Eskişehir’de yıllar önce terk edilen Yukarı Danişment Köyü yeniden canlanmaya başlarken, köy sakinleri Osmanlı döneminden kalan 143 yıllık tarihi caminin restore edilerek yeniden ibadete açılmasını bekliyor.
Yukarı Danişment Köyü, şehir merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Yaklaşık 40 yıl önce zorlu mevsim koşulları nedeniyle köy halkı yerleşim yerini yaklaşık 5 kilometre aşağıya taşımıştı. Uzun yıllar boyunca yalnızca bir ailenin yaşamını sürdürdüğü köy, gelişen ulaşım ve yaşam şartlarının ardından yeniden ilgi görmeye başladı. Bugün hafta içi 4 ailenin, hafta sonlarında ise 10’dan fazla ailenin bulunduğu köyün nüfusu temiz havası ve doğal yapısı sayesinde giderek artıyor. Köyün en dikkat çeken yapılarından biri ise Osmanlı döneminden günümüze ulaşan tarihi Danişment Camii oldu.

Hicri 1300, Miladi 1883 yılında inşa edilen 143 yıllık cami, zamanla yıpranması nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilen tarihi yapı uzun süredir kapalı tutulurken, köy halkı caminin yeniden ayağa kaldırılması için yetkililere birçok kez başvuruda bulundu.
Vatandaşlar, atalarından kalan tarihi caminin restore edilip yeniden ibadete açılması halinde köyün daha da hareketleneceğini ve nüfusun artacağını düşünüyor.

“CAMİNİN ARKA TARAFI ÇÖKTÜ”
Şehir yaşamını bırakıp Yukarı Danişment mahallesine geri dönen 66 yaşındaki Mehmet Altınşu ifadelere yer verdi:
"Buranın yolu eskiden daha dikti. At arabasıyla çıkmak zor oluyordu, traktörler çıkınca da mazot parası çok gidiyor diyorlardı. Sonra Aşağı Danişment kuruldu herkes oraya geçti. Daha önce 5-6 hane vardı, hepsi gittiler. Hazine yer verince, devlet para verince oraya yerleştiler ama şimdi burayı çok arıyorlar. Şuan burada bulunan vatandaşlar hayvancılık yapıyor, biri emekli benim gibi. 3 ev kaldı benim dışımda. Hafta sonları gelenler var, yazlıkçı diyoruz onlara onlar gelince yaklaşık 16 hane oluyor. Ben buraya 2004 yılında emekli olduktan sonra geldim. Burası benim terapi merkezim gibi. Buraya geldikten sonra ilaç almayı bıraktım. Ben tek seferde altı ameliyat geçirdim, ölümlerden döndüm. Buraya gelince yaşamaya başladım. Camii Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçmiş. Caminin arka tarafı çöktü. Bize ‘çivi bile çakamazsınız' dediler. Bir asırdan fazladır burada bu camii, dedelerimiz kullanıyormuş. Biz yapmaya çalıştık ama çatılara çıkamıyoruz zaten yapamazsınız diyorlar. Büyükşehir Belediyesine de bildirdik. Geldiler resimlerini çektiler, yazıp çizdiler ama bir şey demediler.”





