Tüm Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği Eskişehir Şube Başkanı Faik Alkan, Eskisehir.net’e yaptığı açıklamada, Eskişehir’de okul binalarının depreme dayanıklılığı, güçlendirme çalışmaları ve eğitim yatırımlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Alkan, güçlendirme ve yeniden yapım süreçlerinde gecikmeler yaşandığını belirterek mevcut uygulamaların geçici çözümlerden ileri gitmediğini belirtti.

Faik Alkan açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Boşaltılan okullar tekrar yapılıyor açılıyor ama bunlar palyatif çözümler. Bizim deprem diye bir gerçekliğimiz var. En son yaşadığımız büyük deprem bunu gösterdi. Okullarımız ne kadar dayanıklı? Bu bir sorunsal. Merkez okullarımız başta olmak üzere... Bu Pamukkale Üniversitesi'yle yapılan protokol kapsamı içerisinde sürekli testlere tabi tutuluyor okullarımız ama bizim itiraz noktamız şu. Bakın öğretmenevi de keza, şu anda öğretmenevine güçlendirme kararı çıktı ve orada yıllarını eğitim sektörüne adayan, eğitim için birçok bedeller ödeyen, nesiller yetiştiren öğretmenler şu anda bahçesinden bile mahrum hale geldi. Bugünün mü beklemeliydi bu? Asıl sorun bu. Yani öğretmenevinin hikayesi çok uzun bir hikayeydi. Yıkım kararı en son güçlendirme kararı ama en azından bahçesi açılabilirdi.
“ESKİŞEHİR’DE DEPREME DAYANIKLILIK KONUSUNDA SIKINTI YAŞIYORUZ"
Diğer meselelerde de benzer durum. Bakın, yani yumurta kapıya geldiğinde biz her şeyi tartışıyoruz, sonuçlar üzerinden hareket ediyoruz. Deprem bir gerçeklik. Okullarımız var, kamu binalarımız var. İnşaat Mühendisleri Odamız sürekli açıklama yapıyor Eskişehir'de. Kamu binalarımız başta olmak üzere birçoğunda depreme dayanıklılık konusunda bir sıkıntı yaşıyoruz. Okullarımızda da keza böyle. Fark yine kısa vadeli çözümlerle, okul içerisinde okul uygulamasıyla, bir binaya iki tabela takarak bu meseleyi çözüyoruz ikili eğitimle. Evet tamam, buradan gidilebilir ama bir okulun yıkılması, tekrar inşa süreci ve eğitim süreçlerinin içerisine girmesi en az bir 5 yıl, yani 4-5 yıl eğitim döneminde çok çok önemlidir. Bunu düşündüğümüz zaman yani Türkiye, Eskişehir'in merkez okulları zaten çok kalabalık. Evet, çevre okullarımız da yoğun ama isim zikretmek istemiyorum, bütün merkez okullarımız ikili eğitim ve öğrenci mevcutları çok fazla. 38, 40... Yani bu bilimsel bir eğitim falan değil. Bütün ülke kaynaklarımızı eğitim için kullanmak zorundayız.
“EĞİTİME BÜYÜK DARBEDİR”
Eskişehir'de her sene 10-15 okul diyorlar ama o 10-15 okul değil, inanın bakın bunlar 10-15 okul değil. Eskişehir'de ve Türkiye'de eğitimden işte, eğitimin konsolide bütçeden aldığı pay... Bakın %90'ını biz personel maaşlarına ödüyoruz bunun. Kalan %10'larla biz yatırım çevirmeye çalışıyoruz. Hayırsever bekliyoruz. Bir hayırsever bulunsun, bir okul yapsın diyoruz. İşte neredeyse bir Eskişehir'le özdeşleşen bir firmamız bütün merkez okullara kendi ismini vermeye çalıştı. İşte Gazi Mesleki Teknik Anadolu Lisemiz... Gazi ismi Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuyla özdeşleşmiştir. Türkiye'de her yerde Gazi okulu açılmaz. Bakın bu bile şu anda isim değiştiriyor. Bu bile Eskişehir'in dokusu açısından, tarihi için ve kentin belleği açısından büyük bir kayıptır. Bunu ili yöneten Milli Eğitim bürokratlarının düşünmesi lazım. Bakın Yunus Emre keza, ismi değişti. On binlerce sanayide oradan mezun olan işçi ve emekçi var şu anda. O bile değişti. Bu kent belleğinin gitmesidir, eğitime büyük darbedir” Formun Altı





