Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Eskişehir 5. Kitap Fuarı kapsamında düzenlenen “Kazım Kurt: Bir Halk Adamının Yolculuğu” başlıklı söyleşi ve imza etkinliğinde konuştu. Gazeteci-yazar Arif Anbar’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide Kurt, cuma günü oynanan Eskişehirspor-Ayvalıkgücü Belediyespor maçı sonrası yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Eskişehirspor’un sezon boyunca iyi bir performans ortaya koyduğunu söyleyen Kurt, “Cuma günü gerçekleşen maçı kazanacağımız inancıyla izledim. Kazanmamız gerekiyordu. 35-40 bin kişinin büyük bir coşkuyla desteklediği bir takım, sezon boyunca çok iyi futbol oynamış, çok goller atmış bir takım, Ayvalık gibi bir takımı 3-5 gol atarak elemesi lazımdı. Yani bu işin doğası buydu ama Türkiye'de futbol özerk değil, futbol bağımsız değil. İşte federasyonların tutumları, tavırları belli. Sezon başından bu yana Eskişehirspor'un kendiliğinden kaybettiği puanlar ayrı ama rakiplerinin aldığı puanlar çok farklı bence. Burada bir lobi eksikliği olduğunu vurgulamak istedim ben orada. Eğer bu sağlansaydı hakemler daha objektif olurdu, biz daha rahat maçlar kazanırdık. Tepkim ondandı ama sistematik olarak baktığınız zaman Eskişehirspor'un bugünkü yapıya farklı bir gözle bakması gerekiyor. Ya çok paranız olacak, parayla bu işi halledeceksiniz; ya da inancınız olacak, bir ruh yaratacaksınız, o ruhla bu işleri gerçekleştireceksiniz. Bizde ikisi de yok. İkisi de olmadığı için olmadı” ifadelerini kullandı.

“Ya öze döneceğiz; oynayan oyuncuları, antrenörleri Eskişehirli yapacağız ve ya da başka türlü şeyler düşüneceğiz”

Eskişehirspor’un geçmişteki ruhunu kaybettiğini söyleyen Kurt, eski dönemlerde takımın büyük bölümünün Eskişehirli futbolculardan oluştuğunu hatırlatarak, “Bu takımda oynayan, mesela biraz önce cenazesini kıldığımız Nihat Abilerin zamanında 11 oyuncunun 8'i Eskişehirliydi, 9'u Eskişehirliydi. Dolayısıyla evine giderken akrabasını görüyordu, kahveye giderken tanıdığını görüyordu, utanıyordu. Onun için içinden gelerek oynuyordu. Şimdi öyle değil, profesyonel. İşte vermişiz amatör oldukları halde bir çuval parayı, şu anda lig bitti, çekip gittiler. Seneye bir daha aynı takımı kuracaksınız, tekrar... Bu böyle olmamalı. Ya öze döneceğiz; oynayan oyuncuları, antrenörleri Eskişehirli yapacağız ve onları utandıracağız ya da başka türlü şeyler düşüneceğiz. Onun için tepkim oradaydı. Biz ortaokul yıllarındayken İstanbul'da 8-10 tane profesyonel kulüp vardı ve Eskişehirspor da her hafta İstanbul'a maça gelirdi. O maça geldiği zaman biz de giderdik, tanıdıklar geliyordu onları görüyorduk ve maçı da izliyorduk. Bugünkü Beşiktaş Stadı o zaman Mithatpaşa Stadı'ydı. Mithatpaşa Stadı'ndan maçtan çıktıktan sonra arabalı vapurla Üsküdar'a geçiliyordu, Üsküdar'dan Eskişehir'e gidiyorlardı. Bizim okul da oradaydı. Biz futbolcuları beklerdik. Futbolcular maçtan sonra çıkarlardı, Kabataş İskelesi'nden vapura binip Üsküdar'a geçerken biz onlarla sohbet ederdik. Onlara işte ne sohbet edecek çocuk, biz sadece sorardık onlar kendi aralarında konuşur gülüşürlerdi. Oralardan Eskişehirsporlu geldi. Hatta şimdi işte Vahap Özbayer çok iyi anımsattı, onların yaptığı esprileri bile ben unutmamışım. Hatırlatınca kendisi de hoşuna gitmişti. Biz öyle Eskişehirsporluyuz, yani çakma falan değil bu iş. Doğru yapılmalı. Ben taraftar gözüyle bakıyorum ve bunun da gerçekten Süper Lig'de oynayan bir takımımız olsa Eskişehir'in turizmine de çok ciddi katkı vereceğini düşünüyorum. Şöyle bir şey de yaşamıştık; Mustafa Denizli buraya teknik direktör olarak geldiği zaman üç tane büyük gazete, üç tane muhabir gelip Denizli'yi izliyordu, Mustafa Denizli'yi. Ne yaptı, ne etti diye. Yani bu bile Eskişehir'e ciddi bir katkıdır diye düşünüyorum ve o nedenle Eskişehirspor'un desteklenmesi gerektiğini vurguluyorum” dedi.

“Bu böyle olmaz”

Türk futbolunda federasyonların ve hakem kararlarının tartışmalı olduğunu öne süren Kurt, Eskişehirspor’un yeterince destek görmediğini savundu. Kentte ortak bir refleks oluşmadığını ifade eden Kurt, “Ben geçen sezon da Eskişehirspor'la ilgili yapılan yanlış değerlendirmelere karşı Futbol Federasyonu'na çok dilekçeler yazdım. Hakem atamalarının yanlışlığını, gözlemci raporlarının insanlarla paylaşılması gerektiğini vurguladım. Cevap vermediler. Bilgi Edinme Kanunu'na göre yeniden başvurdum, gene vermediler. Bilgi Edinme Kurulu'na itiraz ettim, sonunda belli bir kısmının alınabileceğine karar verdiler, bir kısmının verilemeyeceğine karar verdiler. Dava açtım. Dolayısıyla bu mücadeleyi birilerinin yapması lazım. Eskişehir'de sanki bu tür itirazları kavga eden, kavgacı pozisyonunda bir tek Kazım Kurt, öyle değil. Esnaf odaları itiraz edebilmeli, ticaret odaları itiraz edebilmeli, işte bizim Eskişehirspor'un ilgili kurumu itiraz etmeli. Ama etmiyor, niye? Kaderine razı bir toplum, işte kitabın başında da söylediğim o ezilenin, horlananın yanında durmak lazım. İçimizden gelerek itiraz etmek lazım. Ben bu nedenle o itirazları yaptım. Bu yıl da yaptım yine bazı itirazları ama olumlu cevap alamadık, sonuçta da işte Kütahyaspor şampiyon oldu, Eskişehirspor elendi. Şimdi de Orduspor'u çıkaracaklar, karar öyle gibi duruyor. Dolayısıyla bu federasyonlarla bir sezon mücadele etmenin çok anlamlı olduğunu düşünmüyorum. Sezonun başında kimi şampiyon yapacaklarsa karar veriyorlar, ondan sonra diğerleri figüran gibi dolgu malzemesi. Bu böyle olmaz. Demokrasi oraya da şart. Sporda bağımsız federasyonlar olmadığı sürece bu tür olumsuz kararlar her zaman olur. İşte Avrupalı bizi niye kıskansın, niye beğensin bu noktada? Orada farklı bir sektör var ama Türkiye'de daha farklı bir anlayışla bu iş gidiyor, yanlış olan odur” diye konuştu.

Kaynak: Resul Umut Budak