Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleştirilen sempozyum kapsamında sekiz sanatçı, Eskişehir toprağını sanat eserlerine dönüştürecek. Beş gün sürecek etkinliklerde konserler, çocuk atölyeleri, sergiler ve çeşitli yarışmalar da düzenlenecek.
Bu yıl 13 Mart tarihinde hayatını kaybeden tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın anısına düzenlenen sempozyum, sanatçıları, akademisyenleri ve kent sakinlerini bir araya getiriyor. Sempozyumun açılışında konuşan Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, etkinliğin Tepebaşı açısından adeta bir gelenek haline geldiğini belirterek, “Ben bu sempozyumun tarihi geldiği zaman, ‘Tepebaşı’nın düğünü geldi’ diyorum” ifadelerini kullandı.

“Pişmiş toprak, Eskişehir’in kent belleğidir”
Eskişehir Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç şu ifadeleri kullandı; “2001 yılında hayata geçirdiğimiz Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu'nun 18. açılışına hoş geldiniz. Ben bu sempozyumun tarihi geldiği zaman, ‘Tepebaşı'nın düğünü geldi.’ diyorum. Biraz önce görsellerde de vardı. Pişmiş toprak, Eskişehir için çok önemli bir tarihe ve yere sahipti. Eskişehir'de ilk kiremit üretimi Cumhuriyet'in 3. yılında, 1926'da Anadolu-Alman Tuğla Fabrikası Anonim Şirketi ile başladı. Fabrikanın kurulmasında dönemin İçişleri Bakanı Cemil Bey'in teşvikleri etkili oldu. Ama bunun hayatı 1 yıl sürdü. 1927'de Eskişehir Mahsuller Kiremit ve Makine Tuğlası Limited Şirketi kuruldu. Sabri Kılıçoğlu büyüğümüz de bu şirketin hissedarları arasında yer aldı. Ama daha sonra, 1938'de Aslan Kiremit Fabrikasını kurdu. Ama geriye dönelim. 1928'de Kurtsoylu ve Muhtar Başkurt ortaklığıyla Kurt Kiremit Fabrikası üretime başladı. 1933'te Çiftkurt Kiremit Fabrikası işletmeye açıldı. Sonra da daha yakın tarihte, 1960'ta Başak Kiremit Fabrikası kuruldu. Firuz Kanatlı'yı rahmetle anacağım. Bir dönem bizim sponsorluğumuzu da yaptı. Nur içinde yatsın. Pişmiş toprak, Tepebaşı için emek, kültür, dayanışma ve kent belleğidir. 2001 yılında Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu'nu bu güçlü tarihsel mirasın üzerine kurduk. Amacımız, pişmiş toprağın sanayi geçmişini bilimle, sanatla ve kentimizin gündelik hayatıyla buluşturmaktı. Bunu kent değerine dönüştürmek istedik. Pişmiş Toprak Sempozyumu Eskişehir'in mirasıdır. Tepebaşı'nın belleğidir. Kentimizin açık hava sanat havzasıdır. Pişmiş Toprak Sempozyumu tüm bunların yanında sektörel bir devrimdir. Şöyle ki bildiğiniz gibi 1926 tarihinde, devrimin 2. 3. yılı, bütün ülke yıkıldı, yandı ve o anda en kıymetli inşaat malzemesi ne olur, tuğla ile kiremittir. Onun için bu, bir sektörel devrimin başlangıcıdır. Sempozyum; sanayi, sektör ve bilim buluşmaları ile Eskişehir'in dünyaya açılan kapısı olmuştur. Bugüne kadar 159'u Türk, 69'u yabancı olmak üzere toplam 228 sanatçı sempozyuma katıldı. Sempozyum kapsamında kentimize 244 pişmiş toprak heykel kazandırıldı. Bu sene sempozyum, 13 Mart 2026 tarihinde kaybettiğimiz değerli tarihçi Profesör Doktor İlber Ortaylı'nın anısına düzenlendi. Biraz önce görsellerde de tanıtımını yaptık”

