Eskişehir’de öğretmenlerin gerçekleştirdiği eyleme destek vermek amacıyla bir araya gelen Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ile CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, eğitim kurumlarındaki güvenlik sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamalarda, son dönemde yaşanan gelişmelerin eğitim ortamlarını etkilediği vurgulandı.

“Belki duymadığımız pek çok olay daha var”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, okulların güvenli alanlar olması gerektiğini belirterek, "Okullar, insanların güvenle gidebileceği, çocuklarını emanet edebileceği alanlar olması gerekirken ne yazık ki son dönemlerdeki eğitimdeki olumsuz gelişmeler okulları böyle tehlikeli hale getirdi. Özellikle Maraş ve Urfa'daki saldırı insanların okullardan uzaklaşmasına neden oldu. Aileler çocuklarını güvenle okula gönderemedi. Öğretmenler kendi güvenliklerinin sağlanması garantisi olmadığı için okula gidemedi. Bugün de burada öğretmenlerimizin iş bırakması ya da bir eylem içine girmesi çok doğal ve beklenen bir gelişme. Ben de onlara manevi anlamda destek olsun diye geldim. Demokratik, laik ve bilimsel bir eğitimi terk ettikçe okullarda bu tür sorunlarla karşılaşmak her zaman mümkün olacak gibi duruyor. Okullarda güvenlik önlemi yeterli olmamış ki bu olaylar var. Belki duymadığımız pek çok olay da var. Güvenlik, bir kere tabii bu uzun vadede eğitimle öğretimle çözülecek bir iş. Polisiye önlemler hangisine yetişecek, nasıl çözecek; çok kolay değil. İş, öğretmenlerimizin özgürce eğitim hakkını kullanmasından geçer diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“Sürecin takipçisiyiz”

CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ise yaşanan gelişmelerin tekil olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini dile getirerek, “Meydana gelen bu üzücü hadiseler hiçbir şekilde normal değildir. Bunu bugün olmuş münferit bir hadise olarak yorumlamak yanlıştır. Bunu yıllar önce Cumhurbaşkanının dindar nesil yetiştireceği söylemiyle ilişkilendirmek gerekir diye düşünüyoruz. Çünkü aynı anda 2 okulda, farklı şehirlerde 2 okulda yakın zamanlarda böyle bir hadisenin olması aslında okullarda şiddetin ne kadar normalleştiğini de gözler önüne sermektedir.

Burada bu hadisenin üzücü tarafı kadar bir başka boyutu da şudur: Bizler okullara çocuklarımızı gönderdiğimizde ya da ailelerimiz bizleri okullara gönderdiğinde devlete emanet etmiş olarak iç rahatlığıyla, huzurla emanet ederlerdi. Yani okula giden her çocuk aslında devlete, iktidara emanettir. Bugün bu hadiselerden iktidarın kendisini sorumlu hissetmemesi tek kelimeyle bir garabettir. Bugün Bakanın istifa etmesi gerekir. Bu nedenle burada az önce yapılan basın açıklamasındaki ifade edilen hususlara da Bakanın istifaya yönelik çağrısına da sonuna kadar katılıyoruz. Demokratik ülkelerde bu tür vakalardan sonra sorumlular istifa eder. Kendisini istifaya davet ediyoruz. Çocuklarını iç rahatlığıyla aileler okullara gönderebileceklerse, bundan sonra da böyle hadiseler yaşanmayacak idi ise buna ilişkin devletin, iktidarın net ve kendisini sorumlu hissederek gerekli adımları atması gerekir. Ama bugüne, bu ana itibarıyla böyle bir sorumluluk örneğini göremedik. Sürecin takipçisiyiz.

Normalleştirmeye, normal görmeye, bir çocuğun münferit bir vakası haline getirmeye kimse uğraşmasın, buna izin vermeyiz.
Fevkalade yanlış, az önce ifade ettiğim gibi çocuklarını okula gönderen aileler aslında emanet etmiş olurlar. Hiçbir aile bugüne kadar, birkaç gün öncesine kadar, bir hafta öncesine kadar çocuklarını okula gönderirken bir güvenlik endişesi içinde bulunmazlardı. Ama tüm Türkiye'de artık çocukların okula gönderilmesi anlamında ailelerin ciddi bir endişe içine girdiğini görüyoruz. Bakın, bu hususta gerekli adımlar atılmazsa, okullardaki güvenlik zafiyeti giderilmezse, öğretmene yönelik gerekli, onlar için itibarlarını iade edecek, onları yüceltecek gerekli düzenlemeler yapılmazsa, buna ilişkin dindar nesil yetiştireceğiz gibi söylemlerle şiddet meşrulaştırılmaya devam edilirse bu tür vakaların maalesef devamı üzücü olarak karşımıza çıkabilir.
Bu hususta devlet, iktidar, özellikle Adalet, özellikle Milli Eğitim Bakanı kendisini sorumlu hissetmeli ve bu sorumluluğun gereği olarak da istifa etmelidir. Bunun başka şekilde kamuoyunun vicdanını soğutacak, kamuoyunda gerekli adımların atılacağına ikna edici bir şey haline gelebilecek istifa dışında başka bir uygulama maalesef çözüm olmayacaktır” dedi.

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi