Türkiye'de çalışan kesimin geçim mücadelesi verilerle bir kez daha gözler önüne serildi. BES Araştırma Merkezi (BES-AR), Ocak 2026’ya ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı verilerini açıkladı. Ortaya çıkan tablo, dar ve orta gelirli vatandaşların ekonomik koşullar altında ne kadar zorlandığını kanıtlıyor. Rakamlar, temel ihtiyaçların karşılanmasının bile lüks haline geldiğini gösteriyor. Araştırmaya göre, dört kişilik bir memur ailesinin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama 40 bin 294 TL’ye yükseldi. Mutfak enflasyonundaki artış, sofralardaki çeşitliliği azaltırken bütçeleri sarsıyor. Bahsi geçen tutar, açlık sınırının asgari ücreti açık ara geride bıraktığını gösteriyor.

Asgari Ücret ve Açlık Sınırı Uçurumu

Raporda yer alan veriler, ücretler ile yaşam maliyeti arasındaki dengesizliği netleştiriyor. 2026 yılı için belirlenen 28 bin 75 TL’lik asgari ücretin, 40 bin lirayı aşan açlık sınırının yüzde 43,5 altında kaldığına dikkat çekildi. Aradaki fark, çalışanların borçlanarak veya ek iş yaparak hayatta kalmaya çalıştığını işaret ediyor. Günlük sağlıklı beslenmenin maliyeti 1.343 TL’yi aşarken, asgari ücretlinin temel gıda ihtiyacını dahi karşılayamadığı vurgulandı. Sendika değerlendirmesinde, mevcut ücret seviyesinin çalışanları 'sadece karnını doyurmaya çalışan” bir noktaya ittiği ifade edildi. İnsani yaşam standartlarından uzaklaşıldığı belirtiliyor.

Yoksulluk Sınırında Rekor Seviye

Mutfak masraflarının dışındaki zorunlu harcamalar eklendiğinde tablo daha da ağırlaşıyor. BES-AR’ın hesaplamalarına göre, barınma, ulaşım, sağlık, eğitim ve sosyal harcamalar dahil edildiğinde dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 98 bin 864 TL’ye çıktı. Neredeyse altı haneli rakamlara ulaşan sınır, orta sınıfın eridiğini gösteriyor. Tek başına yaşayan bir çalışanın aylık yaşam maliyeti ise 65 bin 38 TL olarak hesaplandı. Bekar çalışanların dahi geçinmekte zorlandığı bir dönem yaşanıyor.

Kamu Emekçisinin Barınma Krizi

Büyükşehirlerdeki kira artışları, kamu personelini zor durumda bırakıyor. Raporda barınma krizine de dikkat çekildi. Özellikle büyükşehirlerde kamu emekçilerinin maaşlarının yüzde 75 ila 80’ini kiraya ayırmak zorunda kaldığı belirtildi. Geriye kalan kısıtlı bütçeyle diğer ihtiyaçların karşılanması imkansız hale geliyor. Yüksek kira bedelleri nedeniyle memurların 3 ila 5 kişiyle birlikte, 'öğrenci evi' benzeri paylaşımlı konutlarda yaşamak zorunda bırakıldığı vurgulandı. Kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından risk oluşturan durum, tayin taleplerini artırıyor.

Ücret Politikalarında Değişim Çağrısı

Sendika yetkilileri, mevcut verilerin dikkate alınarak adımlar atılmasını istiyor. BES-AR, açıklanan verilerin ücret politikalarının ve sosyal desteklerin yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını belirtti. Alım gücünün korunması için enflasyonun üzerinde zam yapılması gerektiği savunuluyor. Mevcut tablonun sürdürülemez olduğu uyarısında bulunuldu. Ekonomik istikrarın sağlanması ve toplumsal refahın artırılması için yapısal reformlara ihtiyaç duyuluyor. Çalışanların yaşam standartlarının yükseltilmesi, sosyal barışın korunması adına önem arz ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi