Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) yönetimi, Tıp Fakültesi Hastanesi’nin mevcut durumu ve yeni hastane binası ihtiyacına ilişkin açıklamalarda bulundu. Üniversite yönetimi, hastane binasının deprem açısından ciddi bir sorun taşımadığını ancak yaklaşık 50 yıllık yapının modern sağlık hizmetleri açısından fiziki ve teknolojik ihtiyaçları karşılamakta zorlandığını belirtti.
“Bizim talebimiz yeni bir hastane binasının yapılmasıdır”
ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, mevcut hastane binasının güçlendirilmesi yerine yeni bir bina yapılması görüşünü desteklediklerini söyledi. Hastane hizmetleri devam ederken kapsamlı bir güçlendirme çalışmasının çeşitli sorunlara yol açabileceğine dikkat çeken Gümüşsoy, “Sayın Valimizin de bir süredir dile getirdiği, güçlendirme yerine yeni bir bina yapılması düşüncesine ben de katılıyorum. Elbette biz inşaat mühendisi veya mimar değiliz. Ancak takdir edersiniz ki insan kendi evinde otururken bile bir tadilat yaptırmakta zorlanıyor. Burada ise çok büyük bir hastane binasından söz ediyoruz. Hastalarımızın tedavisi ve sağlık hizmetleri devam ederken böyle büyük bir binanın güçlendirilmesi başlı başına ciddi bir problem. Bunun enfeksiyon riski var, ortaya çıkabilecek başka olumsuzluklar var. Böyle bir sorumluluğu bir kişinin veya tek bir kurumun üzerine alması da çok mümkün görünmüyor. Bu nedenle gerekli bütün tedbirleri almak ve analizleri yapmak şartıyla, mevcut binamıza güvenli bir şekilde hizmet verebildiğimiz süre içerisinde faaliyetlerimizi sürdürmek durumundayız. Yeni bina tamamlandığında ise hizmetleri kademeli ve hızlı bir şekilde oraya taşıyarak mevcut yapılarımızı da korumamız gerekiyor. Çünkü burada devam eden çok önemli sağlık hizmetleri var. Bölgeden gelen onkoloji hastalarımız olduğu gibi Eskişehir'den hizmet alan çok sayıda hastamız da bulunuyor. Bu hastalara verilen hizmeti bir anda durdurmamız mümkün değil. Konunun bir de eğitim boyutu var. Tıp Fakültesi öğrencilerimizin bu hastaneye ihtiyacı var, burada görev yapan hocalarımız var. Dolayısıyla bütün bunları çok boyutlu değerlendirdiğimizde bizim talebimiz yeni bir hastane binasının yapılmasıdır. Bunun için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Süreci hızlandırabilmek adına da elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. Ancak burada özellikle bir parantez açmak istiyorum. Bizim için hasta güvenliği ve can güvenliği her şeyden önemlidir. Mevcut hastane binasıyla ilgili bir yıkım kararı bulunmuyor. Zemin açısından da çok büyük bir sıkıntı söz konusu değil. Belki bugün Eskişehir genelindeki yapılarda aynı zemin etütleri ve analizler gerçekleştirildiğinde çok daha ciddi tespitlerle karşılaşılabilir. Bizim bu noktadaki temel hedefimiz yeni bir binanın yapılması ve Eskişehir'e yeni bir Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinin kazandırılmasıdır. Hocalarımın da ifade ettiği gibi basınımız bu süreci yakından takip ediyor. Biz de attığımız her adımı basınımız ve kamuoyuyla paylaşacağız. İnşallah en kısa zamanda güzel gelişmeleri paylaşmaktan büyük memnuniyet duyacağız. Kampüs içerisinde yeni hastane binası için yerimiz var, çok şükür. Şu anda kampüs içerisinde yeni bir bina yapılması planlanırsa, mevcut hastanenin karşısında, Cumhuriyet Parkı içerisinde uygun bir alanımız bulunuyor. Bu konudaki planlamalar da yapılıyor.
