YENİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanlığı’nın 1. Olağan Kongresi, 4 Ekim 2026 Pazar günü gerçekleştirildi. Saat 10.00’da başlayan kongre, Vecihi Hürkuş Havacılık Parkı Hangar Binası’nda yapıldı.
Kongrede yapılan seçim sonucunda Tevfik Yıldırım, YENİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı seçildi.
Tevfik Yıldırım başkanlığındaki asil yönetim kurulu listesinde şu isimler yer aldı:
Olcay Aksoy, Eylem Derya Aktaş, Ebrar Alıkçı, Betül Ayvaz, Seyfi Çaylak, Buket Fatma Çevirgen, İdris Duttu, Salih Eskici, Abdülkerim Gül, Ercan İlhan, Mehmet Köklü, Yağmur Kökurgancı, Hasan Kuyumcu, Sinan Nebioğlu, Ayla Özanalp, Nevin Özkan, Yusuf Sudurağı, Asım Şen, Nuray Uzun, Deniz Üngür, Muharrem Yıldırım, Onur Yıldız, Eda Yüksel ve Sibel Yürükçü.
Yönetim kurulu yedek üye listesinde ise Alper Bostancı, Azize Özgün, İsmail Sevim, Emre Şenbağ, Yasemin Özkan, Metin Karalar, Buket Aslanpay, Özlem Kürkçü, Görkem Arda Tezgiden, Nurettin Püllü, Buğçe Dolma, Ozan Heper, Fatma Pehlivanlı, Murat Karaal, Müjgan Fatma Telev, Muhammet Çalışkan, Rabia Su Diker, Filiz Bilgeç, Mürvet Beydili, Vedat Geyne, Berkay Özkan, Elif Pehlivan Erbaş, Metin Özermiş ve Cankat Sayım yer aldı.
"Elimizden gelenin daha fazlasıyla her şeyi yapacağıma söz veriyorum."
YENİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım şu ifadeleri kullandı;
"Geçen hafta itibarıyla ön seçimi gerçekleştirdik. Ön seçimde tek aday olmasına rağmen beni %65 oranında bir katılımla beraber katılıp oy vererek bana bugün bu görevi, bu sorumluluğu sizlerin oyuyla vermiş olduğunuzdan dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Süreç içerisinde süreç hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Çünkü her ne kadar 1. Kongremizi gerçekleştiriyor olsak da önümüzde yine yapacağımız seçimler, yine kullanacağımız oylar var. Biraz kafa karışıklığı oluyor anladığım kadarıyla. Buna yeniden açıklık getirmek için yine açıklamamı yapayım.
İlk önce mahallelerde delegeleri belirlemek için tüm üyelerimizle beraber seçimi gerçekleştirdik. "Delegelik sistemi kalktı, kalkmadı mı?", "Neden biz delegeleri seçiyoruz?", "Delegeler neden oy kullanıyor?" sorusu çok geliyor tarafımıza, sizlere.
Siyasi Partiler Kanunu'ndan kaynaklı olarak delegelik sisteminin oy kullanması gerekiyor, delegelerin oy kullanması gerekiyor. Bundan dolayı da delegelik sistemine biz genel merkez olarak, Yeni Parti olarak şu anda aslında tasdik görevi vermiş olduk. Bunun açıklığa kavuşturulması gerekiyor.
Delegeleri ilk seçimde mahalle delegelerini, yani ilçe delegelerini belirlemiş olduk. Onun akabinde ön seçimi tüm üyelerle beraber gerçekleştirmiş olduk. O geçen haftaydı, az önceki vurguladığım %65'lik bir katılımla, tek adaylı olan bir ilçede %65'lik bir katılımla göstermiş olduğunuz değerli katılımlarınızdan kaynaklı olarak ben yine tek aday olarak bu kongreyi gerçekleştiriyorum. Ondan dolayı da burada delegelerimiz, ilçe delegelerimiz oy kullanacaklar ve geçen haftaki sonucu sandığa yansıtmış olacaklar.
Akabinde il için ön seçim gerçekleştireceğiz. Daha sonrasında il delegeleriyle beraber İl Başkanlığını resmileştirmiş olacağız. Onun arkasından da tüm Türkiye'de, hatta ilçelere sandıklar koyularak Genel Başkanı tüm üyelerle beraber seçeceğiz.
