YENİ Parti Odunpazarı İlçe Başkan Adayı Avukat Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı, adaylık sürecine, siyasi geçmişine ve YENİ Parti’ye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

YENİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Adayı Avukat Emine Cevahir Çalıkuşu Yazıcı, “1981 yılında Eskişehir'de doğdum. Bütün eğitim hayatımı Eskişehir'de geçirdim. İlkokul, ortaokul, lise ve hatta üniversite Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 2002 yılında mezun oldum. Aslında 95'te 14 yaşındayken de siyasi geçmiş dersek 95 seçimleri için elimde broşür kapı kapı o dönemde Cumhuriyet Halk Partisi'nin yayınlarını dağıttım, anlatmaya çalıştım dilim döndüğünce. Siyasetin içerisinde olmak çok keyifli ve heyecan vericiydi. Sonrasında devam etti gençlik örgütlenmesinde çalışmalar yürüttüm. Hatta çok yoğun bir şekilde 99 seçimlerinde görev aldım. 2002'ye kadar da gençlik örgütlenmesindeki çalışmalarım devam etti. Sandık müşahitliğiyle bir yandan seçim güvenliği konusuna o zaman böyle çok büyük kaygılarımız yoktu seçim güvenliğine ilişkin ama 99 seçimlerinde, 2002 seçimlerinde ve devam seçimlerde gözlemci oldum. Hukukçu olarak görev aldım oyların takibinde ama hayatımda hep siyaset yer aldı” diye konuştu.

“Birinin adamı gibi görünmek istemedim”

Çalıkuşu, “Hayat pratiğimde de böyle birinin tarafı olmak sanki kendi aklınız yokmuş gibi sadece birinin yönlendirmesiyle ilerlemeye çalışmak gibi zaten maalesef ki cinsiyet temelinde de bakıldığı zaman bir dezavantajla başlıyoruz biz bu duruma ama geçmiş dönemdeki siyasetin oluşumu da yani tüm diğer partiler için de geçerli. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik bir eleştiri olarak söylemiyorum ama en çok da onu eleştiriyorum. Yani adını sosyal demokrat bir parti olarak koyan, sosyal demokraside buluşacağını düşünen, Atatürk'ün partisiyim ben diyen bir partinin Atatürk'ün ilkelerinden, inkılaplarından, Atatürk'ün kadınları siyasi yaşama sokma mücadelesinden bu kadar nasibini alamamış olmasını da gerçekten esefle kınıyorum. Yani eğer ben o oluşumun içerisinde kendi varlığımı doğrudan ortaya koyabileceğim bir platform bulamadım. İşin aslı hep birileri vardı. Hep işte şu kişinin ekibi, bu kişinin ekibi gibi durumlar vardı. Benim siyasi hayatımı sürdürebileceğim yegane parti o dönemde Cumhuriyet Halk Partisiydi. Ama orada da benim çok sevdiğim büyüklerim olmasına rağmen her iki tarafta, her üç tarafta, her dört tarafta da çok sevdiğim insanların vardığına rağmen şeyi sevmedim. Yani birinin adamı gibi görünmeyi, birinin ekibinden olarak görünmeyi. Ya bir ekipten söz etmemiz gerekiyorsa bu partililerin tamamıdır benim siyasi düşüncemde. Ve birinin adamıysak biz en çok Atatürk'ün adamıyızdır ve biz cumhuriyetinin, demokrasinin bir arada yaşama kültürünün hoşgörünün adamıyızdır. Yani benim temel değerim bu. Ama maalesef geçmiş dönemde bunu çok da göremediğim için dönem dönem bana çeşitli seçimlerde işte belediye meclis üyeliği, il, ilçe yönetimleri gibi makamlar da teklif edildi. Yani bu tarz teveccühler de oldu ama hep kimseyi de kırmadan, incitmeden farklı sorumluluklarımı gerekçe göstererek biraz dışında kalmayı yeğledim. Ama şu an bugün yeni parti, yepyeni bir parti, yepyeni sözler söylüyor. Yepyeni bir pratikle karşımızda. Ve ben de dedim ki evet ben doğrudan ben olarak Emine Cevahir Çalıkuşu yazıcı olarak ve halkın adayı olmaya talip olarak yola çıkabilirim dedim. O yüzden tekrar aktif bir şekilde siyasetle yollarımız kesişti. Yani onun öncesinde de aktif çalışmalarım var ama biliyorsunuz mutfak çalışmaları çok göz önünde olmuyor. Yani siz seçim sandıklarının başındayken oy pusulalarını beklerken aman o pusulalara bir şey olmasın ben koşturayım adliyeye giderim derken poz vermiyorsunuz. Öyle bir lüksünüz de olmuyor. Öyle bir kaygınız veya düşünceniz de olmuyor. Ama alanda kutlamalar yapılırken o pozda görünmediğiniz zaman da neredeydi de denebiliyor. Mutfaktaydım yani. Mutfağı seviyorum. Hatta daha doğrusu bir siyasi hareket içerisinde her alanda yer almayı seviyorum. Mutfak görevimi yerine getirdim. Artık sanırım ön plana çıkmak, benim gibi düşünen insanların sesi ve umudu olmak zorundayım” dedi.