Şunu özellikle ifade etmek isterim ki şu anda üzerinde en hassas şekilde durduğumuz konuların başında hastane meselesi geliyor. Bunun da kamuoyu tarafından bilinmesini istirham ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Hastane bugün ihtiyaç duyulan hizmeti verebilecek yeterlilikte değil”
ESOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir, hastanenin zeminine ilişkin çalışmalar yapıldığını belirterek, “Aslında hepimizin bu hastaneyle çok uzun yıllara dayanan bir bağı var. Ben de çocukluğumu belki buralarda geçirdim. Ailemiz burada çalıştı ve uzun yıllar hizmet etti. Ancak hastanemiz artık çok eski. Hastanenin zeminiyle ilgili çalışmalar yapıldı. Zemin kötü değil, bu konuda bir sıkıntı bulunmuyor. Hatta hastanenin en iyi yönlerinden birinin depreme dayanıklılığı olduğunu söyleyebilirim. Ancak doğruyu söylemek gerekirse hastane, teknolojik açıdan bugün ihtiyaç duyulan hizmeti verebilecek yeterlilikte değil. Ben bunu kendi çalışma alanımda da yaşıyorum. İnme merkezinde çalışıyorum. Burası Türkiye'nin ilk inme merkezi ve dünya çapında bir merkez. Ancak biz büyümeye çalışıyoruz. Yeni cihazlar almak, daha iyi imkânlara sahip olmak istiyoruz. Hepimiz daha iyisini yapmak için buradayız fakat hastane artık sıkışmış durumda. Hastane eski. Havalandırma, su ve elektrik sistemleri elbette bizim uzmanlık alanımız değil ancak yıllardır burada olduğumuz için yaşanan sorunları biliyoruz. Yenilikler yapılıyor fakat artık 2026 yılındayız. Eskişehir'de Şehir Hastanesi gibi yeni sağlık yatırımları bulunuyor. Bunun yanında Dicle Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi gibi çeşitli üniversitelerde kampüs hastanesi projeleri onaylandı. Biz de zaman zaman, "Neden şehrimizde Eskişehir Osmangazi Üniversitesine ait yeni bir tıp fakültesi hastanesi yok?" diye düşünüyor ve üzülüyoruz.Çünkü burası yalnızca hastalara hizmet veren bir hastane değil. Kıymetli öğretim üyelerimizin çalıştığı ve çoğu zaman unutulan öğrencilerimizin eğitim aldığı bir Tıp Fakültesi. Bugüne kadar yaklaşık 7 bin mezun verdik, yaklaşık bin aktif öğrencimiz var. İlk 25 bine giren, pırlanta gibi öğrenciler buraya geliyor. Yıllarını bu kuruma vermiş hocalarımız ve çalışanlarımız var. Biz öğrencilerimizin daha iyi bir hastanede, daha iyi fiziki şartlarda ve daha iyi dersliklerde eğitim görmesini istiyoruz. Bu nedenle hastanenin yenilenmesi meselesini yalnızca zemin veya depreme dayanıklılık açısından değerlendirmemek gerekiyor. Teknolojik yeterlilik ve günümüz şartlarına uygunluk da son derece önemli. COVID-19 pandemisini yaşadık. Dünya farklı savaşların ve krizlerin içerisinde. Ülkemizin ve sağlık sistemimizin bütün bunlara hazırlıklı olması gerekiyor. Afetlere uygunluğu da hesaba katmak zorundayız. Yalnızca bugünü değil, 10 yıl ve 20 yıl sonrasını düşünerek hareket etmemiz gerekiyor. Bu nedenle yalnızca bizlerin değil, sizlerin de desteğine çok ihtiyacımız var. Sayın Valimiz de bu konuda büyük destek veriyor. Sayın milletvekillerimizin de destek vereceğine inanıyoruz. Eskişehir'in daha iyi imkânlara sahip bir tıp fakültesine ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörlüğüne ait yeni bir hastaneye artık ihtiyacı olduğunu düşünüyoruz” dedi.
