Önceleri orta gelirli ailelerin en büyük idealleri arasında bulunan mevsimlik konut sahipliği, yükselen masraflar sebebiyle günümüzde pek çok mülk sahibi adına taşınması güç bir probleme dönüştü. Bilhassa Ege ve Akdeniz kıyılarında konumlanan yazlık gayrimenkuller; ağır yönetim giderleri, bakım kalemleri, seyahat ve genel hayat masraflarından ötürü hızlıca elden çıkarılmaya başlandı.
Satılamayan Meskenler Mevsimlik Kiralanıyor
Kıyı şeritlerindeki satılık emlak ilanlarında gözle görülür bir artış yaşanmasına karşın, yüksek faiz oranları ve bankacılık sektöründeki kredi engelleri sebebiyle satış operasyonları arzu edilen hızda gerçekleştirilemiyor. Uzun mühlet müşteri bulamayan malikler ise çıkışı kısa vadeli kiralamalara yönelmekte buluyor. Evlerini sezonluk yahut günlük olarak kiralayan mülk sahipleri, bu yolla en azından senelik gider bakiyelerini telafi etmeye çabalıyor.

Değişen Tatil Tercihleri ve Harcamalar
Gayrimenkul pazarındaki profesyonellere göre, tüketicilerin dinlenme alışkanlıkları da dönüşüm yaşıyor. Her sene aynı coğrafi alana gitmek istemeyen vatandaşlar, kendilerini tek bir noktaya sabitlemek yerine alternatif rotaları seçiyor. Diğer taraftan son periyotta doğup büyüdükleri yerlere yönelme eğilimi de öne çıkıyor. Bireyler, tatil beldeleri yerine memleketlerinde konut inşa ederek hem aile bağlarını koruyor hem de ekonomik bir dinlenme modeli yaratıyor.
Sitelerdeki Yüksek Aidatlar Zorluyor
Özel sitelerdeki ortak gider ödemeleri de mülk sahiplerini en çok sarsan faktörlerden biridir. Bilhassa Bodrum, Yalıkavak, Çeşme ve Alaçatı benzeri gözde merkezlerde konuşlanan lüks konseptli projelerde yıllık aidatlar 18 bin ila 36 bin lira sınırından başlayıp, güvenlikli ve sosyal donatılı sitelerde 120 bin liraya kadar ulaşabiliyor. Ultra lüks tasarımlarda ise yıllık aidatların 2 milyon liraya vardığı kaydediliyor. Rutubet ve aşınma masrafları da eklenince mülk edinimi ekonomik açıdan sürdürülemez bir hâl alıyor.