Sizlerden "Sandığa gelin, demokrasi şölenine katılın" dediğimiz ve oy istediğimiz kısımlar bunlar. Bunu "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözünden yola çıkarak Genel Başkanımızın, "İlçe başkanını, il başkanını, genel başkanı üyeler seçecek" söyleminden ve Genel Merkezimizin buna ilişkin genelgelerinden dolayı bu demokrasi şölenini hep birlikte yaşıyoruz.
Ülkemizin içerisinde bulunduğu durumu biliyorsunuz. Gündemimiz günbegün, günbegün yeni fecatlerle karşılaşıyor. Geçen hafta gündemimize fon vurgunu girmişti. Onun hemen öncesinde bir emeklimizin Anayasa Mahkemesi önünde intiharına şahit olduk. Bunu hafızalarımızı yokladığımız zaman az önce de vurguladığım gibi günbegün yeni bir gündemle, yeni bir fecatle karşılaşıyoruz.
Buradaki bizim görevimiz iktidara sadece muhalefet yapmaktan ziyade, iktidarı değiştirmekten başka görevimiz yok. Geçen hafta sizlerin oyuyla İlçe Başkanlığı ön seçiminden çıkmış olmamdan kaynaklı olarak Tepebaşı'nda yeniden örgütümüzü ayağa kaldırıp iktidarı değiştirmek için elimizden gelen, elimizden gelenin daha fazlasıyla her şeyi yapacağıma söz veriyorum.
Zira ben konuşmalarımda hep vurgularım; 2019 yılında, o zamanlar farklı partide siyaset yaparken Tepebaşı'nda mahalle meclisleri kurulmuştu. Mahalle meclisleri her ne kadar o dönemin tüzüğünde bulunmasa da tüzüğe de aykırı bir durum değildi. Mahalle meclislerinin çalışmasıyla beraber günümüze kadar aktif çalışan, çok aktif çalışan mahalleler olduğunu gördük. Örgütleşmenin, örgütlü mücadelenin üyeler tarafından nasıl gerçekleştiğine bizzat şahit olduk. Ondan kaynaklı olarak da ben göreve başladıktan sonra da mahalle meclislerine gereken önemi, değeri vermeye çalıştım. Bazı mahallelerde çok aktif olarak mahalle meclisleri görevlerine bizzat şahit oldum. Onun için de ayrıca sizlere teşekkür ediyorum.
Bundan sonraki süreçte Genel Merkezimizin de bizlere gönderdiği genelgeler itibarıyla da, yine Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in konuşmaları itibarıyla da mahallelerde mahalle meclisinin kurulması, ilçelerde ilçe meclislerinin kurulması, illerde il meclislerinin kurulmasına ilişkin söylemleri olmuş oldu. Biz de yine burada mahalle meclislerini aktif çalıştıracağız. İlçelerde ilçe meclislerini kuracağız. Yine bir önceki süreç içerisinde ihtisas komisyonları kurmuştuk Tepebaşı ilçesinde örgüt olarak. İhtisas komisyonları sadece kağıt üzerinde kurulmuş olarak kalmayacak. Bizim ihtisas komisyonlarımız aktif şekilde çalışacak. İşçinin, emekçinin, esnafın, çiftçinin dertlerini dinleyip onlara çözüm üreteceğiz. İlçe ölçeğinde dahi çözümlerimiz olacak ve tüm Türkiye'de parti programımız doğrultusunda iktidara koşar adım gideceğiz.
Şu an için önümüzdeki tek süreç seçimin kendisi. Seçimin, genel seçimin uygulanması itibarıyla Türkiye'de iktidar değişikliği kesinlikle ve kesinlikle olacaktır. Bundan umudunuzu yitirmeyin. Zira iktidarın istemiş olduğu, iktidarın hedef koyduğu bizi "Bu iktidar asla ve asla değişmez, bu iktidarı biz gönderemeyiz" düşüncesine kapılıp çalışmalarımızı engellemekten başka bir yolları yok ve onu gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Onun için biz kaldığımız yerden devam edeceğiz, üzerine koyacağız ve tüm Tepebaşı'nda, tüm Eskişehir'de bu örgütlü mücadeleyi gerçekleştireceğiz.