“Toprak, emeğin ve kültürün parçası”
YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan şu ifadeleri kullandı: “Toprak ve kil, Eskişehir'in sadece doğal bir zenginliği değil. Bu kentin üretim ilişkilerinin, sermayesinin, emeğin, geçmişten bugüne aslında kültürler birikiminin en önemli parçalarından bir tanesidir. Eskişehir'imiz için toprak, bu anlamıyla emeğin, kültürün ve sanatın ayrılmaz bir parçası haline de geldi. Kentleri düşündüğümüz zaman, kentlerimizi değerli kılanın sadece binalar ve yollar olmadığını, aynı oranda kültüre ve sanata verilen değerler ile geleceğe aktarılan eserler olduğunu da biliyoruz. Bu yönüyle 18'incisi düzenlenen sempozyumumuz, aslında Eskişehir'imizin kültürel birikimine ve hafızasına not düşülen en önemli değerlerden birisi haline geldi. Sanatçılarımızın ellerinde şekillenen eserler, kentimizin değişik noktalarında hâlâ yaşayan ve Eskişehir'e iz düşen eserler olarak yerini aldı. İşte bütün bunları ortaya çıkaran ve 18'incisini gerçekleştiren, bu sempozyumu yaratan ve yaşatan Tepebaşı Belediye Başkanımız, çok değerli sevgili ağabeyim Ahmet Ataç başta olmak üzere, bu sempozyuma katkı sunan dünden bugüne sanatçılarımıza, akademisyenlerimize, sempozyuma emek ve katkı sunan sponsorlarımıza, tüm kurum ve kişilere şükranlarımı ve teşekkürlerimi sunuyorum.”

“18 yıl boyunca sürdürmek büyük emek”
CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü şu ifadeleri kullandı: “18 yıl, dile kolay. Bir sempozyumu 18 yıl boyunca sürdürmek ve hiç ara vermeden katkı sağlamak gerçekten çok büyük bir emek. Ben öncelikle Belediye Başkanımız, değerli abim Ahmet Ataç'a bu sempozyumu bunca yıl hiç ara vermeksizin sürdürdüğü için gerçekten gönülden, şehrim adına teşekkür ediyorum. Tabii bir teşekkürüm de Eskişehir'imizin çamurunu emekle, sevgiyle yoğuran ve Eskişehir'imize çok güzel eserler kazandıran sevgili sanatçı dostlarımıza. Gerçekten Anadolu'nun kültür ve sanat başkenti olan Eskişehir'e sempozyum ve bu katkıyla verilen eserler inanılmaz büyük katkı sunuyor. Ben herkese gönülden teşekkür ediyorum. Destek veren tüm sponsorlara teşekkür ediyor, Kılıçoğlu'nun da 100. yılını kutluyorum. Özellikle İlber Ortaylı gibi çok değerli bir bilim insanına bu sempozyumun adanması gerçekten çok, çok özel, çok güzel. Onun için de ayrıca başkanıma ve tüm Tepebaşı Belediyesi çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.”

“Bir yol bulacağız, bir yol açacağız”
YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün şu ifadeleri kullandı: “Bir kenti kent yapan, o kentte doğmuş, büyümüş, yaşamış ve para kazanmış insanların o kentin gelişmesi için katkı vermesiyle önemli hale geliyor. Baktığım zaman başta Kılıçoğlu Şirketler Grubu ve diğer şirketler grubu, Eskişehir'in göz bebeği olan ve tüm Türkiye'ye mal olmuş, dünya markası olmuş çok saygıdeğer buradaki firmaları gördüm. İşte bu sempozyumun yapılmasında maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen değerli iş adamlarımıza, şirketlerimize ben de partim adına şükranlarımı ve teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız, iyi ki bu kente hizmet ediyorsunuz. Kıymetli hemşerilerim, Türkiye siyasi tarihinde yakın bir dönemde değişik gelişmeler oldu. Bunları yakından biliyorsunuz. Biz de komşu kentin milletvekili olarak partimizin yetkili kurullarıyla yapmış olduğumuz değerlendirmeler sonucu, ‘Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız.’ iddiasıyla ortaya çıkan ve son yerel seçimlerde Türkiye'de 47 yıl sonra partisini 1. parti yapan çok değerli Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile yolumuza devam etmek istedik. Her türlü Siyasi Partiler Kanunu'nun bize verdiği yetkiyi kullandık. Partimizin yönetmeliğini, tüzüğünü hayata geçirmek için bu yetkileri kullandık ama olmadı, yeni bir yol açma durumunda kaldık. Dolayısıyla Eskişehir'imizde bulunan 3 milletvekilimizin 2 tanesi bizim yol arkadaşımız oldu. Aynı zamanda 30 Mart 2024 tarihinde seçilen belediye başkanlarımızın 9 tanesinin 8 tanesi yeni partimizde görev alarak bu sürece katkı vermek istediler. Başta Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanım Sayın Ayşe Ünlüce olmak üzere değerli belediye başkanlarımızla birlikte yol yürümekten, birlikte iktidara giden bu yolda çalışmaktan büyük onur ve gurur duyduğumu ifade ediyorum”

