Tepebaşı Belediyesi tarafından düzenlenecek 18’inci Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun basın lansmanı gerçekleştirildi. Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, sempozyumun 2-6 Eylül tarihleri arasında Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda sanat, bilim ve sektör temsilcilerini bir araya getireceğini söyledi.
Eskişehir’in pişmiş toprak ve kiremit sanayisindeki geçmişinden doğan sempozyumun ilk kez 2001 yılında gerçekleştirildiğini belirten Ataç, bugüne kadar 159’u Türk, 69’u yabancı olmak üzere 228 sanatçının etkinliğe katıldığını aktardı. Sanatçıların hazırladığı 244 pişmiş toprak eserin Tepebaşı’nın farklı noktalarında sergilendiğini ifade eden Ataç, sempozyum kapsamında 400’ün üzerinde bilimsel bildirinin de yayımlandığını kaydetti.
8 sanatçı Eskişehir için eser üretecek
Sempozyuma bu yıl Ayşegül Veyveri, Ercan Dural, Tuba Önder, Nilgün Salur, Özgür Yıldız, Ümit Gürsoy, Japonya’dan Mariko Okubo ile Fransa’da yaşayan Çinli sanatçı Yin Chang katılacak.
6 Türk ve 2 yabancı sanatçı, sempozyum boyunca pişmiş topraktan eserlerini Eskişehir’de üretecek. Yabancı sanatçılar ayrıca düzenlenecek uluslararası buluşmalarda deneyimlerini öğrenciler, akademisyenler ve sanatseverlerle paylaşacak. Prof. Bilgehan Uzuner de etkinliklere konuk olarak katılacak.
Bu yıl Atatürk Anıtı yapılacak
Sempozyumun geleneksel hale gelen kolektif eser çalışması da bu yıl devam edecek. Sanatçıların ortak çalışmasıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü betimleyen bir Atatürk Anıtı hazırlanacak. Çocukların kendi elleriyle yapacağı çiçekler de anıtın bir parçası olacak.
Sempozyum kapsamında geçmiş yıllarda 2021’de “Varlığımız Sağlığımız Anıtı”, 2023’te “Sonsuz Cumhuriyet Anıtı”, 2025’te ise çağdaş sanat anlayışıyla yeniden yorumlanan “Yazılıkaya” hazırlanmıştı.
Kentin farklı noktalarında 244 eser bulunuyor
İlki 2001 yılında gerçekleştirilen Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu’na bugüne kadar 159’u Türk, 69’u yabancı olmak üzere toplam 228 sanatçı katıldı. Sanatçıların sempozyumlarda hazırladığı 244 pişmiş toprak heykel, Tepebaşı’nın farklı noktalarında sergilenerek kentin açık hava sanat belleğinin parçaları haline geldi. Etkinlik kapsamında bugüne kadar 400’ün üzerinde bilimsel bildiri de yayımlandı.
Eskişehir’de pişmiş toprak ve kiremit üretiminin kurumsal geçmişi ise Cumhuriyet’in ilk yıllarına dayanıyor. Ekim 1926’da Anadolu Avrupa Tuğla Fabrikası Anonim Şirketi’nin kurulmasıyla kentte ilk kiremit üretimi gerçekleştirilirken, yıllar içerisinde oluşan üretim kültürü sempozyum aracılığıyla sanatla buluşturuldu.

Ekin Uzunlar açılışta sahne alacak
Sempozyumun açılış töreni 2 Eylül Çarşamba günü saat 18.30’da gerçekleştirilecek. Açılışın ardından saat 20.00’de Ekin Uzunlar konser verecek.
Program kapsamında 3 Eylül Perşembe günü Echo Tribute Band, 4 Eylül Cuma günü Cosmokiss, 5 Eylül Cumartesi günü ise Valeria Sonar Jazz Quartet sahne alacak. Sempozyum, 6 Eylül Pazar günü saat 18.30’da düzenlenecek kapanış töreniyle sona erecek. Kapanışın ardından saat 20.00’de Kolektif İstanbul konser verecek.