“Mesele yalnızca deprem değil”
ESOGÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Haluk Hüseyin Gürsoy ise mevcut binanın bazı sağlık yönetmeliklerinde belirtilen fiziki şartları karşılamakta zorlandığını söyledi. Özellikle bazı yoğun bakım alanlarında metrekare ve tavan yüksekliği gibi konularda günümüz standartlarının yakalanamadığını belirten Gürsoy, “Aslında mevcut hastanemiz sağlık yönetmeliklerinin gerektirdiği bazı şartları karşılamakta zorlanıyor. İl Sağlık Müdürlüğünden gelen yönetmelikler doğrultusunda özellikle ruhsatlandırma noktasında zaman zaman sıkıntılar yaşıyoruz. Hizmet vermeye devam eden yoğun bakımlarımız var. Yeni yoğun bakım binamız bu açıdan iyi durumda ancak diğer yoğun bakımlarımızda ciddi fiziki sorunlar bulunuyor. Metrekareleri ve tavan yükseklikleri günümüz standartlarına uygun değil. Dolayısıyla mesele yalnızca deprem değil. Hatta yapılan deprem analizleri açısından baktığımızda hastanemizin Eskişehir'deki sağlam yapılardan biri olduğu ortaya çıktı diyebiliriz. Bütün binalarımızı analiz ettirdik ve yapılan değerlendirmelerin sonucunda mevcut bina için yalnızca güçlendirme ihtiyacı ortaya çıktı.
Ancak bundan daha önemli bir sorun var. Modern tıp hizmetlerinin verilmesi noktasında ciddi bir fiziki sıkışıklık yaşıyoruz. Bu nedenle yeni dönemde, Rektör Hocamızın gayretleri ve bütün ekibin çalışmalarıyla yeni hastane binasına ilişkin bir karar alınmasını umut ediyoruz. Böyle bir kararın hepimizi rahatlatacağını düşünüyorum. Elbette yeni bir hastanenin yapılması kısa sürede tamamlanabilecek bir süreç değil. Konuştuklarımız ve yapılan değerlendirmeler doğrultusunda bunun 3-4 yıldan önce tamamlanması kolay görünmüyor. Önce yeni bina tamamlanacak, ardından biz de buradaki hizmetlerimizi oraya taşıyacağız. Yeni hastanenin bu kampüs içerisinde olması gerektiğini düşünüyoruz. Özcan Hoca da Rektör Hocamız da bu yönde düşünüyor. Zaman zaman hastanenin farklı bir yerde yapılıp yapılamayacağı konuşuluyor ancak bizim düşüncemiz burada olması yönünde. Çünkü hem öğrencilerimizin burada eğitim görmeye devam etmesi hem de mevcut yeni binalarımızın kullanılabilmesi gerekiyor. Sonuçta bunların tamamı devletimizin yatırımları. Mevcut yapıların hepsinin yıkılması söz konusu değil. Yeni yapılmış ve hizmet vermeye devam edecek binalarımız var. Bu yapıların da sağlık hizmetinin bir parçası olarak kullanılmaya devam edebilmesi için yeni hastane binasının mevcut kampüse yakın bir noktada yapılması gerekiyor. Bunun dışında hastanemize çok sayıda yeni cihaz kazandırıyoruz ve sağlık hizmetlerimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Gerçekten çok iyi cihazlarımız var. Bu noktada Rektörlüğümüzün desteğini görüyoruz. Önceki yönetime ve Kamil Hocamıza da katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz. Hastanemize çok güzel cihazlar kazandırıldı. Ancak binamız maalesef sahip olduğumuz teknolojik imkânlarla aynı seviyede değil. Bir tarafta 2026 model, son teknoloji cihazlarımız var, diğer tarafta bu cihazları yaklaşık 50 yıllık bir binada kullanmaya çalışıyoruz. Arada böyle ciddi bir tezat bulunuyor. Umuyorum ki yeni hastane konusunda gerekli adımlar atılır ve süreç hepimiz için hayırlı olur” diye konuştu.





