Eskişehir’de bağımlılıkla mücadelede tedavinin ardından başlayan sürece yönelik önemli bir çalışma hayata geçirildi. Yunus Emre Devlet Hastanesi bünyesinde oluşturulan Bahar Merkezi’nde, alkol, madde ve davranışsal bağımlılık tedavisi gören kişilerin rehabilitasyonu, sosyal hayata yeniden katılması ve mesleki beceri kazanması amaçlanıyor.

23 Haziran’dan bu yana danışan kabul edilen merkezin resmi açılışının 28 Eylül’de yapılması planlanıyor. Merkezde bireysel görüşme ve grup terapilerinin yanı sıra müzik, seramik, el sanatları, bilişim, baristalık, yazarlık ve salon bahçeciliği gibi farklı alanlarda atölyeler düzenleniyor. Bazı eğitimlerin sonunda verilen sertifikalarla danışanların iş hayatına katılımının da kolaylaştırılması hedefleniyor.
Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, bağımlılık tedavisinin kişinin hastanede arındırılmasıyla tamamlanmadığını belirterek, Bahar Merkezi’nin bu noktada devreye girdiğini söyledi.
“Bağımlılık döngüsünü tümüyle ortadan kaldırmayı hedefliyoruz”
Bağımlılıkla mücadelede tedaviden sonraki dönemin büyük önem taşıdığına dikkat çeken Bildirici, “Bağımlılık tedavisi sadece hastanın yatarak tedavi edilmesiyle sınırlı bir yaklaşım değil. Bağımlılık döngüsünü tümüyle ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Bağımlıyı tedavi ettim ve kendi sosyal ortamına bıraktım demek, bağımlılığı tedavi ettiğiniz anlamına gelmiyor. Bundan sonrası aslında daha kıymetli ve önemli” dedi.
Bahar Merkezi’nin temel hedefinin rehabilitasyon ve yeniden topluma kazandırma olduğunu ifade eden Bildirici, “Tedavileri bitmiş, artık o davranıştan ya da kimyasaldan arınmış kişilerin Bahar Merkezi ve buradaki sağlık profesyonelleri aracılığıyla rehabilitasyonunu ve hayatın içine yeniden kazandırılmasını amaçlıyoruz. Birincisi rehabilitasyon, ikincisi hayata yeniden kazandırılması” diye konuştu.

“Bahar yeni bir hayata başlamanın simgesi”
Merkezin isminin anlamına da değinen Bildirici, “Bahar kelimesi, bağımlı hastaların ayaktan rehabilitasyon merkezinin Bakanlığımız tarafından oluşturulan kısaltılmış ifadesi. Bahar aynı zamanda yeniden yeşermenin, yeniden hayata başlamanın ve yeni başlangıçların simgesi. Bizim merkezimiz de bağımlı hastalar için bu umudun ve yeniden başlangıcın temel simgelerinden birisi” ifadelerini kullandı.
“Hem psikososyal destek alacaklar hem de sosyal beceriler kazanacaklar”
Merkezde yaklaşık 20-25 kişinin hizmet aldığını belirten Bildirici, bağımlılığın farklı türlerine ilişkin de uyarıda bulundu. Özellikle elektronik sigara kullanım yaşının düştüğünü ifade eden Bildirici, “Elektronik sigara nedeniyle kullanım 12 yaşlara kadar düşmüş durumda. 15-18 yaş arasında da ciddi bir sigara kullanımı var. Diğer taraftan bahis siteleri ve sanal kumar en büyük sorunlarımızdan biri haline gelmiş durumda. Bahar Merkezi ile bu sorunlarla karşılaşmış kişilerin problemlerini de yönetmeyi hedefliyoruz” dedi.
Merkezin yalnızca sağlık hizmeti sunan bir yapı olmadığını söyleyen Bildirici, müzikten bilişime, fiziksel aktiviteden el sanatlarına kadar birçok farklı atölyenin bulunduğunu belirtti.
Bildirici, “Burayı ilaçla tedavi yaptığımız kişilerin devamlılığını sağlayacak bir merkez gibi düşünün. Burada rehabilitasyon sağlamamız ve ardından kişiye birtakım yetenekler kazandırmamız lazım. Bir kısmının mesleği yok. Burada hem psikososyal destek alacaklar hem de sosyal beceriler kazanacaklar. Böylece ailelerinin ve toplumun içine daha donanımlı ve hazır dönecekler” ifadelerini kullandı.

“Meslek edinmiş oluyorlar”
Bahar Merkezi Mesul Müdürü Psikolog Bensu Sırım Turan ise merkezde bireysel görüşmeler, grup terapileri ve SAMBA eğitim programının yanı sıra farklı atölyeler düzenlediklerini anlattı. Turan, “Baristalık, el sanatları, seramik, yazarlık, salon bahçeciliği ve müzik gibi birçok atölyemiz var. Bu atölyeler sertifikasyon programına dahil. Danışanlarımız burada yalnızca yeni bir beceri öğrenmiyor, ilerideki hayatlarında kullanabilecekleri yeni bir meslek de edinmiş oluyorlar” dedi.
İlk sertifikasyon programının bilişim teknolojileri alanında tamamlandığını belirten Turan, danışanların ilk sertifikalarını aldığını ve bunun işe giriş süreçlerinde avantaj sağlamasının beklendiğini kaydetti.
Turan, “Biz burada yalnızca alkol ve madde bağımlılığından kurtulmayı, maddeyi kullanmamayı hedeflemiyoruz. Yeniden hayata bağlanmalarını, yeni beceriler kazanmalarını, sosyal hayata yeniden katılmalarını ve aktif olmalarını istiyoruz” diye konuştu.

“Her hastanın hikayesi kendine özel”
Merkezde görev yapan Dr. Gülizar Yakut da bağımlılık tedavisinin uzun soluklu bir süreç olduğuna dikkat çekti.
Arınma süreci tamamlanan hastaların Bahar Merkezi’nde yaşama yeniden uyum, iş ve beceri kazanma ile bağımlılıktan uzak kalma süreçlerinde desteklendiğini ifade eden Yakut, “Bağımlılık çok zor bir beyin hastalığı ancak tedavi ve daha iyi bir yaşam her zaman mümkün. Hastalarımız bunun için buradalar, yardım almak için buradalar. Biz de tedavilerini en iyi şekilde yürütmeye çalışıyoruz” dedi.
Merkezde farklı yaş gruplarından hastaların bulunduğunu belirten Yakut, “30-40 yıldır bazı bağımlılıklarla uğraşan hastalarımız da var, 6 ay ya da 1 yıldır bu sorunla karşı karşıya olan kişiler de. 18 yaşından 70-75 yaşına kadar hastalarımız bulunuyor. Bazı ortak yönleri olsa da herkesin hikayesi kendine özel” ifadelerini kullandı.





