Osmanlı Devleti vezirlerinden Çoban Mustafa Paşa tarafından 1517 yılında yaptırılan külliye, Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’nde bulunan vakıf kayıtlarına göre Büyük Kervansaray hariç olmak üzere 1517–1525 yılları arasında inşa edildi ve 1525’te tamamlandı. Külliyenin mimarının, Mimar Sinan’dan önce mimarbaşılık yapan ve klasik Osmanlı mimarlığının bilinen ilk mimarbaşı olan Acem Ali (Alaeddin Ali Bey) olduğu tahmin ediliyor.

Cami, şadırvan, zaviye, talimhane, harem, imaret, Mevlevi şeyhlerine ait türbe ve iki kervansaraydan oluşan Kurşunlu Külliyesi, Osmanlı sosyal yaşamının pek çok yönünü aynı alanda yansıtan nadir örneklerden biri olma özelliği taşıyor.

İMARAT VE AŞEVİ DİKKAT ÇEKİYOR

Vakfiyede ambar, yemek salonu ve mutfak olarak geçen imaret bölümü, karşısındaki kubbeli aşhane ile birlikte yemekhane olarak kullanıldı. İmaretin kuzeyinde yer alan aşevi ise anıtsal bacasıyla öne çıkıyor. Halk arasında aktarılan bilgilere göre yapı, 19. yüzyılın sonlarından 1960’lı yıllara kadar saat kulesi olarak da kullanıldı.

KERVANSARAYDAN SANAT MERKEZİNE

Külliye içerisindeki kervansaraylardan biri günümüzde nikâh salonu olarak hizmet verirken, aynı alanda Sıcak Cam Üfleme Atölyesi ve Cam Sanatları Merkezi bulunuyor. Bu bölüm, Uluslararası Odunpazarı Cam Festivali başta olmak üzere birçok kültürel etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

OSMANLI MİMARİSİNİN İZLERİNİ TAŞIYOR

Kubbesinin kurşunla kaplı olması nedeniyle Kurşunlu Camii adını alan yapı, kalem işi süslemeleriyle dikkat çekiyor. Kare planlı, tek kubbeli cami; beş bölümlü son cemaat yeri, sivri kemerleri ve mukarnaslı sütun başlıklarıyla klasik dönem Osmanlı mimarisinin özelliklerini yansıtıyor. Külliye içerisinde kitabesi bulunan tek yapı olma özelliğini taşıyor.

Revaklı ve tek mekânlı sıbyan mektebi, taş ve tuğlanın birlikte kullanıldığı almaşık teknikte inşa edildi. Bizans dönemine ait devşirme malzemelerin de görüldüğü yapı, Nisan 2010’dan bu yana kütüphane olarak hizmet veriyor.

Medrese, hanikâh ve Mevlevi Âsitanesi olarak da bilinen bölüm ise günümüzde dünyada açılan ilk Lületaşı Müzesi olarak kullanılıyor. Osmanlı döneminde öğrencilerin konakladığı odalar atölyelere dönüştürülerek işlev kazandırıldı.

Tabhane olarak adlandırılan ve misafir odaları olarak kullanıldığı düşünülen bölüm, hanikâhla birlikte mimari bir bütünlük oluşturuyor.

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi