Demokrat Parti döneminde gazetecilik yapan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, “Vatandaşların bir elinde gazete, öbür ellerinde partilerden aldıkları kağıtlar olurdu. O kağıtlarda sansüre uğrayan haberlerin içerikleri yer alırdı” dedi.

Atahan Gezer

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Adnan Menderes iktidarında gazetecilerin yoğun sansüre maruz kaldığını söyleyerek, “Partilerin bastığı teksirlerde gazetelerde sansüre uğrayan haberlerin içerikleri yer alırdı. Tamamlayıcı nitelikteki teksirler elden ele dolaşırdı” ifadelerini kullandı.

Büyükerşen, Büyükşehir, Odunpazarı ve Tepebaşı belediyelerince düzenlenen “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” etkinliğinde konuştu.

“Yandaş” gazetecilerin Menderes iktidarında ortaya çıktığını dile getiren Büyükerşen, şunları kaydetti:

“O dönem ellerinde ‘resmi ilan’ silahı vardı. Bu resmi ilanlar, yandaş gazetelere cömertçe verilirdi. Muhalif gazetelerin ise ilanları kesilirdi. Demokrat Partinin ‘Tahkikat Komisyonu’ vardı. Bu komisyon seçilmiş milletvekillerinden oluşurdu ve adeta bir ‘mahkeme’ gibi toplanarak hükümet adına kararlar verirlerdi.

“Saat 23.00’e kadar”

Bu komisyon 1950’lilerin sonlarında, Demokrat Partinin zayıfladığı dönemlerde yayın yasakları koyardı. O zamanlar haberleri göndermek günümüzdeki kadar kolay değildi ve ‘rotatif’ tekniği hakimdi. Tahkikat Komisyonu, kimi haberler için yayın yasağı koyardı. Basın İlan Kurumunun da ‘saat 23.00’e kadar gazetelerin basıma konması’ şartı vardı.”

“Bu işin tek çözümü…”

Büyükerşen, bu dönemde gazetecilerle “siyasi polis”in ilgilendiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Sayfaları bağlamış, rotatife takmışsınız. Bobin de dönmeye başlamış. Polis matbaaya gelir, size o yasağı imzalatır. Eğer haberi üç sütun üzerine hazırladıysanız o sütunları yeniden dolduracaksınız. O zaman da saat 23.00’ü geçer ve gazetelerin Anadolu’ya dağıtımını yapamazsınız. Bu işin tek çözümü, kalıbı çıkarıp frezeye takmak, haberi ve resimleri orada kazımak…

“Vatandaşlar siyasi partilere koşarlardı”

Ertesi gün gazeteyi açtığınızda bazı haberlerin yerinde olmadığını, orada beyaz bir boşluk olduğunu görürdünüz. Halk, bu durumun bir ‘sansür’ sonucu ortaya çıktığını bildiğinden işin doğrusunu öğrenmek için siyasi partilere koşarlardı. Partiler, o dönem ‘teksir makinesi’nin ne olduğunu öğrenmişlerdi. O yıllar, Devlet Malzeme Ofisinin en çok teksir makinesi sattığı dönemlerdendir.”

“Tamamlayıcı nitelikteki teksirler elden ele dolaşırdı”

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, “Parti yönetimleri, sansüre uğradıklarını bildikleri için bu haberleri teksir eder ve çoğaltırdı. Bu sebeple gazete alan vatandaşların bir elinde gazete, öbür elinde ise partilerden aldıkları kağıtlar olurdu. O kağıtlarda gazetelerde sansüre uğrayan haberlerin içerikleri yer alırdı. Bu gazeteleri tamamlayıcı nitelikteki teksirler elden ele dolaşırdı” diye konuştu.