Cihan Yıldırım yazdı...
18 Ekim 2017’de Eskişehir’de, 85 yaşında aramızdan ayrılan Eti Şirketler Grubu’nun kurucusu ve Onursal Başkanı Firuz Kanatlı için söylenenler, yıllar geçse de aynı samimiyetle tekrarlanıyor.
Ünlü ya da sıradan fark etmez; hepsi aynı kelimelerde buluşuyor: verimli bir ömür, beyefendi bir duruş ve şehrine karşı duyulan derin bağlılık.
En büyük rakibinden gelen sözler en çok anılanlar arasında. Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, vefatının ardından “Türkiye’nin sayılı müteşebbis sanayici ve işadamlarından Sayın Firuz Kanatlı beyefendi sektörde her zaman örnek oldu. Ülkemizin değerli bir markası olan ETİ’yi kurdu ve yaşattı. Baba dostum Firuz amca, babam ve amcam hep birlikte bir sektörün nasıl gelişeceğini gösteren mümtaz işadamlarıydı” diye yazmıştı.
Ülker, yıllar sonra da aynı saygıyı sürdürdü; “Firuz Bey’i saygı ve özlemle anıyorum” demeyi ihmal etmedi.
Rekabetin güzelliği, centilmenliğin nasıl yaşanabileceğini gösteren bir miras olarak kaldı.
Kanatlı’nın Sabri Ülker’in vefatında gazetelere verdiği duygusal ilan hala hatırlanır: “Vatan sana minnettardır.”
Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, cenazede “Firuz Bey gerçekten Türkiye’nin aydınlık kafalarından bir tanesiydi. Anadolulu bir sanayiciydi. Topluma dönük bir sanayiciydi” demişti. Kendisine başka yerlerde ucuz araziler teklif edilmesine rağmen “Hayır, burada kalacağım, ben Eskişehirliyim” diyen bir adam olduğunu vurgulamıştı.
Büyükerşen, Kanatlı’nın toplumsal sorumluluk projelerini “sessiz sedasız” yaptığını, kazancından payı büyük bir hayırseverlikle ayırdığını anlatmıştı.
Memleket meselelerini, demokratikleşmeyi önemseyen, “Batılı demokrasi taraftarı” bir profil çizmişti.
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ise daha kişisel bir dille yazmıştı: “Değerli büyüğüm Firuz Kanatlı’yı kaybetmiş olmanın derin üzüntüsü içindeyim. … Hem bir ağabey hem de bir baba dostum olarak kalbimde ayrı bir yere sahiptir.”
Eti’nin sosyal projelere, kültür ve sanata verdiği destekleri, kente kazandırdığı müzeyi hatırlatmış, “bir kente sahip çıkmanın eşsiz örneklerini” verdiğini söylemişti.
Anadolu Üniversitesi Rektörü Naci Gündoğan da kısa ama net bir taziye ile “Eskişehir’in ve ülkemizin değerli iş adamı” diye anmıştı.
Sıradan insanların ve kurumların sözleri de aynı çizgide.
Eskişehir Sanayi Odası, OSB yönetimi, Eskişehirspor yıllardır aynı cümleleri tekrarlıyor: Üretimin ve istihdamın öncüsü, eğitime, kültüre ve spora destek veren, mütevazı, çalışkan, şehrine gönülden bağlı bir isim.
Oğlu Firuzhan Kanatlı, cenazede “Babam gönülden Eskişehir sevdalısıydı” demişti. Çalışanlar onu “Eti Baba” diye anıyor; eşi Gülay Kanatlı “Eti Anne” olarak hatırlanıyordu.
Torunu ve ETİ Gıda Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Emir Turan, şu sözlerle anlattı: Yükseldikçe alçalmalı insan, derdi. Mütevazılığı, egoyla mücadeleyi, değiştirebileceklerim için uğraşmayı, değiştiremeyeceklerimi kabullenmeyi öğretti.
Nenemi ansızın kaybettiğimiz gün arabada elini tutuyordum. “Hayatta güzel şeyler de var, kötü şeyler de var. Hepsini kabul etmek zorundayız,” dedi. Zor günlerimde hala hatırlarım. Her insana saygı duyardı. Ben 13–14 yaşındayken bile kapımı çalıp izin almadan odama girmezdi. Bugün çocuklarıma aynı saygıyı göstermeye çalışıyorum’’
Fabrika çalışanlarının ve Eskişehir halkının gözünde o, hem işveren hem de bir aile büyüğüydü.
Askerde kantin sorumluluğu yaparken aklına gelen bisküvi fikrinden, 1962’de Eskişehir’de kurulan küçük bir fabrikadan, bugün Türkiye’nin ve bölgenin önde gelen markalarından birine uzanan yol, onun verimliliğinin en somut göstergesi.
Makine tasarlamış, ürün geliştirmiş, Anadolu’ya üretimi taşımış, işi çocuklarına devrettikten sonra yönetime karışmamayı tercih etmişti.
Mütevazılığı, ofisinde müdürleriyle aynı odayı paylaşması, hafta sonları da dahil işin peşinden koşmasıyla anılır. Hayırseverliği ise okullar, müze, spor kulübü destekleri ve sessiz bağışlarla devam ediyor; oğlu onun “dileğiydi” diyerek eğitime katkıları sürdürüyor.
Yıllar sonra hala ‘’beyefendi”, “mütevazı”, “hayırsever”, “Eskişehir sevdalısı” deniyor. Ünlü iş insanları, yerel yöneticiler, sanayi odaları, spor kulübü ve sokaktaki insanlar aynı özlemi paylaşıyor.
Firuz Kanatlı, sadece bir marka kurmadı; bir duruş bıraktı. Verimli ömrünün karşılığı, arkasından söylenen bu samimi sözlerde hala yaşıyor. Mekanı cennet olsun…