TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Bir hukukçu olarak dünyadaki en önemli kaide, kuralın kalıcı halde olması gerektiğine inanan bir kişiyim. Dolayısıyla toplumu, bireyi, aileyi korumanın yolu da herhangi bir kişi hakkında eylem olduğunda bunun adli yargılamasının yapılarak toplumun meşruiyeti açısından, kamu vicdanı açısından hak ettiği cezaya çarptırılması ve infaz edilmesi gerekir. Biz affı değil, bizim insanların pişmanlıkla beraber sağlık sebepleri varsa tedavi edilmesi, psikolojik destekle beraber bir daha suç işlemeyeceğine dair bir kanaat oluşturulması ve koşullu salıverme şartlarının yerine getirilmesi, buna çalışmamız gerekir.
‘’AF GELMEYECEK''
Af gelmeyecek, asla öyle bir düşüncemiz yok ama koşullu salıverme şartlarında, infazın, infaz kanununun daha sade, daha adil, daha eşitlikçi, suç ayrımı olmaksızın koşullu salıverme şartları içerisinde her türlü mahkumiyet halinin desteklenmesi ve iyileştirilmesi yönünde bir çalışmayı biz önemseriz."
SON İNFAZ DÜZENLEMESİ
Son infaz değişikliği, kamuoyunda ’'10. Yargı Paketi'' olarak bilinen düzenlemeyle geçtiğimiz sene yürürlüğe girmişti. Düzenleme denetimli serbestlik, koşullu salıverme ve bazı hükümlüler için özel infaz usullerinde değişiklikler içeriyordu.
Paketle birlikte, denetimli serbestlikten yararlanacak hükümlüler için cezaevinde belirli bir süre kalma şartı getirildi. Hükümlülerin, koşullu salıverilme tarihine kadar olan sürenin en az onda birini cezaevinde geçirmesi zorunlu hale getirildi. Hasta, yaşlı ve hamile hükümlüler için konutta infaz imkanının kapsamı genişletilirken, hafta sonu ve gece infaz uygulamalarında da esnekliğe gidildi.





