Birçok aile, çocuklarda işitme kaybı sorununu ancak belirgin konuşma gecikmesi, öğrenme güçlüğü ya da ders başarısında düşüş yaşandığında fark ediyor. Oysa uzmanlara göre işitme kaybı, sanılandan çok daha yaygın görülen ve çoğu zaman sessiz ilerleyen ciddi bir halk sağlığı sorunu. Erken teşhis edilmediğinde ise çocukların zihinsel gelişimi, dil becerileri ve sosyal gelişimi üzerinde kalıcı olumsuz etkiler bırakabiliyor.

90 MİLYON ÇOCUK TEHLİKE ALTINDA

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünya genelinde 5-19 yaş aralığında yaklaşık 90 milyon çocuk işitme kaybı ile yaşıyor. Uzmanlar, çocukluk çağı işitme kayıplarının büyük bölümünün erken tanı, düzenli işitme taraması ve basit önlemlerle önlenebileceğini vurguluyor.

Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Tarık Kavak, işitme sağlığının eğitimden istihdama, sosyal ilişkilerden toplumsal katılıma kadar yaşamın her alanını etkilediğini belirtti.

Op. Dr. Kavak, işitme kaybının sanılanın aksine tedavi edilebilir bir duyu kaybı olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

"3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü vesilesiyle işitmenin önemini vurgulamak ve toplumda işitme kayıpları konusunda bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. İşitme kayıpları bilinenin aksine tedavi edilebilir bir duyu kaybıdır. Bu sebeple başvuran hastaların işitme testlerinin yapılması ve işitme kayıplarının derecelendirilmesiyle medikal tedavi, cerrahi tedavi veya işitmeye yardımcı cihazlar aracılığıyla tedavi seçenekleri sunabilmekteyiz. Çocukluk çağında erken tanı koymak ve tedaviye başlamak; çocukların zihinsel gelişimleri, zeka gelişimleri, sosyal ve dil becerileri açısından büyük önem arz etmektedir. Sağlık Bakanlığımızca yürütülen Ulusal İşitme Tarama Programı bu noktada son derece kıymetlidir."

Kaynak: İhlas Haber Ajansı