CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli günlerinden biri olan Zafer Bayramı’nın bağımsızlığa giden yolun perçinlenmiş hali olduğunu vurguladı.
Arslan ayrıca, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hakkında da açıklamalarda bulundu.
"Nereden ve nasıl geldiklerini unutan insanların o koltukta bir gün dahi oturmaması gerekir"
Arslan açıklamasında şu ifadeleri kullandı,
“Bugün, Türkiye Cumhuriyeti tarihimizin en önemli ve en çok gurur duyduğumuz günlerinden biridir. Zira 30 Ağustos Zafer Bayramı, Cumhuriyetimizin bağımsızlığa giden yolunun perçinlenmiş hâlidir. Sonrasında devam eden kuruluş sürecinde de, bir yandan emperyalistlere diz çöktürülüp ülkemiz işgalden kurtarılırken, diğer yandan özgürlüğün, eşit yurttaşlığın, bağımsızlığın temelleri atılmış, laik ve demokratik Cumhuriyetimizin kuruluşunun müjdesi verilmiştir.
O nedenle en büyük bayramımız olan Zafer Bayramı’nı tüm yurttaşlarımızın, hemşerilerimizin kutluyorum.
Diyanet İşleri Başkanlığı’na gelince… Uzun süredir bu tür konularla gündeme geliyor olması, hem ülkemiz hem milletimiz adına üzüntü vericidir. Unutmasınlar ki varlık nedeni Mustafa Kemal Atatürk’tür. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda laiklik ilkesi konulmuşsa, din ve devlet işleri birbirinden ayrılmışsa, inanan–inanmayan bütün insanların özgürlükleri güvence altına alınmışsa, Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuşsa ve bugün o başkan o koltukta oturuyorsa, bunun tek sebebi ve tek sorumlusu Mustafa Kemal Atatürk’tür. Nereden ve nasıl geldiklerini unutan insanların o koltukta bir gün dahi oturmaması gerekir.
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında milletimiz, devletimiz ve sivil toplum örgütleri Zafer Bayramı’nı kutlarken, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın varlık nedeni olan bu toprakların kanla sulandığı günlerde yüz binlerce şehidimizin, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının hutbelerde yok sayılması, anmalarda dile getirilmemesi hepimizin yüreğini burkan, canını acıtan bir durumdur. Ama milletimiz endişelenmesin; çok yakın bir gelecekte bütün bu kötülüklerden kurtulacağız.
Buradan sizin aracılığınızla, saraylarda gezip dolaşan o Diyanet İşleri Başkanı’nı istifaya davet ediyorum. Gerçi birkaç ay içinde görevi sonlanacağı için gidecek ve gelmiş geçmiş Diyanet İşleri Başkanları arasında tarihe ne yazık ki “en kötü başkan” olarak geçecektir.“