Eskişehir’in Han ilçesi sınırlarında yer alan Yazılıkaya diğer adıyla Midas Anıtı, Demir Çağı Anadolu mimarisinin günümüze ulaşan en görkemli kaya fasadı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. M.Ö. 8. yüzyıla tarihlenen anıt, Frig medeniyetinin hem dini inançlarını hem de ileri düzey taş işçiliğini yansıtan önemli bir kült yapısı olarak değerlendiriliyor.
KUTSAL BİR ALAN OLDUĞU BİLİNİYOR
Tüf kaya kütlesi üzerine işlenen devasa cephe formuyla öne çıkan yapı, 17 metre yüksekliği ve 18,30 metre genişliğiyle bölgedeki en dikkat çekici arkeolojik eserler arasında yer alıyor. Yüzeyinde, Friglerin ahşap mimarisini taklit eden baklava dilimi ve meander gibi geometrik motifler bulunuyor. Orta bölümde yer alan nişin ise dini ritüellerde Tanrıça Matar’a adanan heykelin konulduğu kutsal bir alan olduğu biliniyor.
Anıtın en önemli özelliklerinden biri de üzerinde yer alan Eski Frig alfabesiyle yazılmış üç ayrı yazıt. Sol üst bölümde yer alan “Midai” ifadesi, yapının efsanevi Kral Midas ile ilişkilendirilmesine kaynaklık ederken, yan yüzlerdeki yazıtlarda “Ates” ve “Arkiaevas” gibi unvanlar ile dini terimlerin yer aldığı görülüyor.
Arkeolojik değerlendirmelere göre Midas Anıtı’nın bir mezar yapısı değil, doğrudan ana tanrıçaya adanmış açık hava tapınağı olduğu kabul ediliyor. Yapının üst kısmında bulunan akroter detayları da bu kutsal işlevi destekleyen önemli mimari unsurlar arasında yer alıyor.
Açık hava koşullarına maruz kalması nedeniyle zamanla aşınma riski taşıyan anıt, 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı statüsüyle korunuyor. Bölge düzenli teknik incelemelerle takip edilirken, Yazılıkaya’nın UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki yerini koruması dikkat çekiyor.





