Navigasyondan askeri operasyonlara, şehir planlamasından dev altyapı projelerine kadar hayatın her alanında kullandığımız haritalar, modern dünyanın görünmez rehberleri haline geldi. Harita Genel Müdürlüğü ise yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarından üç boyutlu kabartma modellere kadar yürüttüğü kritik çalışmalarla Türkiye'nin coğrafi hafızasını ilmek ilmek işliyor.
DEFANSTAN KAMU YATIRIMLARINA STRATEJİK ROL
Günlük yaşamda cep telefonlarındaki yönlendirme sistemleriyle karşımıza çıkan haritalar, devlet aklının ve kamu hizmetlerinin de vazgeçilmez bir parçası. Harita Genel Müdürlüğü bünyesinde üretilen coğrafi veriler, sadece askeri harekatlara yön vermekle kalmıyor; baraj, yol, köprü ve bina gibi devasa kamu yatırımlarının da temel altlığını oluşturuyor.
GÖKYÜZÜNDE 6 SAATLİK HASSAS MESAİ
Harita üretiminin en kritik aşaması olan hava fotoğrafı çekimleri, Hava Grup Komutanlığı tarafından yürütülüyor. Yüksek çözünürlüklü ve geniş formatlı sayısal kameralarla donatılmış özel uçaklarla bölgede yaklaşık 6 saat süren uçuşlar gerçekleştiriliyor. İki pilot, bir teknisyen ve bir fotoğrafçıdan oluşan mürettebat; uçuş sırasında ekranlar üzerinden her bir kareyi anlık takip ederek fotogrametrik kıymetlendirmeye en uygun görüntüleri elde ediyor.
BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÇAĞDAŞ KABARTMA HARİTALAR
Arazinin fiziksel yapısını üç boyutlu olarak somutlaştıran kabartma haritalar, eğitim ve planlama faaliyetlerinde stratejik önem taşıyor. 1969 yılında alçı kalıplar ve el işçiliğiyle başlayan üretim serüveni, günümüzde bilgisayar destekli CNC makinelerine devredilmiş durumda. Plastik levhalara basılan harita bilgilerinin vakum yöntemiyle arazi modeline işlenmesiyle elde edilen bu haritalar, en fazla 2'ye 1 metre ebadında üretilerek hem TSK'nın hem de sivil kurumların kullanımına sunuluyor.
İLK MODERN HARİTANIN DOĞDUĞU ŞEHİR: ESKİŞEHİR
Harita Genel Müdürlüğü Haritacılık Müzesi, Türk haritacılığının iki asırlık köklü geçmişini gözler önüne seriyor. Müze verilerine göre, Osmanlı döneminde Sultan II. Abdülhamid'in fermanıyla Fransa'ya eğitime gönderilen genç subaylar, 1894 yılında modern teknikleri İstanbul'a taşıdı. Kurulan özel harita komisyonunun Eskişehir bölgesinde yürüttüğü yaklaşık bir yıllık titiz çalışma sonucu, 1896 yılında Eskişehir Haritası tamamlandı. Teknik yeterlilik ve doğruluk açısından Türk haritacılık tarihinin ilk modern haritası kabul edilen bu eser, kurumun kuruluş miladı olan 1895 yılına da temel teşkil etti.

DÜNYADA NADİR BİR MÜZE
Müzede 200 yıllık tarihi ölçüm cihazları ve 1880-1895 yıllarına ait nadide kabartma haritalar sergileniyor. Teknolojinin henüz gelişmediği dönemlerde haritaları el emeğiyle çizen haritacıların resim sanatına duyduğu ilgi ise müzedeki resim galerisine yansıyor. Galeri; haritacı subayların fırçasından çıkan tabloların yanı sıra, 1938-1943 yılları arasındaki "Yurt Gezileri" projesinden günümüze ulaşan 22 değerli esere de ev sahipliği yaparak teknik hafızayı sanatla buluşturuyor.





