Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, tarihi Kurşunlu Külliyesi’nde düzenlediği basın açıklamasında, belediyenin kiracı olarak kullandığı alanlara ilişkin tahliye sürecini değerlendirdi. Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait külliyede müzelerin, sanat atölyelerinin ve kadın girişimcilerin işlettiği dükkânların bulunduğunu anlatan Kurt, kira sözleşmesinin devamı için yaptıkları başvurulara ve açtıkları davalara rağmen kendilerinden 3 Kasım 2026 tarihinde alanları boşaltmalarının istendiğini söyledi. Hukuki sürecin devam ettiğini belirten Kurt, tahliyenin kültür ve sanat faaliyetleriyle birlikte bölgedeki istihdamı ve ticareti de etkileyeceğini ifade etti.
2016’daki tahliye sürecini hatırlattı
Kurşunlu Külliyesi’nin 1500’lü yıllarda inşa edildiğini belirten Kurt, yaklaşık 20-25 yıldır görev yapan belediye başkanlarının tarihi yapıyı koruyarak bugüne taşıdığını söyledi. Kendi görev döneminde de külliyeyi kullanmayı sürdürdüklerini ifade eden Kurt, 2016 yılında benzer bir tahliye süreciyle karşılaştıklarını hatırlattı.
O dönemde mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı aldıklarını aktaran Kurt, “O haklılığımızla burada bir direniş yaptık, o direnişin sonunda külliyeyi tekrar Odunpazarı Belediyesine kazandırdık. Daha sonraki aşamalarda Vakıflar Genel Müdürlüğüyle bazı anlaşmaları yapmak suretiyle kiracılığımız devam etti. O devam süresi içerisinde de biz bu bölgeyi turizmin, kültürün ve sanatın merkezi haline getirdik” dedi.
Müzeler, atölyeler ve kadın girişimcilerin iş yerleri bulunuyor
Açıklamayı yaptığı Ahşap Eserler Müzesi’nde, dokuzuncusunu gerçekleştirdikleri Uluslararası Ahşap Festivali kapsamında üretilen eserlerin sergilendiğini söyleyen Kurt, külliyedeki diğer kültür ve sanat alanları hakkında da bilgi verdi. Kurt, “Odunpazarı Belediyesi'nin şu andaki bu külliye sınırları içerisinde, şu içinde bulunduğumuz bölümde Ahşap Eserler Müzemiz bulunmakta. Dokuzuncusunu gerçekleştirmiş olduğumuz Uluslararası Ahşap Festivalimizin sonucunda üretilen eserler burada sergilenmekte ve turistlerin, ilgililerin, sanatseverlerin izlemesine sunulmakta. Yine aynı külliyenin içerisinde bir Fotoğraf Makineleri Müzemiz bulunmakta. Burada 400'den fazla fotoğraf makinası ve fotoğraf sanatıyla ilgili eser bulunmakta. Bir diğer bölgede, bölümde Lületaşı Müzemiz bulunmakta ve o Lületaşı Müzemizin bulunduğu bölgede 15-16 civarında işletmecinin, özellikle kadın girişimci işletmecinin ticaret yaptığı ve bölümler halinde kiraladığımız iş yerleri bulunmakta. Arka binada da Türkiye'de belediyelere ait tek cam atölyesi, cam fırınları ve cam çalışmaları yapılan bir alan bulunmakta. Orada da 12 sefer gerçekleştirmiş olduğumuz Uluslararası Cam Festivali yapılmakta” dedi.

“Yazıktır, yazık olacaktır”
Vakıflar yönetiminin uzun süredir belediyeyi külliyeden çıkarmak istediğini öne süren Kurt, 2025 yılında kendilerine tahliye kararı gönderildiğini ve sözleşmelerin yenilenmeyeceğinin bildirildiğini söyledi. Bunun üzerine yargıya başvurduklarını belirten Kurt, şunları söyledi:
“Sanata ve kültüre katkı sunan bu alanı Vakıflar Müdürlüğü boşaltmak istiyor. Vakıflar Müdürlüğü, 10 yılı aşkın bir süredir Odunpazarı Belediyesini buradan çıkarıp atmanın yollarını, formüllerini arıyor. Sonuçta 2024 yılının sonundan itibaren başlayan süreçte, 2025 yılında bize bir boşaltma kararı gönderdiler ve sözleşmeleri yenilemeyeceklerini bildirdiler. Biz bunun üzerine mahkemelere başvurduk. Dava istinaf aşamasında devam ederken 20 Kasım 2025 tarihinde bir yasa çıktı ve 5737 sayılı Kanun’a geçici 15’inci madde eklendi. Bu maddeyle, vakıflarla kira sorunu olan kiracıların, vakıfların şartlarını kabul etmeleri kaydıyla kira sözleşmelerinin beş yıl daha uzatılması hükmü getirildi. Bunun üzerine bir başvuru daha yaptık. ‘Biz kiracı olarak şartlarınız neyse kabul ediyoruz ve sözleşmeye devam etmek istiyoruz’ dedik. Bize olumlu ya da olumsuz bir yanıt verilmedi. Bunun üzerine bir dava daha açtık. Hem bu davamız hem de ilk açtığımız dava devam ediyor, henüz sonuçlanmadı. Bu süreci takip ederken 3 Kasım 2026 tarihinde burayı boşaltmamız ve tahliye etmemiz gerektiğine dair bir karar daha aldık. Bu karara karşı da idare mahkemesine yürütmenin durdurulması talebiyle başvurduk.
