Dev AVM satışa çıktı: 17 Haziran’da ihaleye çıkıyor
Dev AVM satışa çıktı: 17 Haziran’da ihaleye çıkıyor
İçeriği Görüntüle

Örgütün değerlendirmesine göre mevcut tablo “pandemi” kriterlerini tam olarak karşılamasa da, salgının yayılma potansiyelinin ciddi risk taşıdığı vurgulandı. Özellikle yerel ve bölgesel yayılım ihtimalinin yüksek olması, uluslararası sağlık otoritelerini harekete geçirdi.

KONGO’DA YENİ EBOLA VAKALARI ENDİŞE YARATTI

Salgının merkez üssü olarak gösterilen Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde bildirilen vaka sayısı endişe verici seviyelere ulaştı. Sağlık otoritelerinden alınan bilgilere göre ülkede yaklaşık 246 şüpheli vaka tespit edilirken, 80 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.

Yetkililer, ilk vakanın bir sağlık çalışanı olan hemşirede görüldüğünü ve virüsün 24 Nisan tarihinde tespit edildiğini bildirdi. Vakaların büyük çoğunluğunun ülke içinde yoğunlaştığı, sınırlı sayıda vakanın ise komşu ülke Uganda’da görüldüğü aktarıldı.

Salgın Virüs

YENİ VİRÜS TÜRÜ ENDİŞEYİ ARTIRIYOR

DSÖ’nün açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur, salgına neden olan virüsün türü oldu. Mevcut vakaların Bundibugyo kaynaklı Ebola virüsüyle ilişkili olduğu belirtildi. Bu tür için henüz onaylanmış bir tedavi ya da koruyucu aşının bulunmaması, sağlık çevrelerinde endişeyi artıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıktı.

Uzmanlar, virüsün kontrol altına alınamaması durumunda daha geniş coğrafyalara yayılma ihtimaline dikkat çekerken, özellikle sağlık altyapısının zayıf olduğu bölgelerde riskin daha yüksek olduğu değerlendiriliyor.

EBOLA’NIN TARİHSEL SEYRİ VE ÖLÜM ORANLARI

Ebola virüsü ilk kez 1976 yılında Kongo topraklarında tespit edilmiş ve o tarihten bu yana Afrika kıtasında birçok salgına yol açmıştır. Yarasalar aracılığıyla bulaştığı düşünülen virüs, bugüne kadar onlarca ülkede etkisini göstermiştir.

Verilere göre Ebola’nın ortalama ölüm oranı yaklaşık yüzde 50 seviyesindedir. Son 50 yıl içinde Afrika genelinde virüs nedeniyle yaklaşık 15 bin kişinin hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde 2018-2020 yılları arasında yaşanan büyük salgında ise yaklaşık 2 bin 300 kişi yaşamını yitirmiştir.

Ülkede geçtiğimiz yıl kayda geçen son salgında 45 kişinin hayatını kaybettiği biliniyor. Bu tablo, yeni salgının ciddiyetini daha da artırırken, uluslararası sağlık kuruluşlarının bölgeye yönelik desteğini yoğunlaştırmasına neden oldu.

ULUSLARARASI MÜDAHALE VE RİSK DEĞERLENDİRMESİ

DSÖ, mevcut veriler ışığında salgının kontrol altına alınmaması durumunda daha geniş bir yayılım gösterebileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle hem bölgesel hem de küresel ölçekte sağlık ekiplerinin koordinasyonunun artırılması gerektiği ifade ediliyor.

Örgüt, sahadaki vaka takibi, temaslı izleme ve izolasyon süreçlerinin kritik önem taşıdığını belirtirken, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesinin salgının seyrini belirleyeceğini vurguluyor.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı