Borç yükü altında ezilen ticari yapıların yargı yoluna giderek rahatlamasına olanak tanıyan uygulamadaki kaideler farklılaştırıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından evvelce işaret edilen adımlar hususunda Adalet Bakanlığı resmi düğmeye bastı. 13 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de neşredilen güncel tebliğ ile beraber, yükümlülüklerini karşılayamayan kurumların yargı mercilerine iletecekleri mali dökümlerin hangi kıstaslar çerçevesinde dizayn edileceği açıklığa kavuşturuldu.
İşletme Boyutuna Göre Ayrım
Hazırlanan nizamname doğrultusunda, müracaatta bulunan teşebbüslerin "finansal raporlama" ölçütleri kendi nitelikleri baz alınarak üç ayrı sınıfa bölündü. Bu saptama neticesinde; müstakil kontrole giren devasa kuruluşların "Türkiye Muhasebe Standartları" (TMS) formülünü tercih etmesi kararlaştırıldı. Orta çaptaki firmalar bütünüyle kendi yapılarına özgü normları uygularken, ufak hacimli mükellefler bağlamında ise Vergi Usul Kanunu direktifleri yürürlükte tutulacak. Atılan bu mühim adım vasıtasıyla, adli makamlara intikal ettirilecek olan bilançoların çok daha saydam ve realiteyle örtüşen bir formda hazır bulunması umut ediliyor.

Kritik Belgeye Nüsha Şartı
İflastan kaçınma taleplerinin en mühim evrakı konumunda bulunan ve müessesenin ekonomik tablosunu onaylayan "makul güvence veren denetim raporu" bağlamında birtakım yapısal farklılaşmalara yönelindi. Eklenen taze kural neticesinde, bahsi geçen dökümanın yargı organlarına bizzat iki nüsha şeklinde teslim edilmesi kati bir mecburiyete bağlandı.
Bildirimlere Kesin Zaman Sınırı
Mevzuata kazandırılan bir başka mühim yenilik de iletim mühletleri üzerinde yoğunlaştı. Müstakil kontrol kurumlarının, kaleme aldıkları bilançoları onayladıkları andan başlayarak maksimum 30 gün zarfında alakalı mercilere duyurmaları elzem kılındı. İlaveten, adliye kalemi görevlilerinin de yargı müracaatı başlatıldıktan sonra eldeki verileri hiç oyalanmaksızın kurula ulaştırması emredildi. Neşredildiği saniye itibarıyla aktifleşen bu hamlenin, bilhassa süreci suistimal etme ihtimallerini ortadan kaldırmak ve heyetlerin sarsılmaz ekonomik göstergeler eşliğinde hüküm tesis etmesini temin etmek üzerine kurgulandığı aktarıldı.



