldu. Biz her savaş çıktığında güvenli liman olarak altın ön plana çıkıyordu, millet altına yatırım yapıyordu. Ama bu İran-Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaş petrole yaradı. Petrol fiyatları artınca altına olan güven azaldı. Yurt dışındaki yatırımcılar hisse senedini petrole yatırdılar. Ve bunun yanında petrolün 60 dolarlardan 120 dolarlara çıkması enflasyonu dünyada yükseltmeye başladı. Enflasyon yükselmesi demek faizlerin artması demektir. Öyle olunca altının o seviyelere gelmesi biraz zaman alacak. Yani belki 2027’ye sarkacak. Ama mutlaka altının gideceği yer yukarısı. Bu her düşme bir vatandaş için alım fırsatıdır bence. Yani borcu olan bir kişi varsa şu an 6.700 lirayken altınını alsın. Çünkü 1 Mart’ta 8.400 liraydı. En kısa sürede zaten bunu göreceğiz. Hani daha ilerisi bir şey söyleyemiyorum ama belki Ağustos ayında altının gramı 8.400 liraya çıkacak” dedi.

“Gönlümdeki aslan Ekrem Birsen”

Arıyürek, “Ben iki tane başkan adayıma da başarılar diliyorum. Ama tabii herkesin gönlünde bir aslan yatıyor. Benim gönlümdeki aslan da Ekrem Birsen. Neden derseniz, Ekrem başkanım 20 yıldır bu görevi yapıyor. Bürokrasiden tutun her tarafla arası çok iyi. Şimdi Adnan başkanım iyidir ama o şimdi geldiği zaman bürokrasiyle arası hemen iyi olamayacak çünkü daha tanınmıyor. O zaman bu zaman diliminde esnafın kaybetmemesi için ben Ekrem Birsen’den yana milletin oy kullanmasını istiyorum. Ve kendim de Kuyumcular Odası olarak Ekrem Birsen’in yanında olduğumu söylüyorum” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Seren Çatalçam