“YENİ Parti’de doğrudan ben olarak var olabileceğimi düşündüm”

Çalıkuşu, “Odunpazarı benim doğup, büyüdüğüm, 45 yıllık hayatımın tamamını geçirdiğim, halihazırda da, kayıtlı olduğum bölgem. Dolayısıyla, burada ilçe yöneticilerinin görevi, bölgenin sorunlarını bilmek, saptamak, bölgeden uzaklaşmadan, oradaki yaşayan halktan uzaklaşmadan politikalar üretmek, bölgeyi daha iyiye götürebilmek için, iyileştirebilmek için yerel yönetimlerimize de bu noktada, yardımcı olmak. Hatta yerelden de çıkıp o bölge için, o bölgeyi bir marka haline getirmek için ulusal politikalar, ulusal çalışmalar da yapmaktır. En iyi yerden başlamamın uygun olduğunu değerlendiriyorum. Şöyle eleştirileri aldım: ya işte niye bu kadar tepeden giriyorsun ki siyasete gibi. Oysa ki halkın seçimini yapabildiği en aşağıdaki makamdan ben başlıyorum şu an. Yani üyelerin seçimini yapabileceği en alttaki makam ilçe başkanlığı. Yani dolayısıyla bu tepeden bir iniş değil bilakis en iyi bildiğim noktada, sorunu en iyi tespit edebildiğim noktada ama en tevazu şekliyle de bir ilçe başkanlığı yani ben öyle tepeden inip de ilçe başkanı olacağım demedim. Daha altta eğer bir imkan tanınsaydı ben üyelerin teveccühüne güvenerek oradan da başlayabilirdim. ‘Ben şu makamda başlarım, bu makamda çalışırım, burada olmam’ böyle bir şeye de girmem. Ben hep bu olayı bir harmoni olarak değerlendiriyorum. Bir orkestra olarak değerlendiriyorum. Yani senfonide dinlediğiniz işte bir zilin belki bir anlamı yoktur ama senfoni orkestrası içerisinde o zile vurmanın çok kıymetli bir yeri vardır. Ben de siyasi çalışmaları bu şekilde değerlendiriyorum. Yani bu dönemde halkın teveccühüne, üyenin teveccühüne sunulan makam ve en baz düzeyde sunulan makam ilçe başkanlığı olduğu için ben de hem en iyi bildiğim yerden hem de en belki de diğer kademelere göre en baz yerden başlamayı uygun gördüm” ifadelerini kullandı.

