Doğum oranlarındaki belirgin düşüş neticesinde Türkiye son iki yılda resmen ‘yaşlı ülke’ kategorisinde yer alıyor. Mevcut demografik değişim karşısında sosyal güvenlik şemasında gerekli revizyonların yapılmaması gelecekte ciddi tıkanıklıklara yol açma riski taşıyor. SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş, emeklilik mekanizmasındaki aksaklıkları ve atılması gereken adımları değerlendirdi.
Emeklilikte Maaş Çıkmazı
Karakaş, Türkiye Gazetesi’ndeki köşe yazısında 2023’ten beri tasarlanan programların henüz tam anlamıyla uygulanmadığını belirtti. Uzman isim, OVP çerçevesinde iş gücü piyasasının dönüşümüne ve dijitalleşmeye vurgu yapıldığını anımsattı. Mevcut yapıda çalışanların sistemde kaldıkça gelir kaybına uğradığına değinen Karakaş, paradoksal bir durumun oluştuğuna dikkat çekti. Eski Başmüfettiş, “Enflasyondaki yüksek dalgalanmaların yaşandığı dönemlerde sistemde daha fazla kalıp prim ödedikçe, bazen maaşların artış yerine önemli oranda azalması söz konusu olabilmektedir” ifadelerini kullandı.

Sistemin Temeline Dinamit
Emeklilik yaşını dolduran bireylerin sistemden hızla çıktığını ve kayıt dışı çalışma eğiliminin arttığını söyleyen Karakaş, bahsi geçen durumun sistemin temeline dinamit koymak anlamına geldiğini vurguladı. OVP hedeflerine işaret eden Karakaş, “Sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli mali sürdürülebilirliği güçlendirilecek, prim tabanı ve tahsilatı artırılacak, yeni çalışma biçimlerine uyum artırılacaktır” dedi. Aktüeryal dengenin sağlanması, kapsam dışı grupların sisteme dahil edilmesi ve verimsiz istihdam teşviklerinin sonlandırılması gerektiği belirtiliyor.
Kaybet-Kaybet Senaryosu
Aylık bağlama oranlarındaki düşüşün yarattığı olumsuz tabloya dikkat çeken Karakaş, mevcut işleyişin çalışan aleyhine döndüğünü savundu. Eski Başmüfettiş değerlendirmesinde, “Maaş bağlama oranlarındaki (ABO) düşüşler, özellikle 1999 ve 2008 sonrası dönemde çalışanları cezalandırır hâle geldi. Oysa sistemin mantığı basit olmalı: Çok çalışan, çok kazanan daha yüksek maaş almalı. Şu anki tabloda SGK hem prim gelirinden mahrum kalıyor hem de daha erken maaş ödemeye başlıyor. Bu, ‘kaybet-kaybet’ senaryosudur. Eğer "Çalışmayı Teşvik Edici Ödüllendirici Sistem" hayata geçirilirse hem kurum kazanacak hem de sigortalı huzur bulacak” cümlelerine yer verdi.


