En büyük tehlike üretimden vazgeçmek
Bir çuval (40 kilo) patates 1400 lira... Kilosu 35 lira… Cevizin kilosu 75, bal kabağı 10 lira… Pancar üreticisi “malum”, et ve süt de öyle… Sanayideki tablo daha da feci…
Üretici “hiçbir şey para etmiyor” diyor. Büyük-küçük, az-çok demeden üretimden çıkışlar başladı.
Bu tablo yeni değil. Ama tehlikeli olan fiyatların yüksekliği değil; fiyatların yüksekliğine rağmen üreticinin “artık değmez” diyerek tarladan, ahırdan, tezgâhtan çekilmesi.
Patatesin çuvalı 1400 liraya gelmişse, bunun bir kısmı maliyet, bir kısmı spekülasyon, bir kısmı da “gelecek yıl ekeyim mi” diye soran çiftçinin tereddüdüdür.
Ceviz 75 liradan alınıyorsa, ağacın altına giden emek, ilaç, budama ve hasat maliyeti karşısında üretici “yetmez” diyorsa, o ağaç bir sonraki yıl budanmaz, sulanmaz.
Bal kabağı 10 liraya inmişse, taşıma ve depolama maliyeti bile karşılamıyorsa, o tarla nadasa bırakılır. Et ve sütte “malum” olan fiyatlar, yem ve enerji maliyetlerinin altında kalıyorsa, sürü küçülür. Sanayide durum daha kötüyse, fabrikalar kapasite düşürür, işçiler çıkar.
Üretimden vazgeçmek, kısa vadede “ben battım” demektir. Uzun vadede ise hepimizin battığı anlamına gelir. Patates ekilmezse, bir sonraki kış çuval 1400 değil, 2000 lira olur. Ceviz ağacı kesilirse, ithalat faturası şişer.
Süt ineği kesime giderse, peynir ve yoğurt rafları boşalır ya da ithal dolarla gelir.
Sanayi “üretmiyorum” derse, hem istihdam kaybı hem de dış ticaret açığı büyür.
Fiyatlar yükselince herkes “pahalı” diye bağırır; üretim durunca ise “neden yok” diye bağırırız. İkisi de aynı yerden çıkar.
Çıkış yolu, üreticiyi “malum” fiyatlarla baş başa bırakmak değildir.
Girdi maliyetlerini (yem, gübre, enerji, mazot) kontrol altına almadan, üreticinin eline geçen fiyatı yükseltmeden, “üretmeye devam et” demek yetmez.
Büyük-küçük demeden, her ölçekte üreticinin “bu yıl da ekersem, satarsam zarar etmem” diyebileceği bir zemin kurulmadan, vazgeçişler hızlanır.
Bir çuval patatesin 1400 liraya geldiği yerde, asıl mesele o patatesi kimin ektiği, kimin satabildiği ve kimin “artık ekmiyorum” dediğidir. En büyük tehlike, fiyatların yüksek olması değildir.
En büyük tehlike, üreticinin “üretimin anlamı kalmadı” deyip tarlayı, ahırı, tezgâhı terk etmesidir. Çünkü bir kez terk edilince, geri dönmek hem zaman alır hem de çok daha pahalıya mal olur.