Çocuklar için de atölyeler düzenlenecek
Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda 2-6 Eylül tarihleri arasında her gün 10.00-17.00 saatleri arasında çocuk atölyeleri, rekreasyon etkinlikleri ve çocuk çamur atölyeleri gerçekleştirilecek. Etkinlik alanında el sanatları tanıtım ve satış stantları da yer alacak.
5 Eylül Cumartesi günü Vega AVM’de Down sendromlu çocuklara yönelik yemek yarışması ile yöresel yemek yarışmaları düzenlenecek.
“Gelenek Gelecek” Bilgehan Uzuner Sergisi de 2-14 Eylül tarihleri arasında Atila Özer Karikatürlü Ev’de ziyaret edilebilecek. Serginin açılışı 2 Eylül Çarşamba günü saat 16.00’da gerçekleştirilecek.
18’inci Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu; Kılıçoğlu, Espark, ERİAD, Ecan Alışveriş Merkezi ve Cassaba Modern ana sponsorluğunda, çeşitli kurum ve kuruluşların desteğiyle gerçekleştirilecek.
“Dünyanın farklı yerlerinde görebileceğimiz kadar iddialı eserler”
Sempozyumun sanat çalışmalarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Bilgehan Uzuner, ortaya çıkan eserlerin uluslararası düzeyde olduğuna dikkat çekerek, “Biz burada kamusal sanat üretiyoruz. Kamusal sanat içerisinde sanatçılar her zaman tamamen özgür bir şekilde ifade ortaya koyamayabiliyor. Ancak burada gördüğünüz eserler, dünyanın farklı yerlerinde görebileceğimiz kadar iddialı eserler. Bunun özellikle altını çizmek istiyorum. Hatta bu konuda biraz mütevazı olamayacağım. Bu yıl 8 sanatçımız yer alıyor. Bunun yanı sıra üniversitelerin sanat bölümlerinden yaklaşık 20 öğrenci de sanatçılarımıza asistanlık yapacak. Belediye çalışanlarımızın da desteğiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Toplamda 50-60 kişilik bir ekip olarak hep birlikte çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Eserler etkinlik bittikten sonra da şehirde yaşıyor”
Endel Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şeref Burak Özaydemir , bu yıl ortaya çıkacak kolektif eserin ayrı bir anlam taşıdığını belirterek, “Sempozyuma katılan sanatçılarımızın kolektif bir çalışmayla ortaya çıkaracağı Atatürk ve çocuk temalı yeni eserin, Cumhuriyetimizin değerlerine ve geleceğe olan inancımızı çok güçlü bir şekilde yansıtacağına inanıyorum. Atatürk’ü çocuklarla, yani Cumhuriyetin geleceğiyle buluşturan bu eserin hem taşıdığı anlam hem de sanatsal değeriyle özel bir yere sahip olacağını düşünüyoruz” dedi.
Pişmiş toprağın Eskişehir açısından yalnızca bir sanat malzemesi olmadığını söyleyen Özaydemir, “18 yıldır süren bu sempozyumun en değerli yönlerinden biri, Eskişehir’in sanayi kimliği ile sanat ve kültür birikimini ortak bir ham madde etrafında buluşturmasıdır. Çünkü pişmiş toprak, bir sanat malzemesi olmasının yanında Eskişehir için sanayileşmenin ve kent hafızasının önemli bir parçasıdır. Kılıçoğlu olarak bizim hikayemizin temelinde de aynı ham madde, toprak var” ifadelerini kullandı.
Sempozyumda hazırlanan eserlerin kalıcı olduğuna dikkat çeken Özaydemir, “Pişmiş Toprak Sempozyumu’nun en güzel taraflarından biri de etkinlikler sona erdikten sonra eserlerin şehirde yaşamaya devam etmesidir. Bu eserin de Eskişehir’in kültürel hafızasında özel bir yere sahip olacağını ve şehrimize uzun yıllar değer katacağını düşünüyoruz. Kılıçoğlu olarak 100’üncü yılımıza giderken Eskişehir’in üretim, sanat ve kültür hayatına değer katan bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük onur duyuyoruz” diye konuştu.




