Öğrencileri Velileri Dayanışma Derneği (ÖVDER) Eskişehir Şube Başkanı Faik Alkan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarının ardından gündeme gelen güvenlik önlemlerini değerlendirdi.
ÖVDER Şube Başkanı Alkan, yalnızca okul girişlerine güvenlik görevlisi yerleştirilmesinin yeterli olmayacağını belirterek, okul güvenliğinin çok daha kapsamlı ele alınması gerektiğini söyledi.
Alkan ayrıca okul güvenliğinin yalnızca fiziksel tedbirlerle sağlanamayacağını belirterek, “Bu sadece kapıya bir güvenlikçi dikerek olacak bir durum değil” dedi.
ÖVDER Eskişehir Şube Başkanı Faik Alkan, “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş saldırılarından sonra bizim temel gündemlerimizden bir tanesi güvenlikli okul tartışması oldu ama bizim söylediğimiz yöntemle aslında şu andaki uygulamaya geçen yöntem arasında dağlar kadar fark var.
Birincisi şundan kaynaklı olarak: Burada görevlendirilecek olan kişiler ki çok geç kalındı bunun için, 1 Eylül itibarıyla başlayan bir süreç, okullar açılacak, başvurular var ve düşük bir ücret politikasıyla çalıştırılacakları için talebin de olmadığını görüyoruz.
Bu sadece kapıya bir güvenlikçi dikerek olacak bir durum değil.
İkinci olarak da baktığımız zaman burada temel sorunlardan bir tanesi var: Okulun içerisindeki öğrenciyi mutlu edemezsen, dışarıdaki sorunları çözemezsen, başta medya olmak üzere dijital iletişim kanalları olmak üzere bu konuda bilinçlendiremezsen açıkçası şu andaki mevcut durumdan farklı bir durumla karşı karşıya kalmayacağız.
Yani bu dostlar alışverişte görsün yöntemidir. Sadece belli bir dönem için velileri evet mutlu edebilir, eğitim emekçilerini rahatlatabilir ama toplam olarak baktığımız zaman bu kadar saldırganlığın, bu kadar medyada izlenen filmlerdeki vurdu kırdının temel bir içselleştirme aracı olarak karşımıza çıktığı bir durumda bu söylediğimiz şey yine sınıfta kalacak.
Biz güvenlikli okul tartışmasını başka bir boyutta ele alıyoruz. Öznelerin öğrenci olduğu, eğitim emekçilerinin mutlu olduğu, velilerin okula sadece para için değil, aynı zamanda öğrenci ve diğer mekanizmalara katılma için gittiği bir eğitim ve okul sisteminden bahsediyoruz.
Yani biz günü kurtarma amaçlı işler yapıyoruz, diğer sorunları örtüyoruz. Diğer sorunları örttükten sonra günün birinde oradan patlayan bir sorunla yüzleştiğimizde ‘Evet, burada kalmıştık’ diyoruz.
Bakın, bu işin boyutunda PDR öğretmenleri yok. Bu işin boyutunda veli dernekleri veya veliler yok. Bu işin içerisinde akademi yok.
Sadece üç tane bakanlığın kendi arasında yaptığı protokolle bu mesele çözülecek bir mesele değildir” ifadelerini kullandı.