“YENİ Parti, CHP’nin devamı değil”

Çalıkuşu, “Biz yeni partiyiz, yepyeni bir partiyiz ama hala bazıları bu partiyi sanki Cumhuriyet Halk Partisi'nin devamıymış gibi değerlendiriyor. Sanki CHP'deki politikaların tamamının burada sürdürülmesi gerektiği yönünde veya oradaki inanışların burada devam etmesi gerektiği yönünde bence yanlış kanaatleri var o pratiği de maalesef ki yeni partinin programını, tüzüğünü ilkesel beyannamelerini değerlendirmeden burada yer alabileceklerini, yürütebileceklerini düşünüyorlar. Ben bu partiye teveccüh etmeden önce yani şunu peşin söyleyeyim. Butlancı bir partide kalmam beklenemezdi. Benim asla onayladığım bir şey değildi. Ve Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel, ‘Artık biz yeni bir yol açmalıyız, yeni bir yol bulacağız. Yeni bir yol açacağız ve yeni bir parti kuracağız’ sözünün söylediği 21 Temmuz gününde ben Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimi sonlandırdım. Ama bu partiye geçerken de birden hemen parti kuruldu ve ben üye olmadım. Ben oturdum partinin tüzüğünü, programını okudum ve söylemlere baktım. Evet dedim işte benim kendimi siyasi alanda da var etmek istediğim ve katkı sunmak istediğim parti ancak böyle bir parti olabilir dedim. Bu yönüyle yeni partinin de her ne kadar başka partilerin ardılı olduğu düşünse düşünülse de ben böyle olduğunu değerlendirmiyorum. Pek çok kişi de benim gibi değerlendirdi. Mesela şu an üye yapısına baktığımız zaman mevcut üyenin üçte birinin daha önce başka siyasi hareketler içerisinde veya başka siyasi partilerde yer alan ya da hiç yer almayan, hiç üyelik kaydı olmayan yeni insanlardan oluştuğunu görüyorum. Bence artık yeni parti iktidara yürürken bu bir iktidar partisidir. Bir ana muhalefet partisi olarak kalmayacaktır. Temel hedefi, en büyük motivasyonu iktidar olmaktır. İktidara yürürken de demokratik bir çerçeve içerisinde kendisiyle birlikte mücadele yürütebilecek herkesi bu da bu partiye davet etti ve bunun da çok önemli olduğunu değerlendiriyorum. Yani şeyi biraz yanlış okuyoruz bence sanki eski partiden gelenlerle eski partiden kalma alışkanlıkların devam edeceği değerlendiriliyor. Oysa ki bence en son bu hafta sonu gerçekleştireceğimiz ilk üye bazlı seçimde bu işin turnusol kağıdı olacak” dedi.

“Herkesle yol yürüyerek partimizi iktidara taşıyacağız”

