Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde bulunan ve 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen Sivrihisar Ulu Camii, çivi kullanılmadan inşa edilen ahşap yapısıyla dikkatleri çekiyor. Orta Çağ Anadolu mimarisinin en özgün örneklerinden biri olarak gösterilen cami, yüzyıllardır depremlere ve doğal etkilere karşı ayakta kalmayı sürdürüyor.

Toplam 67 ahşap direk üzerine kurulu olan yapı, geleneksel geçme teknikleri sayesinde sağlamlığını koruyor. Özellikle yapımında kullanılan ahşap parçaların metal ya da tutkal olmadan birbirine geçirilmesi, camiye esneklik kazandırarak çatlama ve bozulmaları önlüyor.

Ulu Camii (2)

EŞSİZ SANAT ESERİ ORTAYA ÇIKTI

Caminin en dikkat çeken bölümlerinden biri olan minber, 1245 yılında Horasanlı İbrahim oğlu Cuma tarafından “gerçek kündekari” tekniğiyle yapıldı. Bu teknikte binlerce küçük ahşap parça, yalnızca geçme yöntemiyle bir araya getirilerek eşsiz bir sanat eseri ortaya çıkarıldı.

Ulu Camii (3)

Yapının taşıyıcı sisteminde kullanılan kırlangıç geçme yöntemi, ana kirişlerin birbirine kilitlenmesini sağlıyor. Bu sayede yapı, deprem anında esneme kabiliyeti kazanarak yıkılma riskini en aza indiriyor. Uzmanlara göre bu teknik, caminin yüzyıllardır ayakta kalmasının en önemli nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Caminin iç kısmında yer alan bazı ahşap direklerin altına yerleştirilen mermer sütun başlıkları ise dikkat çekiyor. Antik dönemden getirilen bu parçalar sayesinde ahşabın zeminden gelen nemle temas etmesi engellenerek çürümenin önüne geçiliyor.

TESCİLLENDİ

Yaklaşık 1.485 metrekarelik geniş iç hacme sahip olan Sivrihisar Ulu Camii, UNESCO tarafından “Üstün Evrensel Değer” olarak tescillendi. Vakıflar Genel Müdürlüğü denetiminde sürdürülen koruma çalışmalarında, yapının özgünlüğünü bozacak herhangi bir metal ya da kimyasal müdahaleye izin verilmiyor.

Sivrihisar Ulu Camii, yıllardır hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi