Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde görev yapan 63 yaşındaki Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mesut Cevadi, vefatından sonra tıp eğitiminde kullanılmak üzere vücudunu kadavra olarak bağışladı. Hem organlarını hem de bedenini bağışlayan Cevadi, bu anlamlı kararı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı ile görüşerek resmiyete döktü. Yıllarca hastaları iyileştiren tecrübeli cerrahın bedeni, tıp öğrencilerinin eğitimine ve yeni cerrahların yetişmesine katkı sağlayacak.

"Hem organlarını hem de kendisini kadavra olarak bağışlamış"

Bir cerrah olarak vücudunun ve organlarının boşa gitmemesi için bu kararı aldığını söyleyen Dr. Mesut Cevadi, "En azından öldükten sonra da bir hizmet yapmış oluyoruz, insanlığa bir faydamız dokunuyor. Umarım genç doktorların, cerrahların yetişmesine bir faydamız olur. Eşimin bu kararımdan haberi var. Bu benim kararım, bir hizmettir. Karşı gelecek bir şey yok. Eşim de beni destekledi. Vatandaşlarımıza kadavra bağışında bulunmalarını tavsiye ediyorum. Vücudumuz toprak altında boşu boşuna çürüyeceğine bari bir işe yarasın, değil mi" ifadelerini kullandı.

ESOGÜ Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Engin Özakın, "Hocamız anlamlı bir karar almış. Hem organlarını hem de kendisini kadavra olarak bağışlamış. Aslında çok önemli bir karar. Hocamızın bir hekim olarak kadavra ve organ bağışı yapması, öğrencilerimiz için olmazsa olmaz. Öğrencilerimizin teorik bilgilerini pratik anlamda öğrenebilmesi için kadavra çok önemli bir yer teşkil ediyor. Onun için Mesut hocamıza teşekkürlerimizi, şükranlarımızı bildirmek isterim" dedi.

Kadavra (1)

"Hem mezarı oluyor hem gerçekten unutulmaz bir tören oluyor"

ESOGÜ Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Ortadeveci, organ ve kadavra bağışının önemine dikkat çekti. Ortadeveci, "Özellikle beden bağışı, kişinin bedenini kadavra olarak tıp eğitiminde kullanılması için bağışlaması bizim için çok önemli. Çünkü gerek anatomi eğitiminde, gerekse tıp fakültesini bitirmiş cerrahların eğitiminde kadavra olmazsa olmaz. Kadavra olmadan yapılan simülasyonlar hala yeterli durumda değil. Burada ülkemizde kadavra bağışı konusunda bir problem var. Ülkemizdeki bu kadavra yetersizliğinden dolayı pek çok tıp fakültesinde hala kadavrasız eğitim yapılabiliyor. Bazen cerrahlar kendi operasyonunu, kendi alanının en sık karşılaşılan operasyonlarını bile yapmadan uzman cerrah olabiliyorlar ne yazık ki" ifadelerini kullandı.

Vücudunu kadavra olarak bağışlamayı düşünen ancak dini endişeleri olan vatandaşlara da seslenen Doç. Dr. Ortadeveci, "Tabii insanımız, ‘Dinen bu caiz mi?' diye düşünüyor. Diyanet'in bu konudaki fetvası çok net. Allah bizi yoktan var ediyor ve biz buna inanıyoruz. Diyanet İşleri, kadavra bağışının caiz olduğuna dair çok kez fetva verdi. Bir de insanlarda kültürel olarak, ‘Acaba biz beden bağışında bulunduğumuz zaman bir mezarımız, bir kabrimiz olmayacak mı, torunumuz, nesillerimiz bizi ziyaret edemeyecek mi?' kaygısı var. Burada sizin tercih edeceğiniz bir sürede bedeniniz kullanıldıktan sonra tıp fakültesi öğrencileri, öğretim üyeleri ve bağışçının yakınlarının katılımıyla birlikte gerçekleştirilen bir törenle ailesine teslim ediliyor. Hem mezarı oluyor hem gerçekten unutulmaz bir tören oluyor. Bugün de bir genel cerrahımızın, Mesut hocamızın böyle bir bağışta bulunması çok anlamlı. Halk bazen, 'Doktorlar bunu yaptı mı? Madem çok önemli, önce doktorlar yapsın' diyorlar. İşte bugün önce onu yapmış bir doktor var karşımızda"dedi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı