"Vatandaş Osmangazi’ye gitmek istemiyorsa siyasetçiler şapkasını önüne koyup sorunun nasıl çözüleceğine yönelmesi lazım"
"Vatandaş Osmangazi’ye gitmek istemiyorsa siyasetçiler şapkasını önüne koyup sorunun nasıl çözüleceğine yönelmesi lazım"
İçeriği Görüntüle

Eskişehir Genç Rençberler Derneği Başkanı Burak Kuşan, “Hani diyorlar ya ‘Toprağa bastığınızda stresinizi alır’ diye. Bizler çiftçi olarak toprağa bastığımızda stres sahibi oluyoruz” dedi.

Eskişehir Genç Rençberler Derneği Başkanı Burak Kuşan, tarım sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çekerek pancar ve mısır üreticisinin fiyat belirsizliği, artan girdi maliyetleri ve borç yükü altında üretim yapmaya çalıştığını söyledi.

“Fiyatını bilmeden ürün teslim ediyoruz”

Eskişehir Genç Rençberler Derneği Başkanı Burak Kuşan, “Üreticimizin yaşadığı çok büyük sıkıntılar var ve bu sıkıntıları maalesef ki dile getiren kurumlarımız yok. Biz de en azından bu sıkıntılarımızı dile getirmek, bir çatı altında toplanarak sesimizi tek ses olarak değil de toplu bir ses olarak yukarı mecralara taşımak için Eskişehir Genç Rençberler Derneği’ni kurduk.

Pancarda geçen hafta pancar alım töreniyle 94. pancar sezonu açıldı. Fabrikalara pancarlarımızı teslim ediyoruz fakat fiyatını bilmeden teslim ediyoruz. Şu andaki üretim maliyetlerimizi ortaya koyduğumuzda yaklaşık 4.000 TL gibi bir rakam çıkıyor. Bizim şu anda devletten beklediğimiz fiyat 4.500 TL ve bu bile belki de bizi kurtarmayacak.

Çünkü açıklanacak fiyatın ödemelerini biz Şubat ayında, Mart ayında alacağız. Şu anki mazot fiyatları 95-100 TL seviyelerinde gidiyor, yılbaşında mazotun beklenilen fiyatı 125 TL olacağı söyleniliyor. Şu andaki açıklanacak fiyat bile bizim elimize geçtiğinde çok büyük bir kayıp olacak.

O yüzden gerçekten biz çiftçilerimizin artık önünü görmesini istiyoruz, önünü görebileceği bir tarımı yapmasını istiyoruz. Bu konuda da fiyatların artık sezon öncesinde en azından avans fiyat olarak açıklanıp daha sonrasında enflasyon olursa veya girdi maliyetleri çok yüksek bir seviyede artarsa tekrardan güncellenerek tarafımıza bildirilmesini istiyoruz ki önümüzü görelim.

Şu anda çiftçi pancarını teslim ediyor fakat ne alacağını bilmiyor. Birçok borcu var, bankalara, tarım bayilerine, şahıs bayilerine ve kendi borçları da var. Şu anda çiftçi ne kadar para geleceğini bilmiyor, o parayı hangi borca aktaracağını bilmiyor. Bir bilinmezin içerisinde çiftçi sürükleniyor” diye konuştu.

“Mısırda beklenti 19,5 TL”

Kuşan, “Şu anda mısır Eskişehir'de tek tük biçimler başladı. Doğu bölgelerinde hemen hemen biçim bitti. Onlar şu anda ortalama 15-16 lira seviyelerinde bir fiyatla ürünlerini teslim ettiler tüccara.

TMO bu sene fiyat açıklamadı. TMO'nun açıklamaması kötü bir şey mi diye sorarsanız, bizim için şu anda iyi bir şey açıklamaması. Fiyatlar üretici lehine gerçekleşiyor. TMO fiyatı açıkladığı zaman üreticinin serbest piyasada oluşan fiyatı otomatik olarak aşağı çekiliyor.

Peki sadece bunu TMO olarak açıkladığında mı fiyat düşüyor? Hayır. Biz her sene şahit olduğumuz bir olay var: İthalat politikası. Şu anda mısırdaki ithalat oranı %130, eğer ki bunu %0'a çektikleri an fiyatlar yine otomatik olarak geriye çekilecek.

Biz mısırda fiyat beklentimiz şu anda 19,5 seviyelerinde. O kurtaracak fiyat bu. Çünkü çiftçi bu fiyatı aldığında sadece bu seneyi kurtarmıyor, gelecek senenin de planlamasını yapması gerekiyor.

Gelecek sezonun planlamasını yaparken de bizim şu anda en büyük girdilerimiz mazot, elektrik, enerji ihtiyaçlarımız, tohum, gübre, ilaç ve yanında işçiliğimiz var. Birçok giderle uğraşıyoruz, birçok giderlere maruz kalıyoruz ve bu bizim giderlerimiz günden güne artıyor.

Küresel olaylardan artıyor, sezon çiftçinin sezona girdiğinde zaten mazot fiyatları artıyor biz bunlara alıştık. Günden güne arttığı için biz fiyatımızı gerçekten öngörülebilir, önümüzü görebileceğimiz bir fiyat açıklanmasını istiyoruz.