Sevgili arkadaşlar; ben sizlerden geçen hafta itibarıyla bir sorumluluk aldım. Ancak almış olduğum sorumluluk yine sizlerle paylaşmam gereken bir sorumluluk. Benim ilçe yönetimini oluşturduktan sonraki süreç içerisindeki yapacağım çalışmaları tüm üyelerimizle beraber yapmamız gerekiyor. Omuz omuza çalışmamız gerekiyor. Sokak sokak, kaldırım taşına basamadık sokak bırakmayıncaya kadar, kapısını çalmadık ev bırakmayıncaya kadar, esnaf bırakmayıncaya kadar tüm Tepebaşı'nda bu çalışmaları gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bunu gerçekleştirirken de ben sizlere güveniyorum, örgütümüze güveniyorum."
"İki türlü mücadele edeceğiz; dik duracağız"
Konuşma yapan YENİ Parti Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ise şu ifadeleri kullandı;
"Tepebaşı'nda bulunan örgütümüz, yaptığı seçimlerde başarı elde etmeyi herhalde Türkiye nezdinde en iyi bilen örgütlerden birisidir. Yıllarca hem yerel seçimlerde Ahmet Başkanımıza destek olarak onu seçtirmek anlamında hem de genel seçimlerde her seçimde oy oranımızı arttırmak ve artık Tepebaşı'nı da Yeni Parti'nin, sosyal demokrasinin kalesi haline getirmek gibi büyük bir başarı elde etmiş büyük bir örgütün karşısında olmaktan son derece büyük bir mutluluk içindeyim.
Burada tabii aynı zamanda içinde bulunduğum bir örgüt olduğunu da belirtmek durumundayım. Tepebaşı önceki dönem İlçe Başkanımız Atilay Dalgıç bugün Büyükşehir Meclis üyemiz ve şu anda aramızdalar. Burada geçmişten bugüne kökleri sağlam bir temel üzerinde inşa edilmiş güçlü ve kadim bir örgütle karşı karşıyayız. Ancak bugüne kadar yapmış olduğumuz bütün başarılardan daha büyük bir sınavı hep birlikte vermek durumundayız. Çünkü artık sadece bir partiyi birinci parti yapmak ya da bir partiyi iktidar olacak çoğunluğa eriştirmek değil; aynı zamanda büyük bir baskı, büyük bir zulüm politikasıyla da yüzleşmek için mücadele etmek durumundayız. Normalde demokratik ülkelerde bir partinin görevi yeterli halk desteğini sağlayıp halk desteğine muvaffak olarak seçimlerde yeter çoğunluğu elde etmektir ama Yeni Parti'nin örgüt üyelerinin, Yeni Parti'nin yoldaşlarının görevi sadece bu değil, aynı zamanda hepimizi ablukaya alan büyük bir baskı cenderesini de hep birlikte mücadele ederek dağıtmaktır.
İki türlü mücadele edeceğiz; dik duracağız. Sokaklarda, meydanlarda, çarşıda, pazarda her türlü eylemselliği göze alarak, her türlü mücadeleyi göze alarak mücadele edecek ve evet sonra da seçimlerde yeter çoğunluğu elde ederek partimizi iktidar yapacağız. Ortaya koyacağımız vizyon ve misyon budur. O nedenle burada sadece bir partiyi yönetecek olan, Tepebaşı'nda bir partiyi yönetecek olan kadroları belirlemiyoruz; aynı zamanda büyük bir mücadeleyi örgütleyecek olan kadroları da belirliyoruz. Evet delegelik yeni sistemde bir tasdik görevi görecektir ama aynı zamanda da yöneticileri belirlemek ve o yöneticilere sorumluluk ve görev yüklemek gibi tarihi bir vizyonu da ortaya koyacaktır.
Bu nedenle burada vereceğimiz mesaj son derece kıymetlidir. 18 Ekim'de az önce İlçe Başkanımızın da belirttiği gibi şu anda sayısı 12 bine yaklaşan ve yarın itibarıyla da artacağını düşündüğüm bir üye sayısıyla il kongresine gideceğiz. 12 bin kişiyle İl Başkanını seçeceğiz. Ondan sonra Genel Başkanı seçecek ve ondan sonra Türkiye'nin iktidar kadrolarını hep birlikte kuracağız. Burada bir kere şu iradeyi de ortaya koymamız lazım: Mücadelemiz yeni başladı. Mücadelemizin asıl büyük kısmının bu seçim süreçlerini geride bıraktıktan sonra başladığının bilincini net olarak ortaya koymak durumundayız.
