Eskişehir’de usulsüz rapor talebini kabul etmediği öne sürülen bir doktor ile birlikte görev yaptığı sekreter şiddete uğradı. Olayın ardından açıklama yapan Eskişehir-Bilecik Tabip Odası, saldırıya tepki göstererek sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi için daha caydırıcı cezalar uygulanmasını istedi.
Eskişehir-Bilecik Tabip Odası Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Genel Sekreter Dr. Nesrin Küçük, “Dün şehrimizde bir meslektaşımız, usulsüz rapor talebini kabul etmediği için, birlikte görev yaptığı sekreteri ile birlikte şiddete maruz kalmıştır. Üzgünüz, öfkeliyiz, kızgınız. Öncelikle meslektaşımıza ve sekreter arkadaşımıza geçmiş olsun diyoruz ve yanlarında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Sağlıkta şiddet, pervasızlıkta, utanmazlıkta sınır tanımayan, cezasızlığın da etkisi ile bütün ülkeyi, tüm çalışma ortamlarımızı kasıp kavuran kitlesel bir sorundur. Ülkemizin dört bir yanından sağlıkta şiddet haberi duymadığımız gün maalesef yoktur. Sözel şiddet maruziyeti artık haber dahi olmamaktadır” dedi.

“Ceza yasalarının caydırıcı hale getirilmesini talep ediyoruz”
Sağlık çalışanlarının ülke genelinde sık sık şiddet olaylarıyla karşı karşıya kaldığını savunan Küçük, “Bu olayların, sadece birkaç kendini bilmezin eylemi olmadığı açıktır. Kitlesel bir kıyıma dönüşen şiddet olaylarını önemsizleştiren, görmezden gelen anlayışın aslında sorunların hem nedeni olduğunu hem de yarattığı sorunları daha da derinleştirdiğini biliyoruz. Bizler, sağlıkta yaşanan şiddetin gerçek nedenini bütün boyutlarıyla tanıyoruz, çözüm yollarını biliyoruz ve bunu yıllardır haykırıyoruz. Bunu siyasi iktidara ve sağlık yöneticilerine defalarca ilettik, iletiyoruz. Sorunların temelinde siyasi iktidarın yıllardır uyguladığı; hekimleri, sağlık çalışanlarını değersizleştiren ve bütün sağlık sorunlarının kaynağıymış gibi hedef gösteren anlayış vardır. İzlediğiniz sağlık politikalarıyla bu ülkenin sağlık sorunlarını çözmüyorsunuz, yeni ve ağır sorunlar yaratıyorsunuz. İzlediğiniz politikaları sürdürebilmek için hekimleri değersizleştirmeye çalışıyorsunuz. Ama biz sizin hekimleri değersizleştirme politikanıza kesinlikle izin vermeyeceğiz. Bir meslektaşımızın, bir sağlık çalışanının daha şiddete uğramasına izin vermeyeceğiz. Şiddet uygulayanların en ağır cezaya çarptırılmasını istiyoruz. Ceza yasalarının caydırıcı hale getirilmesini talep ediyoruz. Bunun için Türk Tabipleri Birliği’nin sağlıkta şiddetle mücadele için sunduğu önerilerinin bir an önce hayata geçirilmesini istiyoruz. Şiddetin asıl kaynağı olan sağlık politikalarınızdan hemen şimdi vazgeçerek paraya, ranta değil; bilime, emeğe, insana inanan sağlık sistemine dönmenizi istiyoruz. Sağlıkta yaşanan şiddet olgularına karşı topyekûn, kararlı ve samimi bir mücadele yürütülmesi zorunludur. TTB’nin sağlık çalışanlarına yönelik suçlar için yasa önerisine göre; cezalar artırılmalı, Türk Ceza Kanunu’nda şiddet başlığı ile ayrı bir suç kategorisi tanımlanmalı, suçların infazında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik uygulamaları kaldırılmalıdır. Mesleğimizin geleneği şiddet değil, karşılıklı güven içeren bir sağlık ortamına dayanır. Şiddetin olmadığı bir sağlık sistemini kurmak mümkündür.” dedi.
“Davanın takipçisi olacağız”
Sağlık kurumlarında güvenli çalışma ortamlarının oluşturulması gerektiğini belirten Küçük, “Sağlık kurumlarında güvenli çalışma koşulları sağlanmalıdır. Yönetici atamalarında mutlak liyakat aranmalıdır. Bilime dayanan, katılımcı bir yönetim anlayışı benimsenmelidir. Tüm yapısal düzenlemeler ve uygulamalarda mutlaka çalışanların önerileri dikkate alınmalıdır. Çalışma ortamlarında güvenliğin sağlanmasında ihmali olanlara gereken idari yaptırımlar uygulanmalıdır. Şiddetsiz bir ülke, şiddetsiz bir sağlık ortamı istiyoruz. Bunun mümkün olduğunu biliyoruz.
Son olarak, meslektaşımıza ve sekreter arkadaşımıza bir kez daha geçmiş olsun diyoruz ve tüm hukuki süreçte yanında olduğumuzu ve suçlunun en ağır cezayı alması için davanın takipçisi olacağımızı bir kez daha ifade etmek istiyoruz” şeklinde konuştu.




