Emlak pazarında mülk sahiplerinin enflasyon koşullarından korunmak amacıyla dairelerini tamamen ıssız bırakma eğilimi yaygınlaştı. Hukuki zorluklarla uğraşmaktan bunalan yatırımcılar, konutlarını anında satmaya müsait şekilde tutarak 2026 yılına dek binlerce yaşam alanını ışıksız bırakmayı sürdürüyor.
Fiyatlarda Görülen Uçurum
Güncel pazar şartlarında tamamen eşdeğer nitelikteki mekanlardan kapalı duranlar, kullanımda olanlara kıyasla ortalama yüzde 10 civarında fazladan bedelle el değiştiriyor. Yeni müşteriler aylar süren davalarla yıpranmaktansa bahsi geçen farkı hemen ödemeyi makul bir yol olarak görüyor. Çoğu kişi bu durumu, "Bir yıllık kira bedeli, evi boş sattığımda elde edeceğim yüzde 10'luk fiyat avantajını ancak karşılıyor, üstelik kiracı çıkarma stresi de yok" fikriyle savunuyor.

Sektörde Çözüm Beklentisi
Sektör yetkilileri giderek büyüyen açmazı şu sözlerle özetliyor:
"2026 emlak piyasasında en büyük engel yüksek faiz değil, mülkiyet hakkındaki belirsizliktir. Eskiden 'içinde hazır kiracısı var' denilerek ballandırılarak satılan evler, bugün alıcı için 'sorunlu varlık' kategorisine girdi. Bir yatırımcı, kiracılı evi %10 daha ucuza alsa bile, tahliye davası masrafları ve kaybettiği zamanla bu indirimden daha fazlasını kaybediyor. Sonuç olarak yatırımcı rasyonel davranıyor ve evini boş tutarak mülkünün likiditesini koruyor. Eğer 'boş ev vergisi' gibi radikal düzenlemeler gelmezse, piyasadaki bu 'hayalet ev' stoku artmaya devam edecektir"
Atıl Duran Mekanlar
İstanbul'da yaşanan kullanım harici mesken probleminin devasa boyutu, CK Enerji vasıtasıyla paylaşılan "Gayrimenkulün Enerjisi" isimli raporda şeffaflıkla incelendi. Resmi kayıtlarda yaklaşık 225 bin mekan aktif elektrik aboneliği bulunmasına rağmen fiili tüketimsizlik yüzünden boş sayılıyor. Temsilciler sistem dışı unsurlar eklendiğinde tablonun 300 bin sınırını geçtiğini bildirirken, Türkiye genelindeki sayılar çok daha devasa noktalara tırmanıyor.