Zor günler bizi bekliyor olabilir. Büyük bir mücadeleyi hep birlikte göğüslemek durumunda kalabiliriz. Buna Yeni Parti'nin her üyesinin, delegelerinin, bütün sempatizanlarının ve üyelerinin hazır olduğunu, farkında olarak önümüzdeki yaşayacağımız zorluklardan ve güçlüklerden yılmayacağımızı, karşımıza çıkacak bütün engellemelerden korkmayacağımızı; yargı darbeleriyle, yargı tahakkümleriyle hakkımızda soruşturmalar, davalar açılmasını, belediye başkanlarımızın tutuklanmasını, cumhurbaşkanı adayımızın zindanlara atılmasının bizi durdurmadığını, bundan sonra da durduramayacağını ifade etmeliyiz.
Seçim sürecinin ortaya koyduğu doğal gerginliği veya seçim süreçlerinin ortaya koyduğu doğal rekabet duygularını bugün Tepebaşı'nda geride bırakıyoruz. Tepebaşı olarak herkesi, bir kişiyi bile geride bırakmadan kol kola girerek ileri yürüyeceğimizi buradan hem Eskişehir'e hem de tüm Türkiye'ye ilan ediyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle, bundan sonraki süreçte de sizlerle yol yürümekten büyük bir onur ve gurur duyacağımı tekrar ifade ediyorum. Bu mücadelenin sonunda tarihin doğru tarafında duruyor olmanın gururunu hayatımız boyunca yaşayacağımız bu büyük mücadelenin parçası olmaktan da yine gurur duyuyorum. Mutlaka başaracağımıza, kazanacağımıza, bu ceberrut iktidarı sandığın dibine gömeceğimize, ülkenin aydınlık geleceğini hep birlikte inşa edeceğimize, umut dolu yarınları, gençlerimizin umutla geleceğe baktığı, çocukların yatağa aç girmediği, emeklilerin yıllara dayanan emeğinin karşılığını aldığı, insanca yaşadığı, emekçilerin alın terinin karşılığını aldığı ülkeyi, Türkiye'yi hep birlikte kuracağız diyorum."

"Yeni Parti olarak ne kadar övünseniz, ne kadar gururlansanız azdır"
YENİ Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan şu ifadeleri kullandı;
"Gerek İlçe Başkanımız Tevfik Başkan, gerekse İl Başkanımız sonrasında hem kongrelere dönük hem de Türkiye'nin ve partimizin içinde bulunduğu duruma dönük değerlendirmeleri yaptılar. O nedenle çok tekrara da düşmemek, sizlere selamlamak adına kürsüye çıktım. Az sonra Odunpazarı İlçe Kongremize ve ardından da yetişebilirsek inşallah Çifteler'de gerçekleştirilmekte olan ilçe kongremize de yetişmeye çalışacağız.
Hepimizin bildiği ve tanıklık ettiği, yaşadığı üzere çok zor günlerden geçiyoruz. Zorluğumuz bir yanıyla ülkemiz ve yurttaşlarımızla ilgili ama öbür yandan da bir zorluğumuz yürüdüğümüz siyasal yolda siyasal hareketimizle ilgili. E bugün niye kongre yapıyoruz? Niye Yeni Parti'de siyaset yapmak zorunda kalıyoruz? İşte o sorunun yanıtı da ne yazık ki yaşadıklarımızla ya da iktidarın ortaya koyduğu ve yaşatmaya özenle çabaladığı, ısrarla sürdürdüğü politik stratejilerle, siyasal mühendisliklerle ilgili bir tablo.
O nedenle Yeni Parti olarak ne kadar övünseniz, ne kadar gururlansanız azdır. Çünkü Türkiye'nin demokrasi tarihine, sol sosyal demokrat tarihine ve partilerin siyasal tarihine her biriniz altın harflerle geçtiniz. Yeni Parti'nin 1. Olağan Kongresi'ni gerçekleştiren ve Yeni Parti'nin üyeleri, delegeleri, siyasal kadroları olarak tarihte gerçekten çok onurlu bir yer aldınız. O nedenle ne kadar övünseniz azdır.
Bu yaşadıklarımızın hiçbiri tesadüf değil. Kronolojik olarak sıraladığınızda aslında her şeyin 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerde aldığımız tarihi zaferle başladığını hiçbirimiz akıldan çıkarmayalım. Çünkü orada iki tane hazımsızlık ortaya çıkmıştır. Birisi iktidarın uzun yıllar sonra, 2002'den itibaren girdiği her seçimden başarıyla çıkmış olan iktidar partisinin ilk defa yenildiğine tanık olması ve o seçim yenilgisini hazmedememesi; ikinci hazımsız kesim de 4-5 Kasım 2023 tarihinde büyük bir değişime, yenilenmeye parti içinde imza atan siz değerli örgütümüzün ortaya koyduğu siyasal yaklaşımı, değişim iradesini içine sindiremeyip o tarihten itibaren bugüne kadar uzanan o siyasal iş birliklerin hazımsızlıklarıdır.