Yürütmenin durdurulması talebinin kabul edilebilmesi için idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde telafisi mümkün olmayan zararların doğması gerekir. Burada özel bir geçici maddeyle, kiracının şartları kabul etmesi halinde kira sözleşmesine devam edebilmesine ilişkin bir düzenleme yapılmış. Odunpazarı Belediyesi de vakıflara, ‘Biz bu şartları kabul ediyoruz, kira sözleşmemizi devam ettirmek istiyoruz’ demiş. Bu şartlarda kira sözleşmesinin devam etmesi gerekirken ‘Feshediyorum, sizi çıkarıyorum’ demek açıkça kanuna aykırıdır."
“Üç müze kapatılacak”
Kurt, "Peki, 3 Kasım’da burayı boşalttığımız takdirde ne olacak? Üç müze kapatılacak. Cam atölyesi ve cam fırınları kapatılacak. Üç festival sona erecek. Bu alanda çalışan 18 kişi işsiz kalacak. 20’ye yakın esnafımız ticaret yapamaz hale gelecek ve Odunpazarı’nın merkezi kararacak. Tıpkı Kanlıpınar’daki gölet, karşımızdaki Göç Müzesi ve Dede Korkut Parkı gibi bakıma muhtaç, çözümsüz ve insanlara zarar veren bir noktaya gelecek.
Bu nedenlerle, konunun tekrar değerlendirilmesi için kültür ve turizmden sorumlu Sayın Bakan’a, Eskişehir’deki ilgili müdürlüklere, Sayın Valimize ve Kaymakamımıza seslenmek istiyoruz. Burası Odunpazarı Belediyesinin kiracılığı altında devam etmediği takdirde karanlık bir bölge olacak. Yazıktır, yazık olacaktır” dedi.
“Eserleri koyacağımız hiçbir mekân yok”
Tahliye halinde müzelerdeki eserlerin nereye taşınacağına ilişkin soruna da değinen Kurt, belediyeye ait uygun bir alan bulunmadığını söyledi. Belediyenin bazı taşınmazlarının başka kamu kurumları tarafından kullanıldığını ve bu alanların boşaltılması için açtıkları davaların da sonuçlanmadığını ileri süren Kurt, şöyle konuştu:
“Bu gördüğünüz sanat eserlerini koyacağımız Odunpazarı Belediyesine ait hiçbir mekân yok. Odunpazarı Belediyesine ait olup da devletin başka kurumları tarafından işgal edilen alanlarımız var. Onların boşaltılması için açmış olduğumuz davalar da sonuçlanmıyor. Bunu da bir parantez içinde altını çizerek kamuoyunun bilgisine sunmak istiyorum. Bizim olan binayı başkaları işgal ediyor, bizim kiracı olduğumuz binalardan bizi zorla atacaklar.”
“Sanat eserlerine ‘tahta parçası’ diyen bir anlayış”
2016 yılında olduğu gibi yeniden eylem yapıp yapmayacaklarına ilişkin sorularla karşılaştığını söyleyen Kurt, televizyonda külliyedeki eserler için “tahta parçaları” ifadesinin kullanıldığını belirterek tepki gösterdi.
Kurt, “Şimdi öyle bir aşamaya geldik ki eylem yapmaya bile değmez. Çünkü karşımızdaki anlayış ‘Buraya yığmışlar bazı tahta parçalarını’ diyor, televizyonda izledik. Dünyada eşi benzeri olmayan sanat eserlerine ‘tahta parçası’ diyen bir anlayışa karşı eylem yapsanız ne olacak?” diye konuştu.
Külliyeyi tarihi dokusunu koruyarak kültür ve sanat faaliyetlerine açtıklarını vurgulayan Kurt, “Biz burayı hem tarihi koruyan hem sanatı ve kültürü öne çıkaran bir mekân haline getirdik” dedi.
“Aksi takdirde biz burayı ayın 3’ünde terk edeceğiz”
Eskişehirlilere ve kültür sanat çevrelerine destek çağrısında bulunan Kurt, külliyedeki kiracılıklarının devam etmesi için kamuoyu oluşturulmasını istedi. Kurt, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Eskişehirlilere ve Türkiye’deki kültür ve sanat adamlarına sesleniyorum; hangi gücünüz varsa, hangi etkiniz varsa araya girin, Vakıfların burasının bize kiraya verilmesi konusunda yardımcı olun. Baskı yapalım, kamuoyu yaratalım. Aksi takdirde biz burayı ayın 3’ünde terk edeceğiz. Buradaki malzemeler, buradaki müzeler kültürden ve sanattan sorumlu, turizmden sorumlu Bakanlığa bizim hibemiz olsun. Eğer değerlendirirlerse değerlendirsinler, değilse koyacak yer bulsunlar diyorum.”





