Kalpte meydana gelen ve toplumda en sık görülen ritim bozukluklarından biri olan atriyal fibrilasyon, felç (inme) tehlikesini yaklaşık 5 kat artırarak hayati bir risk oluşturuyor. Uzmanlar, tüm inmelerin yaklaşık beşte birinin kalpteki bu ritim bozukluğundan kaynaklandığını belirterek, özellikle 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlara kritik uyarılarda bulundu.

Medipol Sağlık Grubu Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Dursun Aras, kalbin düzensiz ve kontrolsüz şekilde hızlı atmasına neden olan atriyal fibrilasyonun, kalpte pıhtı oluşumuna yol açtığını ve bu pıhtının beyne ulaşması durumunda inmeye neden olduğunu söyledi.

HİÇBİR BELİRTİ VERMEDEN İLERLEYEBİLİR!

Hastalığın çarpıntı, nefes darlığı ve çabuk yorulma gibi tipik şikayetlerle kendini gösterebileceğini ifade eden uzmanlar, bazı kişilerde ise hiçbir belirti vermeden tamamen sessiz bir şekilde ilerleyebileceğine dikkat çekti.

65 yaşından sonra görülme sıklığı belirgin şekilde artan bu hastalığa karşı erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Dursun Aras, şu tavsiyelerde bulundu:

"65 yaşın üstündeki herkesin en az bir kere kardiyolojik muayenesinin olması ve EKG çektirmesi lazım. Nabzın düzenli mi düzensiz mi olduğuna bakılması bile ilk adım için oldukça önemli."

"ASPİRİN İNMEYİ ÖNLEMİYOR" UYARISI

Tedavi sürecine ilişkin de hayati bir noktaya değinen Prof. Dr. Aras, atriyal fibrilasyona bağlı gelişebilecek inmeleri önlemede aspirinin yetersiz kaldığını, doktor kontrolünde uygun hastalara özel kan sulandırıcı ilaçların verilmesi gerektiğini belirtti.

Uzmanlar ayrıca tansiyon ve şeker (diyabet) hastalığının kontrol altında tutulması, kilo yönetimi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılmasının ritim bozukluğundan korunmada büyük rol oynadığını vurguladı.

Kaynak: Akşam