Çalıkuşu, “Ya sen daha çok gençsin. Ne işin vardı diyen oldu. 45 yaşındayım. Biraz daha öğrenseydin diyen oldu. Ben bu işin okulunu okudum. Ben hukuk fakültesi bitirdim. Yani ben, bu okulu bitirirken de hukuk her zaman siyaset de içe yani burada böyle bir şeyi kabul etmiyorum ve bu işin mutfağında çalıştım eskiden gelen alışkanlıklar mesela bu tarz eleştiriler oldu. Bir şekilde hep bir şeyler yapmak istediğimde de iyi niyetli değerlendirmek istiyorum. Polemikleri sevmiyorum. Sanırım unutuldum. Yani ben mevcut başkanla üç kere farklı zamanlarda ve farklı ortamlarda birileri aracılığıyla tanıştırıldım. Merhabadan öteye de giden bir diyaloğumuz olmadı. Çünkü partiyi ileriye götürmek gayesi olan kişilerin kendisine gelecek kişilerden yararlanması gerektiğini de düşün. Yani hadi hep beraber biz olursak iri oluruz, diri oluruz. Birlikte bir politika üretiriz. Şimdi de biliyorsunuz bu tarz eleştiriler gelebiliyor. Kendileri değerlendirebilirler ama mesela ben bu eleştirilere de şeyden cevap veriyorum. Önümde Yeni Parti'nin kendi açıkladığı Yeni Parti logu genel merkezin hazırladığı evraklar var ve genel merkez diyor ki yani biz artık bulunduğumuz yeri büyüteceğiz diyor ve geçmişte farklı partilere oy vermiş ancak bugün otoriter yönetime itiraz eden yurttaşları dışlamak yerine demokratik dönüşüm hareketinde bulunacağız. Diyor ki ben bu cenahtan dahi değilim. Yani ben yıllarca geçmişte kendileriyle de birlikte yol yürümüş veya bir şekilde hizmet etmiş biriyim. Kaldı ki beni en çok yüreklendiren, en çok heveslendiren şeylerden biri de budur. Evet, biz artık bütün olmak zorundayız. Yani bizim derdimiz bulunduğumuz yeri büyütmek. Burada eğer siz benim önüme geçiyorsanız herhangi bir vasfınızda genç olmanızla, kadın olmanızla ya da başka bir şekilde benim buradaki tek görevim hep karınca modelini veriyorum. Omzuma bineceksiniz. Sizi yukarıya taşıyacağım. Çünkü ben burada ülkem için bir şey yapmak istiyorum. Artık bu ülkenin buna ihtiyacı var. Ben burada halkım için, memleketim için bir şey yapmak istiyorum. Komşum için bir şey yapmak istiyorum. Eğer bunu da en iyi sizin yapabileceğinizi değerlendiriyorsam hanımefendi neredeymiş şimdiye kadar? Biz şuradaydık demek yerine hanımefendi hoş geldin. Hadi birlikte iktidara yürüyoruz demeyi tercih edeceğim. Temel değerlendirmem de bu olacak ya da şunu da hoş görmüyorum, geçmişte verilen emek gelecekte ben buradan çekilene kadar burada oturmamın gerekçesidir diye bir şey de hoş görmüyorum. Kaldı ki hepimiz sokak ağzıyla sıfır kilometreyiz. Yani bu yeni bir parti ve her birimiz bu yeni partide sıfırdan adayız. Mesela dün benimle e veya daha öncesinde iletişime geçenler var. Çok farklı siyasi partilerde yer almışlar. Oradaki hiziplerden de sıkılmışlar ve yeni partinin bu söylemlerinin kendilerine umut verdiğini değerlendirmişler ve dediler ki hani çok sağ olun şu an sizi izliyoruz ama bize umut verdiniz, yürek verdiniz. Biz üye olmuştuk ama pratiği görmek istiyorduk ve ben şuna eminim. Biz Pazar günü alnımızın akıyla çıktığımız takdirde yani o seçim güvenliği sağlandığı, seçimle ilgili herhangi bir sıkıntı yaşanmadığı takdirde ki bununla ilgili de çok uyarı alıyorum maalesef buna dikkat et şeklinde. İnşallah yaşanmaz. Bunlar sağlandığı takdirde pek çok Cevahir çıkacak. Ben size söyleyeyim bu partiden. Yani şu an ben sadece görünen yüzüm ama ben o cevahirlerin tamamının da elini tutacağım. Hadi hangimiz iktidara gidebilirsek. Ya bu bir ekip çalışmasıdır. Bu bir birey çalışması değildir. Artık o birey hizipçiliğinden eleştirdiğimiz, butlancı partide kalması gerektiğini düşündüğümüz düşüncelerden de uzaklaşmamız lazım. Türkiye'ye oluyor olan onu söyleyeyim. Ufak resimde şehrimize bir umut vereceğiz ve şehrimizden gerçekleşecek bu ön seçim aslında bir şeylerin kodu olacak, bir şeylerin referansı olacak ama daha büyük resimde de bizim başka bir ülkemiz yok. Biz bu ülkeye en iyisini kol kola girerek, demokratik değerler çerçevesinde bir araya gelerek geçmişte hiç siyasi hareketin içerisinde de yer almadıysa da evet ben artık varım diyen herkesle yol yürüyerek biz partimizi iktidara taşıyacağız” diye konuştu.

“Rahmi Çınar’a ‘birlikte yönetelim’ çağrısı”

Çalıkuşu, “Birlikte çalışacağım arkadaşlar herhangi bir dışlanmışlık yaşamayacaklar. Hep bir arada hareket edeceğiz. Benim karşıma rakip olarak da çıksalar veya onların listesinde de çalışsalar bizim artık birbirimize yönelik bir kırgınlık, bir küskünlük veya bir adam kayırmacılık yaşamak gibi lükslerimiz yok. Dolayısıyla ben bütünleyici, birleştirici, kucaklayıcı bir güç olacağım ve diyeceğim ki hatta o sözü de dile getirdim. Hala da arkasındayım. Yanıtımı aldım ama hala arkasındayım. Belki fikir değişir, ben önce mevcut karşımdaki aday mevcut ilçe başkanına, Rahmi Bey'e götüreceğim teklif. Şu anda da mesela ikinci bir aday daha çıkabilir benim dışımda çıkarsa onu da götüreceğim teklif. Çünkü bir sözü vardır. Bu partiyi veya bu ilçeyi daha ileriye götürmek için bir ideali vardır, bir projesi vardır. Çünkü bizler projelerimiz olmadan bu yola çıkarsak, çok büyük çuvallamalar yaşarız. Yepyeni bir partinin de böyle bir lüksü yoktur. Onu da teklif ederim. Bu benim kapsayıcılığım, bu benim bütünleştiriciliğim kapsamında değerlendirilmeli. Yani orada da bir şey algılanmış zannediyorum. Bunun için de çok üzgünüm. Hani sizin vasıtanızda söyleyeyim. Sanki bu bir kibir gibi falan algılanmış ama ben partinin belgelerini de söyleyeyim. Sonradan öğrendim mesela bunları. Benim elimde olan şeyler değildi ama benim düşüncelerimle çok örtüştüğünü görüyorum. diyor ki yeni partinin devleti yönetme kapasitesini biz millete göstereceğiz. Partinin kapılarının tamamını milletimize açacağız. Kibri siyasetten sileceğiz. Eşitliğe, dayanışmaya dayanan bir yoldaşlık hukuku kuracağız diyor. Bunu ben söylemiyorum. Bunu yeni parti söylüyor. Ama ben bunu mesela bu açıklamamı yaptıktan çok sonra gördüm. Ve şunu söylemek istiyorum aslında Rahmi Bey'e 10 gün önce yaptığım açıklama Avukat Cevahir Çalıkuşu'nun açıklamasıydı. Yani buyurun gelin birlikte yönetelim., küskünlük, kırgınlık olmasındı ama sonrasında ulaştığım partinin çeşitli evraklarıyla bir de bunlara ulaşmam da her zaman kolay olmuyor. Bunlar maalesef mevcut yönetimlere gidiyor. Hani ben çok sonra ulaşabiliyorum ama sonradan bu benim çağrım olmak da çıktı. Bu sayın genel başkanım Özgür Özel'in çağrısıdır” dedi.

“Tek isteğim seçim güvenliğinin sağlanması”

Çalıkuşu, "Ben siyasetteki pek çok aktörü başta Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım da olmak üzere çok eskiden tanıyorum. Benim için çok kıymetli bir kere onu söyleyeyim. Benim çok imrendiğim, yıllardır meslek hayatımda bir meslek idolü olarak gördüğüm, her zaman en iyi yerlere layık gördüğüm ve çok hayran olduğum birisinin ben oyumu Cevahir Çalına vereceğim demesi benim için çok kıymetli bir şey. Ayşe başkanıma bunun üzerinden yapılan eleştirilere çok üzüldüm. Bunu biraz haksız buluyorum. Ben hani bu desteğinin üzerine aramadım kendisini veya konuşma imkanım olmadı. Yoğun bir tempo içerisinde olduğum için. Ayrıca kendisini de her halükarda ziyaret edip teşekkür edeceğim. Ama hani neden böyle bir açıklama yapma gereği duydu? Az çok tahmin yürütebiliyorum. Şimdi maalesef adil olmayan da bir yarış yürütüyoruz biz. Önemli olan aslında bütünleşmek, birleşmek, kaynaşmak ve Kazım Başkan da benim neler yapabileceğimi çok iyi biliyor. Nasıl bir çalışma yürütebileceğimi çok iyi biliyor. Bendeki cevheri çok iyi biliyor ve onun da ben seçildiğimde benimle çalışmaktan da mutluluk duyacağına yönelik güvencim tam. Ama tercihine de saygı duyarım. Yani bu saygı duyulmadan e yapılacak bir şey olmaz zaten siyaset. Herkesin tercihine saygı duyacağız. Ama tek beklentim ve tek isteğim seçim güvenliğinin sağlanması ve seçimin güvenli koşullarda yapılması” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Seren Çatalçam