2024'ten itibaren bugün bir kongre daha yapıyoruz, aklınızdan çıkmasın. Tevfik Başkanım bir yıl sonra yeniden kongre yapmak zorunda kaldı. Hepiniz hatırlayın; geçtiğimiz yıl ağustos ayında delege seçimleri başlamıştı önceki partimizde. Eylül, ekim ve kasım aylarında ilçe, il ve kongreleriyle kurultayımızda aslında çalışmayı tamamlamıştık. Daha arkadaşlarımız bir yıllık görev süresi içerisinde bugün Yeni Parti'de yeni bir kongreyle partililerimizin ve hemşerilerimizin önüne çıkıyoruz.
Değerli arkadaşlarım, bunların dediğim gibi hiçbiri tesadüf değil. Arada yaptığımız üç tane olağanüstü kurultay, bir tane olağan kurultay, İstanbul iline yönelik olarak gerçekleştirdiğimiz olağanüstü kongreler ve olağan kongreler olmasına rağmen ne yazık ki Türkiye siyasi hayatı o demokrasiden otokrasiye evrilen bir rejimi ispatlamak, yaşama geçirmek üzere yapmadıkları şey yok.
Sevgili arkadaşlar, bir yandan 31 Mart'tan itibaren belediyelerimiz üzerinden devam eden, bugünlere ulaşan, sadece bu hafta içinde Mersin Büyükşehir, Yenişehir, Mezitli, ardından Eyüpsultan ve Ataşehir meclis üyeliklerine uzanan bir çizgiyle bu operasyonlar silsilesi devam ediyor. Önce kendilerini yenecek Cumhurbaşkanı adayını siyasi zeminin dışına atmaya çalıştılar. Cumhurbaşkanı adayımız —ki adaylığını millet onaylamıştır, 15,5 milyon yurttaşımız oy kullanmıştır— Cumhurbaşkanı adayımızı değişik gerekçelerle, hakkında açılan dava sayısı 20'ye yakındır, Fatih Türbesi'nde elini arkaya koymaktan tutunuz o havaalanındaki yaklaşıma, bilirkişi davasından diplomat davasına, Tuzla davasından İBB davasına ve makam aracı davasından daha nicelerine kadar 18 ayı aşkın süredir Cumhurbaşkanı adayımız cezaevinde.
Ne yapmaya çalışıyorlar? Kendilerini yenecek Cumhurbaşkanı adayını, bir sonraki Cumhurbaşkanını siyasi zeminin dışına atmaya çalışıyorlar. Peki bununla yetindiler mi? Hayır! Bugüne kadar yapmış oldukları dıştan operasyonların halk nezdinde karşılığı olmadığını görünce bir sonraki seçimde iktidara gelecek olan siyasal partiyi içten zayıflatmak, yıpratmak ve mümkünse bölmek için her yolu denediler. Ona da yeni gelecek bir yapı ortaya çıkınca o butlancılar, butlan kararını almakta, bu partiyi, iktidara yürüyen partiyi bölmekte hiçbir beis görmediler ve bugün Türkiye'nin içinde bulunduğu tabloyu hep beraber izliyoruz.
Sevgili arkadaşlar, tarihsel sorumluluğumuz elbette var, Tevfik Başkanım ifade etti. Ama tarihsel sorumluluğumuz sadece partililerimize değil; ülkemize, yurttaşlarımıza ve önderimiz Mustafa Kemal'in bize emanet etmiş olduğu laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olan, anayasal devlet olan, millet iradesini, millet egemenliğini hakim kılacak olan bir yönetim anlayışına karşı. Ve o anlayış 1. yüzyılını tamamlayıp 2. yüzyılına evrildiği şu süreçte Cumhuriyetimizin yeniden inşasıyla ilgili olarak da tarihsel bir sorumluluk yüklendi.
İşte bu sorumluluğumuzun parti içerisinde farklı görüşlerimiz olabilir, farklı tercihlerimiz olabilir. Ama şu salonun kapısından dışarıya çıktığımızda sadece bu salonla sınırlı kalmayacak büyüklüğe, olgunluğa, pekişmeye ihtiyaç var."





