Eskişehir Kozkayı İlkokulu’nda geçtiğimiz günlerde bir öğrenci velisi çocuklar arasında yaşanan bir tartışmayı gerekçe göstererek okula elinde sopayla girdi, öğretmenlere ve öğrencilere yönelik tehditlerde bulundu.
Bugünde öğretmenler Burcu Gür ve Şeyma Çoban’ı hedef alan tehdit notu okul kapısına bırakıldı.
Yaşanan bu olay sonrası Eğitim Bir Sen Eskişehir 1 No’lu Şubesi tehditlere ve sözlü şiddete maruz kalan iki öğretmenle birlikte konuya ilişkin açıklamada bulundu.

“NOTU BIRAKAN KİŞİ HENÜZ TESPİT EDİLEMEMİŞTİR”
Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Kozkayı İlkokulu’nda görev yapan iki kadın öğretmenimize yönelik yaşanan saldırı ve tehdit olayları bizleri derinden endişelendirmiştir.
Geçtiğimiz günlerde bir öğrenci velisinin, çocuklar arasında yaşanan bir tartışmayı gerekçe göstererek okula elinde sopayla girdiği, öğrencilere ve öğretmenlere yönelik tehditlerde bulunduğu tarafımıza iletilmiştir. Bu vahim olayın ardından bugün de öğretmenlerimizi hedef alan, tehdit içerikli yazılı bir not okul kapısına bırakılmıştır. Notu bırakan kişi henüz tespit edilememiştir.
Eğitim kurumları; şiddetin, tehdidin ve korkunun değil, güvenin, huzurun ve eğitimin mekânıdır. Öğretmenlerimiz, devletimizin kendilerine tevdi ettiği kutsal görevi yerine getirirken can güvenliği endişesi taşımamalıdır. Hiçbir öğretmenimiz tehdit altında görev yapmak zorunda değildir ve olamaz.
“YENİ ACILAR YAŞAMAK İSTEMİYORUZ”
İstanbul’da öğrencisi tarafından katledilen Fatma Nur Çelik öğretmenimizin yüreğimizdeki acısı daha dinmemişken, eğitim camiası olarak yeni üzüntüler, yeni acılar yaşamak istemiyoruz. Bir öğretmenimizin daha adının bir şiddet vakasıyla anılmasına tahammülümüz yoktur. Bu acı tecrübeler bizlere göstermiştir ki, tehdidi hafife almak; telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilmektedir.
Yaşanan bu olaylar sadece ilgili öğretmenlerimizi değil, tüm eğitim camiamızı ve velilerimizi tedirgin etmektedir. Öğretmene yönelen her tehdit, doğrudan doğruya eğitime ve toplumun geleceğine yönelmiş bir tehdittir.
Konuya ilişkin gerekli idari ve adli başvurular yapılmış olup sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz. Ancak burada en temel beklentimiz; öğretmenlerimizin güvenli bir ortamda görev yapabilmesi için gerekli tüm güvenlik tedbirlerinin okullarda ivedilikle alınmasıdır.
Yetkilileri;
- Olayın faillerinin bir an önce tespit edilmesi,
- Okul güvenliğinin artırılması,
- Benzer olayların tekrar yaşanmaması için kalıcı ve caydırıcı tedbirlerin hayata geçirilmesi
hususunda acil göreve almaya davet ediyoruz.
Öğretmene yönelik her türlü şiddetin ve tehdidin karşısında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor, Kozkayı İlkokulu’nda görev yapan öğretmenlerimizin ve tüm eğitim çalışanlarımızın yanında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”

“ÇOK ENDİŞELİYİZ, KORKUYORUZ”
Konuyla ilgili açıklama yapan iki öğretmen şu ifadeleri kullandı:
Burcu Gür: “4 yıldır köyde görev yapmaktayım. Bazı ufak tefek olaylar yaşıyoruz köyde fakat çocukların eğitim öğretimi aksamasın, geri kalmasınlar diye muhtarımızla, ilçe milli eğitim müdürüyle ufak sorunları çözüyorduk. Fakat bu son yaşanan okul bahçesine bize karşı hakaretler, sopayla girmesi; son olarak bu kağıt, iki arkadaşımı da yani beni de çok korkuttu. Gitmek istemiyoruz gerçekten. Çok üzgünüz bu konuda. İnşallah hiçbir öğretmen arkadaşımız böyle bir şey yaşamaz.”
Şeyma Çoban: "Ben de arkadaşım gibi aynı şekilde, zaten iki öğretmeniz orada, iki öğretmen çalışıyoruz. Ben de okul öncesi öğretmeniyim. Daha önce de bahçeye yönelik, çocuklara yönelik bir saldırı oldu ama işte çocukların eğitim öğretimi aksamasın, idare edelim, konuşalım, hallederiz diye düşündük. Ancak hiçbir şey halledilememiş maalesef. Bugün tekrar bu şekilde bir tehditle karşı karşıya kaldık. Çok endişeliyiz, korkuyoruz."





