Piyasalarda döviz kurunun seyri yakından takip edilirken uluslararası finans kuruluşlarının raporları da yatırımcıların gündeminde yer alıyor. Dolar kuru 44 liraya doğru ilerlerken ING Global'den dikkat çeken bir tahmin geldi. Açıklanan rakamlar, kurda önemli bir yükseliş potansiyeline işaret ediyor. Tahminde 7 liralık değişim işaret edildi. Kurumun analizleri, makroekonomik dengeler ve para politikaları ışığında şekillendi. ING Global, 2026 yıl sonu için enflasyon beklentisini yüzde 22 olarak belirledi. Enflasyonla mücadelede gelinen nokta, faiz kararlarını doğrudan etkileyecek. Söz konusu süreçte para politikasındaki gevşeme adımlarının süreceğini öngören kurum, gösterge faiz tahminini ise yüzde 27 seviyesine çekti. Ancak raporda, risk faktörlerinin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı. Özellikle asgari ücret artışları ve küresel enerji fiyatları kaynaklı risklerin "belirgin şekilde yukarı yönlü" olduğunun altı çizildi.
Döviz Kurlarında Kademe Kademe Artış
Yatırımcıların en çok merak ettiği konu olan kur tahminleri detaylandırıldı. Kurum, döviz kurları için kısa ve orta vadeli projeksiyonlarını da güncelledi. Türk lirasının nominal olarak değer kaybetse de enflasyonun altında bir artışla "reel değerlenme" sürecini sürdüreceği tahmin ediliyor. Tahminlere göre 1 Aylık periyotta kurun 43,70 TL seviyesinde olması bekleniyor. Vadeler uzadıkça rakamlar da yükseliyor. 3 Aylık beklenti 45,10 TL olarak belirlenmiş durumda. Yılın ortasına gelindiğinde ise kurun 47,20 TL seviyesini test etmesi öngörülüyor. En çarpıcı tahmin ise yıl sonu için yapıldı. 12 Aylık (Yıl Sonu) beklentisi 51,00 TL olarak rapora yansıdı.
Dezenflasyon Süreci ve Kurun Rolü
Raporda, döviz kurlarındaki hareketliliğin enflasyonla mücadeledeki yeri analiz edildi. Rapora göre, döviz kurunun ilgili yıl da dezenflasyon sürecinin en önemli destekçisi olması bekleniyor. Kurdaki istikrar, fiyat artışlarını frenleyen bir mekanizma olarak görülüyor. ING analistleri, yönetilen ve yönlendirilen fiyatlardaki artışların TCMB'nin enflasyon hedefleriyle uyumlu olacağını düşünüyor. Bahsi geçen durumun da beklentileri çıpalamaya yardımcı olacağını öngörüyor. TL'nin istikrarlı seyri, ithalat maliyetleri üzerinden enflasyonist baskıyı sınırlayacak. İthal girdi maliyetlerinin kontrol altında tutulması, üretici fiyatlarını dengeliyor.

Bankacılık Sektörü ve Faiz Marjları
Faiz indirimlerinin finansal kuruluşlar üzerindeki etkisi de değerlendirildi. ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz’ün değerlendirmelerine de yer verilen analizde, sektörün geleceği masaya yatırıldı. 2026 yılında faizlerin düşmesiyle birlikte bankacılık sektöründe net faiz marjlarının iyileşeceği vurgulandı. Faiz indirimlerinin bankaların fonlama maliyetlerini düşürerek sektör performansını 2025'e kıyasla daha güçlü bir noktaya taşıması bekleniyor. Karlılık oranlarının artması, bankaların kredi verme iştahını da destekleyebilir. Sektör, faizlerdeki gevşeme döngüsünü fırsata çevirmeyi hedefliyor.
Ekonomik Riskler ve Enerji Fiyatları
Raporun satır aralarında küresel risklere de değinildi. Enerji fiyatlarındaki oynaklık, enflasyon tahminlerini saptırabilecek en büyük tehdit olarak görülüyor. Asgari ücret artışlarının talep yönlü enflasyonu tetikleme ihtimali üzerinde duruluyor. Merkez Bankası'nın atacağı adımların zamanlaması kritik önem taşıyor. Para politikasındaki gevşeme sürecinin dikkatli yönetilmesi gerektiği belirtiliyor. Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı direnci test ediliyor.
Not: Burada yer alan değerlendirmeler yatırım kapsamında değildir. Haberimizde kesinlikle yatırım tavsiyesi verilmemiştir.