“Tepebaşı’nı kutluyorum”
Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ise şu ifadeleri kullandı: “Bir şehirde bir sempozyumun, bir festivalin 18 kez düzenlenebilmesi çok büyük bir başarıdır. Bu başarıda en büyük pay Tepebaşı Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Ataç’ındır. Kendisini kutluyor, bu çalışmaların devamını diliyorum. Tepebaşı Belediyesi çalışanlarını ve Eskişehir halkını da verdikleri desteklerden dolayı takdir ediyorum. Kılıçoğlu ailesini de kutluyorum. Şimdiden 100. yıllarının hayırlı olmasını diliyorum. Sempozyumlar ve festivaller; kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör ve sivil toplum örgütlerinin dayanışması içerisinde gerçekleştirildiği sürece çok değerli sonuçlar ortaya çıkıyor. Bunu sürdürebilen ve devam ettirme noktasında ciddi adımlar atan Tepebaşı Belediyesini bir kez daha kutluyorum.”

“Bu kez sanatçı olarak gelmek çok şey ifade ediyor”
Sanatçı Ying Chang şu ifadeleri kullandı; “Benim adım Ying Chang. Türkçe söyleyebildiğim tek şey bu. Çinli bir seramik sanatçısıyım. Fransa’da yaşıyor ve çalışıyorum. Eskişehir’e ilk gelişim değil. 2022 yılında buraya asistan olarak gelmiştim. Burada çok güzel zaman geçirdim. Bu nedenle yeniden Eskişehir’e gelmek bana oldukça tanıdık ve sıcak bir his veriyor. Eskişehir benim için çok özel bir yer. Birkaç yıl önce kendimi biraz kaybolmuş hissettiğim ve geleceğim konusunda ne yapacağımdan emin olmadığım bir dönemde Bilgehan bana buraya gelme, öğrenme ve çalışma fırsatı verdi. Bu deneyim beni değiştirdi. Ne yapmak istediğimi, neler yapabileceğimi ve nasıl bir sanatçı olmak istediğimi anlamama yardımcı oldu. Bu nedenle bugün buraya yeniden, bu kez bir sanatçı olarak gelmek benim için çok şey ifade ediyor. Bunun için gerçekten teşekkür etmek istiyorum. Çamura da çok şey borçluyum. Çamur beni birçok ülkeye, birçok farklı yere götürdü ve çok güzel insanlarla tanışmamı sağladı. Eserimin burada, Eskişehir’de kalacak olmasından büyük gurur duyuyorum. İnşallah. Benim için bu, Eskişehir ile kurduğum bağın da burada kalıcı olacağı anlamına geliyor”
“Kamusal alana yeni eser”
Sanatçı Bilgihan Uzuner ise şu ifadeleri kullandı: “Sanatın özne olduğu buluşmalar çok kıymetli. Biz yıllardır sevgili Başkanımız Sayın Ahmet Ataç ile sanatın özne olduğu çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Burada kamusal alanda heykeller yapıyoruz. Temalarımızı Eskişehir’den, Türkiye’nin değerlerinden ve bu Cumhuriyet’i kuran liderlerimizden hareketle belirliyor, kamusal heykeller üretiyoruz. Bu anlamda son dört yıldır kolektif eserler üretiyoruz. Bu yıl dördüncü eserimizi gerçekleştiriyoruz. İlk olarak “Varlığınız Sağlığımız” anıtıyla başladık. Daha sonra Cumhuriyet’in 100. yılına özel bir eser yaptık. İddialı bir eserdir, haberiniz olsun. Ardından dokuz sanatçıyla birlikte Yazılıkaya’nın anıt eserini şehrimize kazandırdık. Bu kamusal çalışmalar zaman içerisinde bizi daha iyi anlatır hâle geldi. Daha görkemli çalışmalar ve eserler ortaya koymaya başladık. Bu yıl da henüz kesin adını koymadığımız, “Atatürk Çocukları”, “Atatürk Çiçek Bahçesi” veya “Atatürk’ün Çocukları” gibi isimler üzerinde düşündüğümüz bir temada eser üretiyoruz.




