Sağlık çalışanlarının yıllardır toplumun doğru ve nitelikli sağlık hizmetine erişimi için mücadele ettiğini belirten Köksal, emekli maaşları ve kök ücretler üzerinden yapılan hesaplamaların artık içinden çıkılmaz hale geldiğini ifade etti. En düşük emekli maaşının 20 bin TL seviyesinde kaldığını, asgari ücretin ise 28 bin TL olduğunu hatırlatan Köksal, Eskişehir’e yeni atanan memurlar için kira bedellerinin 20 bin TL’den başladığını, bu tablonun göz ardı edilemeyeceğini söyledi. “Büyük Türkiye, güçlü Türkiye söylemleri varsa emekçinin de güçlü olması gerekir. Artık sözün bittiği, bıçağın kemiğe dayandığı bir dönemdeyiz” ifadelerini kullandı.

“Randevu süresi fiilen birkaç dakikaya düştü”

Doğal gazın olmadığı köyler, yüksek yakıt ve barınma maliyetleri, emeklilikte yaşanan gelir kaybı ve maaş dengelerinin bozulmasına dikkat çeken Köksal, yeni başlayan bir memur ile 30 yıllık bir çalışan arasındaki maaş farkının 5 bin TL’ye kadar düştüğünü belirterek, sistemdeki adaletsizliğin derinleştiğini dile getirdi. Sağlık çalışanlarının sahadaki gerçekleri aktardığında ise gündemin suni başlıklarla değiştirildiğini vurguladı.
Sağlık hizmetlerinde hedef ve performans baskısının hizmet kalitesini düşürdüğünü kaydeden Köksal, aile hekimlerinin günde 85–100 hasta baktığını, randevu sürelerinin fiilen birkaç dakikaya düştüğünü söyledi. Göz, MR ve ultrason randevularında aylar süren bekleme sürelerinin olağan hale geldiğini, bu durumun sistemsel bir sorun olduğunu ifade etti. Eskişehir’de her 10 sağlık çalışanından 2’sinin yıpranmışlık ve sağlık sorunları nedeniyle engelli statüsünde çalıştığını, nüfus artmasına rağmen çalışan sayısının aynı oranda artmadığını kaydetti.

“Bu sistem sağlık çalışanını tüketiyor”

Şehir Hastanesi ve tıp fakültesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Köksal, taşeron şirketlerin görev tanımlarının yeniden düzenlenmesi gerektiğini, sağlık çalışanlarının iş yükünün bu nedenle daha da arttığını söyledi. Yemek hizmetlerine ayrılan bütçenin yetersizliğine ve israfa da dikkat çeken Köksal, 52 TL’lik yemek ihalesiyle kaliteli hizmet sunulamayacağını, bu durumun motivasyonu ciddi biçimde düşürdüğünü ifade etti.
Maaş artışlarının enflasyon karşısında eridiğini, sağlık çalışanlarının “gözünüz doymuyor” söylemleriyle hedef haline getirildiğini dile getiren Köksal, üniversite okuyan çocuklar için yurt, kira ve burs arayışlarının aileleri zorladığını belirtti. Kreş ücretlerinin 15–20 bin TL’ye ulaştığını, yıllık gider artışlarının yüzde 100’leri aştığını söyledi. İstanbul gibi büyük şehirlerde kiraların 55–70 bin TL’ye çıktığını, buna karşılık maaşların bu yükü karşılamadığını ifade etti. Avrupa ülkeleriyle yapılan kıyaslamalara da değinen Köksal, Türkiye’de sağlık çalışanlarının Avrupa’daki meslektaşlarına göre katbekat fazla iş yaptığını, buna rağmen ücretlendirme söz konusu olduğunda geri kaldığını söyledi. Performans sisteminin sağlık hizmetini nitelikten uzaklaştırdığını belirten Köksal, pandeminin sağlık sisteminin devlet güvencesi altında ve vicdanlı ellere teslim edilmesinin hayati önemini ortaya koyduğunu vurguladı.

“Mücadele meydanda olur”

Eskişehir’de eski devlet hastanesi binasının yıkılmasının üzerinden 6 yıl geçtiğini hatırlatan Köksal, 2026 yatırım yılında kente yeniden bir hastane kazandırılması gerektiğini söyledi. Mevcut hastanelerde personelin yaşlandığını, aktif çalışamayan oranının yüzde 20’lere ulaştığını, nüfus artışına rağmen yeni hizmet alanları oluşturulmadığını dile getirdi.
Sağlık-Sen Eskişehir Şubesi olarak sahada aktif bir çalışma yürüttüklerini belirten Köksal, 97 temsilciyle tüm ilçeleri gezdiklerini, yalnızca üyeler için değil tüm sağlık emekçileri adına mücadele verdiklerini ifade etti. Promosyon ödemelerinin yetersizliğine de değinen Köksal, bu konuda yasal düzenleme gerektiğini, bankaların dayatmalarına karşı üyelerin haklarının korunacağını söyledi.
Konuşmasının sonunda mücadele vurgusu yapan Köksal, sağlık çalışanlarını daha fazla dayanışmaya çağırarak, sorunların masa başında değil, sahada ve meydanlarda çözülebileceğini dile getirdi. Sağlık çalışanlarının ve tüm emekçilerin mevcut gelirlerle geçinemediğini, bu gerçeğin görülmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: Resul Umut Budak