Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Resmi Gazete'de yayımlanan tarihi kararında, yıllık izin günlerine rastlayan hafta tatillerinin düşülemeyeceğini açıkladı.
Ülke genelindeki işçileri ve işverenleri yakından ilgilendiren, çalışma dünyasındaki yıllık izin hesaplamalarında emsal niteliğinde bir dönüm noktası yaşandı. Sözleşme sonlanmış olsa dahi geçmişte eksik ödenen dinlenme günlerinin işçiye brüt ücret üzerinden geri ödenmesi zorunlu kılındı.
Adalet Bakanlığının Kararlı İtirazı
Süreç, bir çalışanın haklarının verilmediğini belirterek ihbar tazminatı ve yıllık izin talebiyle açtığı davayla başladı. 9 Haziran tarihli Resmi Gazete'de neşredilen ilam, izinler ile hafta tatillerinin birleştirilmesini yasaya aykırı buldu. SGK uzmanı İsa Karakaş'ın köşesinden paylaştığı bilgilere göre dava, İş Mahkemesinde kısmen kabul edilince Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz talebiyle üst yargının önüne taşındı. İlk mahkeme işçinin 24 gün izin kullandığına kanaat getirmişti.

İş Kanununun Temel Esasları
İtirazda çalışanın hakkının 24 gün değil aslında 28 gün olduğu belirtildi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi incelemesinde İş Kanunu’nun 56/5 maddesi kapsamında pazar günlerinin izin süresinden sayılamayacağını vurguladı. Yargıtay ayrıca izin kullanımının ispat yükünün imzalı defterle işverende olduğunu ve her halükarda sözleşme bitiminde alacakların son brüt maaş üzerinden ücrete dönüşeceğini hatırlattı.
Dört Günlük Alacak ve Bozma Kararı
Davada işçinin 28 gün izinli yazıldığını ancak bu sürenin içine 4 gün hafta tatilinin girdiğini belirleyen Yargıtay, anayasal dinlenme hakkının korunması gerektiğine hükmetti. Neticede İş Mahkemesinin verdiği hatalı hüküm oy birliğiyle bozulurken, 4 günlük izin bakiye ücretinin işçiye ödenmesi gerektiği kararlaştırıldı. Yeni kararla pazar günlerinin izin hesaplamasından tamamen ayrı tutulması artık yasal zorunluluk oldu.



