Küresel ekonominin gidişatına dair en önemli verilerden biri Washington merkezli Dünya Bankası tarafından paylaşıldı. Yayımlanan rapor, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki ekonomik tablonun ne denli kırılgan olduğunu ortaya koydu. Dünya Bankası’na göre gelişmekte olan ülkelerin dörtte biri, Kovid-19 öncesine kıyasla daha yoksul. Pandemi sürecinin yarattığı tahribatın etkileri hala devam ediyor. Rapora göre küresel ekonomi yavaşlıyor, borç yükü artıyor, toparlanma yetersiz kalıyor. Özellikle Sahra Altı Afrika’daki düşük gelirli ülkelerin son altı yılda ağır ekonomik şoklar yaşadığı görülüyor. Yoksullukla mücadelede atılan adımların mevcut büyüme hızında etkisiz kaldığı belirtiliyor.
Büyüme Beklentileri ve Gerileme
Gelecek döneme dair öngörüler, ekonomik aktivitenin yavaşlayacağını işaret ediyor. Gelişmekte olan ve yükselen piyasa ekonomilerinde büyümenin 2025’te yüzde 4,2’den 2026’da yüzde 4’e gerilemesi bekleniyor. ABD ekonomisinin performansı küresel direnci artırsa da kalıcı bir çözüm sunmuyor. ABD ekonomisinin 2025’te yüzde 2,1, 2026’da ise yüzde 2,2 büyümesi öngörülürken, Euro Bölgesi yüzde 0,9 ve yüzde 1,2’lik oranlarla zayıf görünümünü koruyor. Küresel büyümenin ise 2026’da yüzde 2,6’ya gerileyip 2027’de yeniden yüzde 2,7 seviyesine çıkması bekleniyor. Rakamlar, dünya ekonomisinin durgunluk sinyalleri verdiğini doğruluyor.
Savaş ve Kıtlık Faktörü
Ekonomik zorlukların temelinde yatan nedenler sadece finansal değil. Raporda, kişi başına düşen geliri hala 2019’un altında kalan birçok ülkenin savaşlar ve kıtlıklarla mücadele ettiği belirtildi. Çatışma bölgelerindeki istikrarsızlık, toparlanmayı geciktiren en önemli unsur olarak öne çıkıyor. Son yıllardaki büyümenin, yaşanan ekonomik daralmayı telafi etmeye yetmediği vurgulandı. Rapora göre dünya ekonomisi önümüzdeki yıllarda 1990’ların sorunlu döneminden bile daha yavaş büyüyecek ve ilgili durumu tarihi seviyelerde kamu ve özel borç yüküyle yapacak. Borç sarmalının derinleşmesi, kalkınma hamlelerini engelliyor.

Politika Hataları ve Çözüm Önerileri
Dünya Bankası yetkilileri, mevcut tablonun kader olmadığını savunuyor. Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill, "Söz konusu sonuçlar büyük ölçüde önlenebilir politika hatalarının ürünüdür" dedi. Yanlış kararların faturasının ağır ödendiğini belirten Gill, çıkış yolunu da gösterdi. Sürdürülebilir büyüme için bütçe disiplininin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca özel yatırımların teşvik edilmesi, ticaretin serbestleştirilmesi ve eğitime yatırım çağrısında bulunuldu.
İstihdam ve Yoksulluk İlişkisi
Mevcut büyüme oranlarının sosyal etkileri de analiz edildi. Rapor, büyüme hızının aşırı yoksulluğu azaltmaya ve yeterli istihdam yaratmaya yetmediğini ortaya koydu. İşsizlik sorununun çözülebilmesi için daha güçlü bir ekonomik performans gerekiyor. Özellikle genç nüfusun yoğun olduğu gelişmekte olan ülkelerde istihdam yaratma kapasitesinin artırılması hayati önem taşıyor. Ekonomik şokların en çok alt gelir gruplarını vurduğu görülüyor. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi için yapısal reformlara ihtiyaç duyuluyor.




