Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı ile Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD) iş birliğinde zoonotik hastalıklar sempozyumu düzenlendi.
Tıp Fakültesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen programa akademisyenler, sağlık çalışanları, veteriner hekimler ve öğrenciler katıldı.
Enfeksiyon hastalıklarının yüzde 75'i hayvan kaynaklı
Sempozyumun açılışında konuşan İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Halit Berk Canga, Kovid-19 salgınının enfeksiyon hastalıklarının yalnızca hastaneler ve laboratuvarlarla sınırlı olmadığını gösterdiğini belirtti.
Günümüzde ortaya çıkan enfeksiyon hastalıklarının yaklaşık dörtte üçünün hayvan kökenli olduğuna dikkat çeken Canga, zoonotik hastalıkların halk sağlığı gündeminde önemli bir yer tuttuğunu ifade etti.
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Onur Eşbah da tıp eğitiminin yalnızca hastalıkların tedavisine odaklanmaması gerektiğini belirterek doğa, çevre ve biyolojik ekosistemin de dikkate alınmasının önemini vurguladı.
Eşbah, zoonotik hastalıkların ülkeler arasındaki sınırların halk sağlığı tehditleri karşısında yeterli olmadığını gösterdiğini ifade ederek teorik bilginin klinik uygulamalar ve saha deneyimiyle birleştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kırım-Kongo, kuduz ve kuş gribi ele alındı
EKMUD Başkanı Prof. Dr. Meltem Işıkgöz Taşbakan ise insan sağlığının hayvan ve bitki sağlığından bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Zoonotik hastalıkların Türkiye'nin farklı bölgelerinde ciddi enfeksiyonlara neden olabildiğini belirten Taşbakan, antibiyotiklere dirençli bakteriyel enfeksiyonların yalnızca hastanelerle sınırlı değerlendirilmemesi, çevresel boyutunun da ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Taşbakan, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte değerlendiren "Tek Sağlık" yaklaşımının bu hastalıklarla mücadelede önemli olduğunu vurguladı.
11 oturumda çok sayıda hastalık değerlendirildi
İki gün süren ve 11 oturumdan oluşan sempozyumda, farklı illerden gelen bilim insanları zoonotik hastalıkları epidemiyoloji, klinik yönetim, laboratuvar tanısı ve korunma yöntemleri açısından değerlendirdi.
Toplantılarda Kırım-Kongo kanamalı ateşi, Ebola, Marburg ve Lassa ateşi gibi viral enfeksiyonların yanı sıra kuduz, hepatit E, kuş gribi, MERS, Batı Nil virüsü, dang humması, Lyme hastalığı ve kene kaynaklı enfeksiyonlar ele alındı.
Bruselloz, şarbon, Q ateşi, tularemi, hantavirüs ve leptospiroz gibi bakteriyel zoonozlar da sempozyumun gündeminde yer aldı.
Ayrıca gıda kaynaklı ve paraziter hastalıklar, laboratuvar tanı yöntemleri ve biyogüvenlik konularında sunumlar gerçekleştirildi.
Zoonotik hastalıklarla mücadelede iş birliği vurgusu
Sempozyumun son oturumlarında zoonotik hastalıkların bildirim ve takibi, kurumlar arası iş birliği ve "Tek Sağlık" yaklaşımının sahada uygulanması değerlendirildi.
Kapanışta yeniden söz alan Prof. Dr. Meltem Işıkgöz Taşbakan, toplantının bilimsel açıdan verimli geçtiğini belirterek katılımcılara ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.
İki gün süren sempozyum, katılım belgelerinin takdim edilmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona erdi.





