İstanbul’da 2012 yılında sıradan bir kayıp ilanıyla başlayan süreç, Eskişehir’e uzanan ihbarlar ve kan donduran itiraflarla Türkiye’nin en karanlık cinayet dosyalarından birine dönüştü. "Kurt" lakaplı Emniyet Amiri Oktay Kapsız’ın titiz incelemesiyle tozlu raflardan indirilen Mehmet Şahinoğlu ve Saime Sivri dosyası, uzun süre cesetlerin bulunamaması nedeniyle tıkanmışken, düğümü Eskişehir’de verilen bir ifade çözdü.
Habertürk muhabiri Mustafa Şekeroğlu’nun özel haberine göre, Eskişehir Odunpazarı Karakolu’na 2016 yılında giden Ercan Akdeniz isimli şahsın itirafları, davanın tüm seyrini değiştirdi. Amcası Mehmet Salih A.’nın talimatıyla hareket ettiğini öne süren Akdeniz, daha önce bir villaya gömülen Mehmet Şahinoğlu’nun cesedini oradan çıkararak Bursa’daki bir ormanlık alanda yaktıklarını iddia etti. Tanığın gösterdiği noktada yapılan kazılarda bulunan yanmış bir üst çene kemiği (maksilla) parçası, yapılan adli tıp incelemesinde maktulün 2011 yılındaki diş tedavi kayıtlarıyla birebir uyumlu çıktı.
DAVADA TUTUKLU YOK
Olayın arka planında ise akıllara durgunluk veren bir intikam planı yer alıyordu. Şiddet gördüğü imam nikahlı eşinden kaçıp Mehmet Şahinoğlu ile evlenen Saime Sivri’nin izini süren zanlılar, Şahinoğlu’nu "zengin iş kadını" tuzağıyla İstanbul’a çekmiş ve ardından her iki ismi de ortadan kaldırmıştı. Bu süreçte HTS kayıtları ve baz incelemeleri cinayet şüphesini güçlendirse de, cesetlerin yokluğu nedeniyle daha önce verilen beraat kararları adaletin tecellisini geciktirmişti.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Eskişehir’de başlayan bu itiraf zinciri ve diş kayıtlarındaki kesin uyumu dikkate alarak 2025 yılı başında beraat kararlarını bozdu. Ancak davanın yeniden görülmeye başlandığı süreçte kilit isimlerden haber alınamıyor. İtirafçı tanık Ercan Akdeniz’in Muş’ta öldürüldüğü iddia edilirken, maktulü tuzağa düşüren Sultan D.’nin de kayıplara karışması dosyanın üzerindeki karanlık bulutları artırıyor.
Son duruşmanın ardından mahkeme 3 ay sonraya duruşma tarihi verilen davada tutuklu kimse bulunmuyor.