Şu anda fiyat açıklanmaması tercihimiz, eğer ki açıklanırsa da bahsetmiş olduğum gibi 19 TL'nin üstü bir fiyat politikası bizi ancak kurtaracaktır.

Umut her zaman var ama çiftçi şu anda umudunu kaybetmiş, tükenmiş, ne yapacağını bilmiyor şu anda günü kurtarıyor. Bir sene sonra ne olacağını hiç kimse bilemiyor.

2021 yılında çiftçi para kazandı, 2022'ye biz kötü diyorduk 2023'ü görene kadar, 2024 bu 2026'ya kadar geldi. Şu anda kötü diyoruz ama gelecek seneyi bilmiyoruz” dedi.

“Mısır ekimi yüzde 30-40 azaldı”

Kuşan, “Ürün bekletme bizim babalarımızın zamanında kalmış. Biçimi yapardık ambara atardık, ben hatırlıyorum çocuktum. O bizim bir kışımızı geçirirdi hemen de satmazdık.

Şu anda çiftçi deposuna mahsul koyacak seviyede değil. Herkesin borcu var. Herkes şu anda harmanı bekliyor. Mısır parasını bekliyor, pancar parasını bekliyor. Çiftçilerimizin %90'ının şu anda deposunda mahsulü yoktur.

Mısır ekimi azaldı. Neden azaldı? Eskişehir'in de içerisinde bulunduğu 6 tane ilçemiz var bizim Eskişehir'de su kısıtı ilan edilen bölge. Türkiye genelinde 52 tane ilçemiz var.

Bu su kısıtı ilan edilen bölgelerde mısır üretimini biraz azaltmak istiyorlar. Her sene üst üste mısır ekemezsiniz diyorlar.

Bu konuda su kısıtı olan ilçelerde de şöyle bir sıkıntımız daha var; büyükbaş hayvan işletmesi dahi açamıyorsunuz. Ben tarım bana para kazandırmıyor, ben hayvancılığa dönmek istiyorum, büyükbaş işletme yapmak istiyorum diyorsanız onu da yapamıyorsunuz. Çünkü su kısıtı var.

Böyle de değişik bir kanun var. O yüzden mısır ekimi azaldı. Yaklaşık Eskişehir genelinde %30-%40 oranında azaldı, hububata kaydı.

Çiftçi hem yeraltı sularının bitmesinden kaynaklı hem mahsulün para etmemesinden kaynaklı ve gerçekten çiftçinin de şu anda üretim yapma gücü kalmadığı için, hevesi kalmadığı için daha az uğraş gerektiren arpa, buğday gibi ürünlere yöneliyorlar.

Pancar, mısır, soğan, patates gibi tarlada uzun işçilik isteyen, uzun emek isteyen ve tabii ki girdi maliyetleri de buna oranla artan ürünlerden kaçıyorlar” ifadelerini kullandı.

“Çiftçiler traktörünü, tarlasını satıyor”

Mesleği bırakanlar çoğunlukta. Bizim bir grubumuz var. Eskişehir Genç Çiftçiler Tarım Alet Alım Satım Grubu var. Alım göremiyoruz, sürekli bir satım var.

Çiftçiliği bırakan abilerimiz var, kardeşlerimiz var, dostlarımız var. Telefonumuza sürekli bir traktör ilanı, sürekli bir alet ekipman ilanı geliyor. Biz zaten ilanlardan anlıyoruz ki insanlar çiftçiliği bırakıyorlar.

Bize de keza öyle telefonla ulaşarak, yanımıza gelerek durumunu bildirenler var. Tarlamı satıyorum alır mısınız, traktörümü satıyorum alır mısınız...

Geçen senelerde bu böyle değildi ama bu sene aşırı bir ikinci el traktör, ekipman ve tarla satışı var. Buradan da anlaşıldığı gibi tarımdan insanlar uzaklaşmaya başlıyor.

Özellikle genç nüfus uzaklaşmaya başlıyor. Zaten bizim tarımın ortalama yaşı 58. Bizim amcalarımız, babalarımız, dedelerimiz yapıyor bunu.

4 yıldır çark aynı yerinde dönüyor. İnsan para kazanmadığı ve önünü görmediği bir işi neden yapar ki? Teşvik programları gerekiyor, desteklerin artması gerekiyor.

Özellikle genç çiftçileri küstürmememiz gerekiyor. Evet, yaşlı kesim topraktan başka yapacağı hiçbir şey yok ama gençlerin öyle değil. Bir fabrikaya girebilirler, başka bir işte çalışabilirler.

Hani diyorlar ya ‘Toprağa bastığınızda stresinizi alır’ diye. Bizler çiftçi olarak toprağa bastığımızda stres sahibi oluyoruz.

Çiftçiliği para kazanabildiği, bu parayla da gerçekten evini geçinebildiği bir meslek haline getirmek istiyoruz. Hiçbir şekilde şu anda meslek itibarı yok çiftçimizin.

‘Köylü milletin efendisidir’ diyor Ulu Önderimiz. Biz tekrardan bu şiarın tüm ülkede yayılmasını istiyoruz. Çünkü ekmek olmazsa bir şey yiyemeyiz, ekmeği üreten biziz.

Domatesi, biberi, salatayı, soframıza gelen her şeyin sebebi çiftçidir ve bu çiftçi bir gün küserse biz o sofrayı çok ararız.”

Kaynak: Seren Çatalçam