Fethiye’den festivale katılan cam sanatçısı Ayşem Ötük, “Benim için ve benim gibi birçok cam sanatçısı için eser önce fikir aşamasında başlar. Az önce Aldo'yla da onu konuşuyorduk. Fikir bir süre bizim zihnimizde harmanlanır. O yapım aşamalarını zihnimizden geçiririz, defalarca zihnimizde yapıp bozarız çalışmayı. Defalarca her biçimini zihnimizde görürüz. Bu tabii çalışmaya göre değişkenlik gösterir. Sonra da ateşin başına oturduğumuz zaman ortalama bir günde çıkartırız bir işi. Yani tabii bu parçalı bir işse tabii zaman alabiliyor. Tabii tekniğe de bağlı. Çünkü camda çok fazla teknik var. Her teknik kendi içinde başka bir dinamik barındırıyor. Burada çalıştığımız teknik açık alevde şekillendirme bunda da iki biçim var. Bir yumuşak cam dediğimiz efetre camım var, Aldo şu an onu çalışıyor. Benim çalıştığım borosilikat cam, daha sert bir yapıda, üfleme tekniğiyle yapılan cam. Borosilikat camda açık alevde şekillendirmede çalışıyorum” diye konuştu.

“Sanatın Ateşi Odunpazarı’nda Yanıyor”3

“Seriye ‘dokunulmaz’ ismini verdim”

Ötük, “Şu an yaptığım çalışma yeni başladığım bir seri. Burada ilk çalışmasını yaptım, bu seriyi devam ettireceğim. Güncel konuları tercih ediyorum ben çalışmalarımda kavram olarak. Son yıllarda çocukların üzerinde oynanan oyunlar, Amerika'daki durumlar, Gazze'deki çocuk katliamları, Sudan'daki çocukların durumu... Biraz içselleştirdiğim konuları aslında forma döküyorum ‘dokunulmaz’ diye bir seri çıkartıyorum. Çiçeklerin üzerinde dokunmamak üzerine yazan cümleler olacak işte ‘Don't touch’, ‘Hands off’ gibi. Çiçeklerin merkezlerinde de çocuklar olacak. Aslında doğanın çocukları sarıp sarmalayıp, kavrayıp onları bir biçimde ayrıştırıp koruması üzerine bir kavram yüklüyorum çalışmaya” dedi.

“Sanatın Ateşi Odunpazarı’nda Yanıyor”4

“Bizim için burası oyun parkına gitmiş çocuklar gibi”

Ötük, Festivalden çok memnunum. Çok güzel ağırlandık. Çalışma alanı çok güzel, çok rahat, konforlu. Asistanlarımızın her biri çok pırıl pırıl gerçekten. Hem meraklılar, öğrenmeye açıklar, hem de etrafımızda pervaneler. Sürekli bizim ihtiyaçlarımızı soruyorlar, bu gerçekten iyi hissettiriyor. Büyükşehir Belediyesi'ne de Odunpazarı Belediyesi'ne de teşekkür ederim. Farklı yerlerden gelen cam sanatçılarıyla aynı ortamda bulunup birlikte üretmek, birlikte düşünmek, beraber çözüm bulmak çok keyifli. Yani bir sanatçı için burası oyun parkına gitmiş çocuklar gibi”

“Sanatın Ateşi Odunpazarı’nda Yanıyor”

“20-25 günlük bir süreç gerekiyor”

Seramik sanatında ise bir eserin ortaya çıkmasının yaklaşık 20-25 günlük bir süreci kapsadığını belirten 9. Uluslararası Eskişehir Odunpazarı Seramik Pişirim Teknikleri Çalıştayı ve Şehrin Ateşi Seramik Galerisi Danışmanı Prof. Dr. Ayşegül Türedi Özen, “Seramiğin ortaya çıkış süreci çok uzun soluklu bir öyküye dayanıyor. Ham maddelerden başlarsak; farklı karakterdeki ham maddeler; kil, kaolin, kuvars, feldispat, kuvars gibi maddeleri ve bunun benzeri seramiği oluşturan ham maddeleri bir araya getiriyoruz. Bunlardan bir çamur oluşturuyoruz ve oluşturulan bu çamurla farklı tekniklerde; kimi zaman elde serbest şekillendiriyoruz, kimi zaman kalıplara döküyoruz. Farklı farklı şekillendirme yöntemleri var. Ondan sonra onun bir bisküvi pişirim aşaması var. İlk pişirimini yapıyoruz. Daha sonra üzerine istenirse sırlama yapıyoruz. Sırdan sonra da nihai eseri elimize alıyoruz” diye konuştu.

“Sanatın Ateşi Odunpazarı’nda Yanıyor”2

“Çok iyi bir noktaya geldik”

Prof. Dr. Özen, “Bu yıl 9.'sunu gerçekleştiriyoruz. 9 yıldır gerçekten çok güzel bir noktaya geldik. Uluslararası bir çalıştay. Dünyanın farklı ülkelerinden sanatçılarımız ve Türkiye'nin farklı şehirlerinden yerli sanatçılarımızla birlikte bize ayrılan süreç içerisinde 5 günlük, 10 günlük süreçlerde bu çalışmalarımızı yapıyoruz gerçekten şu anda çalıştaylarımızda çok iyi bir noktaya geldik. Öğrencilerimiz var, bizi asiste ediyorlar. Her sanatçımızın bir yardımcı asistanı oluyor. Onlar üniversitelerde seramik bölümünde okuyan öğrenciler. Onlar için de çok güzel bir tanışma ortamı. O sanatçılarla birlikte aynı ortamda aynı havayı solumak, onlar sohbet etmek çok değerli katkılar sağlıyor. Hepimiz birbirimizle de burada aile gibiyiz” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Seren Çatalçam