Türkiye'den çok uzaklaşmadan, pasaport çilesi veya vize kuyruğu çekmeden uygun bir bütçeyle tarihe doyacağınız muazzam bir macera arayışındaysanız, Akdeniz'in paha biçilemez bu eşsiz incisi, KKTC'nin büyüleyici kalbi Girne yalnızca cebinizdeki kimliğinizle ziyaretinizi bekliyor. Hem sükuneti kucaklayabileceğiniz hem de canlılığın merkezine atılabileceğiniz bu kıyı yerleşkesi, son vakitlerde tatilini planlayan yurttaşların kesinlikle kaçırmadığı favori güzergahların arasına katıldı. Girne'ye yolculuk sanıldığından çok daha basit; öncelikle başkent Lefkoşa'ya geçiş yapıp ardından pratik biçimde buraya geçebiliyorsunuz.

Sükunet ve Maceranın Kesiştiği Lokasyon

Ülkenin gözbebeği kabul edilen liman kenti, her karaktere özel bambaşka renkler ve zengin seçenekler vadediyor. Yıllara meydan okuyan görkemli Kalesi ve deniz taşıtlarının sığındığı koyu, daracık şirin sokak araları, samimi meyhaneleriyle dopdolu mekanları gezginlere görsel ziyafet sunuyor. İlk çağların tozunu bugünün modern Akdeniz meltemine karıştırıp masmavi dalgalarla kucaklaştıran yapısı, ziyaretçileri masalsı alemlerde gezintiye çıkarıyor. Yeşille maviyi harmanlamaktan haz duyan doğa aşıkları adına Beşparmak Dağları'nın heybetli uçurumları, kristal parlaklığındaki kumsallarıyla ve akvaryumu andıran sularıyla bir yeryüzü adası niteliğini barındırıyor. Yalnızca kumsala uzanıp kavurucu sıcakta kızarabilir ya da extrem su dalışlarına katılıp adrenalin seviyenizi tavan yaptırabilirsiniz. Gecenin ilerleyen karanlığında sükuneti rafa kaldırıp ritme teslim olan şahıslar için hareket eksik olmuyor; sahil boyunca sıralanmış disko ve kluplerde şafağa kadar hiç sönmeyen bir dinamiğe ortak oluyorsunuz.

Pasaport 7-8

Keşfedilecek Eşsiz Aktivite ve Güzellikler

Merkezin göbeğinde yahut biraz sınırlarında altın sarısı çokça sahil seçeneğine sahipsiniz. Limandan sabahları palamar çözen devasa teknelerle beraber bakir koylara yönelebilir, kaya yarıklarında derin dalışlar yapıp muhteşem yüzme arası şanslarını doyasıya değerlendirebilirsiniz. Güneş ufuktan silinirken limanı saran mekanların efsanevi tatlarını test edebilir, enfes içkiler eşliğinde yakamozu seyrederek gecenin temposunu içinize çekebilirsiniz. Tabiata doymak isteyene de hareketlilik arzulayana da ayrımsız şekilde kucak açan liman kenti Girne, memleketten kaçmak isteyen sivil yurttaşlara maliyet yönüyle emsal yerleşkelere göre çok ucuz tarifeler çıkarıyor. Nüfusu 63 binlerde gezinen ufak kenti tam idrak etmek adına iki gün fazlasıyla yetiyor ancak tatilin suyunu çıkarmak gibi bir muradınız varsa 2 hafta bile sizin için yeterli gelmeyebilir. Hele bir de şafak ile alacakaranlığın eşsiz ahengini sükunetle seyretmeyi hayal ediyorsanız bu belde size sınırsız manzaralar yaşatacaktır.

Tarihi Başkentin Vazgeçilmez Destinasyonları

Başkentteki duraklara göz gezdirdiğimizde Lefkoşa'nın cazibesiyle sarmalanıyorsunuz:Sarayönü yahut Konak isimleriyle bilinen Atatürk Meydanı etrafını kuşatmış kafe ve alışveriş noktalarıyla metropolün mutlak toplanma odak noktasıdır. Büyük Han olarak adlandırılan tarihi kompleks, geçmiş Osmanlı mülküdür ve alt kısımlarını lezzet lokantaları ile donatıp üst çatı katlarını oya dükkanlarına rezerve etmesiyle turistleri avcunun içine alır. Selimiye Camii isimli devasa ibadethane aslında Gotik çizgisinin başyapıtı St. Sophia Katedralinden güncellenerek yaratılmış muazzam cazibeli ruhani yapıdır ve yaz kış kapısını kapamaz. Ada bölgesinin Venedik donanmasının can damarı olmasından mütevellit Venedik Sütunu Atatürk Meydanının ta göbeğine mıhlanmış fotoğrafçıların vazgeçilmez objesidir. Geçmişi 1567'li asırlara Venedik dehalarına uzanmasına rağmen Osmanlılarca gözetleme gayesiyle de hizmete giren meşhur Girne Kapısı, tarih ve savaş uzmanları nezdinde mutlaka deşifre edilesi büyük gizemli abidedir.

Kaynak: Gazete Pencere