Doç. Dr. Murat Mercan, 49 yıl önce mezun olduğu EAL’de söyleşiye katıldı.
Söyleşide konuşan Mercan şu ifadeleri kullandı,
Şu an görüştüğüm arkadaşlarımın en az yüzde 60’ı ortaokul ve lise yıllarında kurduğum arkadaşlıklardır. Hazırlıkla beraber Kolej’de (Maarif Koleji) yedi yıl okudum. Maarif Koleji olarak girdim, Eskişehir Anadolu Lisesi (EAL) olarak çıktım… Hayatımın dönüm noktası Eskişehir Maarif Koleji’dir. Babam burada okumam için Adana’dan buraya geldi. Burada hayatın zorluklarını öğrendik, aşkı da burada öğrendik desek yalan olmaz.

Buradan Boğaziçi Üniversitesi’ne gittim. Endüstri Mühendisliği okudum. Ya tıp ya mühendislik okuyacaktık. Eskiden böyleydi… Rahmetli babam doktor, benim de doktor olmamı istiyordu. Edebiyat okumak istiyordum.
Ortaokuldan itibaren Türkiye’yi kurtarmaya hevesliydik, bunun için çalışıyorduk. İki hayalim vardı. Akademisyen olmak ve devlet adamı olmak… Bu hayallerle büyüdüm… Doktora için ABD’ye gittim. Çok iyi bir doktora eğitimi aldım. Oraya giderken bile amacım siyasete atılmaktı. 1992’de Bilkent’e geldim, orada hoca oldum. 10 yıl kaldım… O dönemde siyasetçilerle tanıştım. Abdullah Gül ile tanıştım. Beraber çalıştık, danışmanlığını yaptım. Birçok şeyi ondan öğrendim.
AK Parti’nin kuruluşunda kurucu üye oldum. 2002-2011 arası Eskişehir Milletvekilliği yaptım. Enerji Bakan yardımcısı oldum. Tokyo ve Washington büyükelçiliği yaptım. Tokyo’da üç buçuk yıl kaldım. Bir akşam telefon geldi. Cumhurbaşkanımız arıyor… Seni Washington’a yollayalım dedi… Washington, en büyük büyükelçiliktir. Biden göreve yeni başlamıştı. 2024’te yaş haddinden emekli oldum.
Eğitimim yaşamam boyunca çok iyi öğretmenlerim oldu… İlkokuldan doktoraya kadar…
Burada yedi yıl İngilizce okudum. Boğaziçi’nde de altı yıl okudum. 1986’da Amerika’ya gittim, Newyork’a indim… Kendi kendime ‘Anaa bunlar nece konuşuyor’ dedim. İngilizce böyle bir şey…

Tokyo çok güzeldi… Saygılı insanlar, kültüre sanata ilgili insanlar… Hayatımın en güzel yılları Tokyo’da geçti. Japonlar, Türkleri çok seviyor. Abdülhamit döneminde bir gemi yolladık. Ertuğrul… Dönüşte fırtına çıkıyor, Kushimoto’da batıyor. Gemicilerin büyük kısmı vefat ediyor. Hala 15 Eylül’de anması olur. Kushimoto’ya gittiğinizde Türk Bayrakları görürsünüz, Türkçe kelimeler görürsünüz, Türk dükkanı görürsünüz, onların yaptığı mescidi görürsünüz. Büyük bir Atatürk Anıtı vardır. Japonlar, ölülerine sanki yaşıyormuş gibi muamele ediyorlar. 1979 krizinde Tahran’da mahsur kalan Japonları, THY uçağı ile İstanbul’a getiriyoruz. Bunlar hiçbir zaman unutulmuyor. THY uçaklarının isimleri vardır. Şehirler, dağlar, nehirler… Tek bir yabancı isim vardır… O da Kushimoto’dur. THY’nin bir uçağının isme Kushimoto’dur.
Murat Hoca, Washington’daki görevi ve yaşadığı kritik günler hakkında da öğrencilere bilgi verdi. Doç. Dr. Mercan “Hayatımda hiç koruma kullanmadım. Beni Allah koruyor derim. Tokyo’da sevdikleri için korudular. ABD’deyken Türk Büyükelçisi’ne bi şey olmasını istemezler, onlar beni korudu” dedi.

Emekli Büyükelçi, İsveç ve Finlandiya'nın NATO’ya üyelik sürecini anlatırken “İlk defa kendimi kral gibi hissettim. Niye? Çünkü adamlar bana yani Türkiye’ye muhtaç. Özellikle İsveç noktasında iyi kazanımlar elde ettik” diye konuştu.

Doç. Dr. Mercan, öğrencilere “İçiniz dışınız bir olsun, dürüst olun, yalan söylemeyin… Zerre kadar taviz vermeyin. Doğru söylerseniz işiniz rast gider. Açık olun, bilgiye ve öğrenmeye açık olun. Bir fikriniz olabilir ama onda çok ısrar etmeyin. Bir süre sonra o fikirler değişiyor zaten… Mümkünse doktora master için yurt dışına gidin… Eskiden Amerika’ydı, şimdi bilmiyorum. Çin’dir, Japonya’dır bilmiyorum… Onu siz bulursunuz” tavsiyesinde bulundu.

Doç. Dr. Murat Mercan, geçtiğimiz günlerde THY Yönetim Kurulu Üyesi olarak atandı.





