Türkiye'nin gündeminde yer alan maaş artışları ve sosyal güvenlik sisteminin geleceği tartışılmaya devam ediyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun'un açıklamaları, milyonlarca çalışanı ve emekliyi endişelendirecek nitelikte. Erdursun, emekli ve asgari ücretliye kötü haberi verdi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen en düşük emekli aylığı düzenlemesi, sistemdeki dengeleri yeniden sarsacak gibi görünüyor. 16.881 TL olan en düşük emekli aylığının 20 bin TL'ye yükseltilmesi öngörülürken yüksek prim ödeyenlerin durumu göz ardı ediliyor. Erdursun, emekli maaşları arasındaki farkın giderek daraldığını ve söz konusu daralmanın sosyal güvenlik sisteminde yeni sorunlara yol açabileceğini söyledi. Maaşların birbirine yaklaşması, prim sisteminin mantığını zorluyor.
Enflasyon Farkı ve Alım Gücü
Uzman isim, yapılan artışların gerçek hayattaki karşılığını rakamlarla analiz etti. Milyonlarca emeklinin aylığına yalnızca yüzde 12,19 oranında artış yapıldığına dikkat çeken Erdursun, mevcut durumun yetersizliğini vurguladı. Söz konusu artış oranının resmi enflasyon farkını yansıttığını, hayat pahalılığını telafi etmediğini belirtti. En düşük emekli aylığına yüzde 12,9 yerine yüzde 18,48 oranında artış yapılmasının alım gücünü artırmadığı ifade edildi. Sadece taban aylıkların yükseltilmesi, diğer emekliler için haksızlık oluşturuyor. En düşük aylık dışındaki emekliler için düzenleme yapılmamasının yeni bir bozulma yarattığı aktarıldı.
Maaşlar Arasındaki Tarihi Daralma
Yıllara göre değişen veriler, sistemdeki erimeyi net bir şekilde ortaya koyuyor. Paylaşılan verilere göre: Ocak 2019’da hazine katkısıyla en düşük emekli maaşı 1.000 TL, ortalama emekli aylığı 2.090 TL oldu. Aradaki fark yüzde 109 seviyesindeyken makas zamanla kapandı. Temmuz 2025’te en düşük aylık 16.881 TL, ortalama maaş 20.992 TL seviyesine çıktı. Fark yüzde 24’e azaldı. Ocak 2026 projeksiyonu ise daha vahim bir tablo çiziyor. En düşük aylığın 20.000 TL, ortalama maaşın ise yaklaşık 23.551 TL seviyesine çıkması öngörüldü. Bahsi geçen durumda fark yüzde 18’e indi. Ortalama maaşların tabana doğru çekilmesi, refah kaybını belgeliyor.

Asgari Ücrette Ara Zam Beklentisi
Çalışan kesimin merakla beklediği ara zam konusunda da olumsuz sinyaller verildi. Erdursun, asgari ücrete yapılan yüzde 27 zamla ilgili önemli bir tespitte bulundu. “2026 yılı için açıklanan hedef enflasyon doğrultusunda, Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılması büyük ihtimalle gündeme gelmeyecek” değerlendirmesi yaptı. Ocak ayında yapılan zammın, tüm yılın yükünü taşıyacağını söyleyen Erdursun, enflasyon riskine dikkat çekti. Enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleşmesi durumunda reel kayıpların kaçınılmaz olacağını vurguladı. Orta gelir grubunun da alım gücü kaybı yaşayacağı belirtildi.
Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği
Sistemin sürdürülebilirliği konusunda ciddi endişeler dile getiriliyor. Yüksek prim ödeyen kişilerin enflasyon karşısında korunamadığı bir sistemde daha fazla prim ödemenin anlamsızlaştığı belirtiliyor. Erdursun ilgili durumun 2026 yılı sonrasında SGK sisteminde sorunlara neden olacağını duyurdu. Prim ödeme motivasyonunun düşmesi, kayıt dışılığı artırabilir. Ücretler artıyor olabilir; ancak alım gücü korunmuyorsa, o artışların toplumsal karşılığı yoktur. Gerçek refahın, nominal zamlarla değil, reel gelirlerin korunmasıyla sağlanacağı ifade edildi.



