Türkiye’de emeklilik sistemi genel olarak yaş ve prim gününün birlikte tamamlanmasını şart koşuyor. Ancak çalışma hayatında karşılaşılan zorluklar ve sağlık problemleri, standart emeklilik prosedürlerinin dışına çıkılmasını gerektirebiliyor. SGK, her çalışanın aynı koşullarda bir iş hayatı sürdüremeyeceği gerçeğinden hareketle bazı istisnai emeklilik modelleri sunuyor. Sağlık sorunları, engellilik durumu, bakmakla yükümlü olunan çocuklar ve sigorta başlangıç tarihi gibi kriterler, yaş şartının tamamen kaldırılmasına ya da ciddi şekilde öne çekilmesine imkân tanıyor. Vatandaşların haklarını bilmesi, süreci lehlerine çevirmelerini sağlıyor. Bu nedenle “yaş beklemeden emeklilik” konusu, özellikle 2025 yılı itibarıyla milyonlarca çalışan tarafından yakından takip ediliyor.
Malulen Emeklilikte Beş Yıl Kuralı
Çalışma gücünü kaybeden sigortalılar için sistemde özel bir güvence mekanizması bulunuyor. Malulen emeklilik, çalışma gücünün en az yüzde 60’ını kaybettiği sağlık kurulu raporuyla belgelenen sigortalılar için en önemli haklardan biri olarak öne çıkıyor. Bahsi geçen kapsamda çalışanlar, 1.800 prim günü ve en az 10 yıllık sigortalılık süresi şartını yerine getirdiklerinde, yaşlarına bakılmaksızın emekli olabiliyor. Daha da dikkat çekici bir istisna ise başkasının bakımına muhtaç durumda olanlar için geçerli. Bakıma muhtaç kişilerde 10 yıllık sigortalılık şartı aranmazken, yalnızca 1.800 gün prim yeterli kabul ediliyor. Ağır hastalıklar ve kalıcı iş gücü kaybı yaşayan vatandaşlar için söz konusu düzenleme hayati bir gelir güvencesi sağlıyor.
Anneler İçin Yıpranma Payı Avantajı
Sosyal güvenlik sistemi, özel gereksinimli bireylerin bakımını üstlenen anneleri destekliyor. SGK, engelli çocuğu bulunan kadın çalışanlara yönelik önemli bir erken emeklilik kolaylığı sunuyor. İlgili uygulamada annenin çalıştığı sürede ödediği primlerin yüzde 25’i, toplam prim gününe ekleniyor. Kazanılan ek primler sadece günü doldurmakla kalmıyor. Aynı süre, emeklilik yaşından da düşülüyor. Böylece kadın çalışan hem daha kısa sürede prim gününü tamamlıyor hem de emeklilik yaşını ciddi ölçüde erkene çekebiliyor. Uzun ve yıpratıcı bakım sürecinin sosyal güvenlik açısından karşılıksız kalmaması hedefleniyor.

Doksan Dokuz Öncesi Girişlilerin Hakları
Sigorta başlangıç tarihi emeklilikteki en kritik virajı oluşturuyor. 8 Eylül 1999’dan önce sigorta girişi olanlar, SGK sisteminde en avantajlı gruplar arasında yer alıyor. Sözü edilen kapsamdaki sigortalılar, 3.600 prim gününü tamamladıklarında kısmi emeklilik hakkı kazanıyor. Sistemde kadınlarda 49 yaş, erkeklerde 55 yaş şartıyla emekli olabiliyor. Normal emeklilikte aranan 5.000 ila 7.000 gün prim şartına kıyasla bahse konu düzenleme, çok daha düşük primle maaş alma imkânı sunduğu için büyük ilgi görüyor. EYT kapsamı dışında kalan birçok çalışan için de önemli bir alternatif oluşturuyor.
Borçlanma Yöntemiyle Yaş İndirimi
Sigorta başlangıcı milenyum sonrasına sarkanlar için durum biraz daha farklı işliyor. 1999 sonrası sigorta başlangıcı olan çalışanlarda, yalnızca prim gününü doldurmak emeklilik için yeterli olmuyor ve yaş şartı mutlaka uygulanıyor. Ancak ilgili gruptaki çalışanlar için de bazı telafi mekanizmaları bulunuyor. Kadınlar için doğum borçlanması, erkekler için ise askerlik borçlanması, sigorta başlangıcını geriye çekerek emeklilik yaşını birkaç yıl öne alabiliyor. Borçlanma yaparak eksik günleri tamamlamak veya tarihi geri çekmek mümkün hale geliyor. Özellikle birden fazla çocuk sahibi kadınların anılan yöntemle erken emeklilik yolunu açtığı görülüyor.


