Eğitim Sen Şube Başkanı Özkan Demirkol, Eskişehir.net’te canlı yayınlanan “20 Dakika” programında eğitim sistemindeki yapısal sorunlara ve Eskişehir’deki okulların fiziki durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eğitimde en temel problemlerden birinin sürekli değişen sistem olduğunu belirten Demirkol, 2000 yılından bu yana yaklaşık 20’ye yakın sistem değişikliği yapıldığını ve bu süreçte 9 farklı bakanın görev aldığını söyleyerek, “Eğitimdeki en temel sorun sürekli değişen sistem. Eğitimin belirli ve planlı olması lazım. Bu ülkenin geleceğini yetiştiriyorsunuz. Kamusal ve bilimsel eğitim programıyla eğitim vermek zorundayız. Birçok şey öyle çok dönüştü ki. Bilimden uzaklaştıkça dünya gerçekliğinden de uzaklaşırsınız. Eğitimin sorunlarıyla ilgili sendikalarla konuşmuyorsunuz, eğitimcilerin görüşlerini almıyorsunuz, eğitim pedagojisine kafa yoran bilim insanlarının görüşlerini almıyorsunuz. İdeolojik belli birtakım hedefler doğrultusunda kafanızın içindeki yaratmak istediğiniz bir dünyayla ilgili böyle bir anlayışla geldiğiniz sürece eğitimin içini boşaltırsınız. Eğitim kamusal alandır. Kamusal alanda bütün ülkede yaşayan insanların ortak paydada buluşup çocukları geleceğe yetiştirmesiyle gerekli bir sistemdir. Siyasal belli birtakım tercihlerle eğitim süreçlerine müdahale ettiğinizde toplum tarafından kabul görmez. Eğitime de insanların güveni azalır” diye konuştu.

FİZİKİ DURUM YETERLİ DEĞİL

Eskişehir’deki okulların fiziki durumunun yeterli olmadığını belirten Demirkol, “Deprem kuşağındayız. Statik olarak binalar yoruluyor. Binaların gerekli incelemelerini yaparak güçlendirme gerekiyorsa güçlendirme, dayanıksızlığı varsa da yıkıp yenisi yapmakla yükümlüsünüz. Okullarımız bu nedenle boşaltıldı hala boşaltılmaya devam ediliyor. Geçtiğimiz ay içinde 4 okulla ilgili yıkım kararı çıktı. Kaldı ki buna benzer diğer okulların olduğu duyumlarını da alıyoruz. 4-5 yıl önce boşalttığınız okulların yerine yenisini koyamadınız. Bunun üzerine sürekli ekleniyor. 1960’lı yıllarda yapılan okullar var” dedi.

PLANLI PROGRAMLI ÇALIŞIN

Demirkol, “Bugün Mehmetçik lisesindeydim eşyalarını topluyor öğretmenler. Önümüzdeki hafta yeni yerlerine gidecekler. Hepsi bilinmezlik içinde hissediyor. Kabul eden okulun velileriyle sıkıntılar gün yüzüne çıkıyor. Gidenlerde kendilerini ait hissetmeyip sığıntıymış gibi bir algıyla gidiyor. Atatürk Ortaokulu tekli öğretim yapıyordu Pilot Binbaşı İlkokulu tekli öğretim yapıyordu. Pilot Binbaşı’nı aldınız başka okula götürdünüz orada ikili eğitime geçildi. Sınıf yetersizliği var sınıf birleştiriliyor. Bunlar olur, olmaz değil ama planlamasını iyi ayarlayın. Şubat tatilinde neden yapmadınız? Çocuklara birden ikili eğitime geçtiği söyleniyor kendini ona göre ayarlıyor. Çalışan onca insan var” ifadelerini kullandı.

DEVLET OKULLARINA NEDEN TEŞVİK YOK?

“Eğitim anayasal bir haktır” diyen Demirkol, şu ifadeleri kullandı: “Kamusal bilimsel eğitim diye hep söylüyoruz. Özel okul ticaret amacıyla kurulur. Kar etmeyen zarar eden bir okul devam edebilir mi? Başarılı okullar diye çarşaf çarşaf reklam yapılıyor. Sınav yapıyorlar başarılı öğrencilere burs verilecek hatta üzerine para verilecek deniliyor. Bu imkanları sağlayarak bünyesine aldıkları öğrencilerin ücretleri nereden çıkıyor? Diğer öğrencilerden çıkıyor. Eğitimi piyasalaştırıyorsunuz. Sonrada soruşturma açılıyor. Özel okullarla ilgili teşvikler vardı. Kamusal alanda devlet okullarına neden teşvik vermiyorsunuz? Güvenlik görevlisi temizlik görevlisi açıklarını giderin. Neden gidermiyorsunuz? Temizlik görevlisini, güvenliği, okuldaki etkinlikleri velilere yıkıyorsunuz veli de ben zaten bu parayı veriyorum diyerek eğitimi piyasaya açıyorsunuz. Bu ülkede herkes aynı koşula sahip değil.”

Kaynak: Seren Çatalçam