Kiralık mülklerin satışı sürecinde yaşanan anlaşmazlıklar yeni bir yargı kararıyla netlik kazandı. Satışa çıkarılan taşınmazların alıcılara gösterilmesi konusundaki engeller, Yargıtay’ın yeni kararıyla aşılabilecek. Kiracının izni ya da tutumu nedeniyle satıcıların yaşadığı mağduriyetler artık mahkemelerin takdirine bağlı olarak giderilebilecek. İzmir’de yaşanan bir dava, ülke genelinde benzer durumlara ışık tutacak emsal niteliğinde bir kararın önünü açtı. Alınan kararla birlikte satış süreçleri daha şeffaf ve etkin bir şekilde yürütülebilecek.
Yargı Yolu Satıcılar İçin Açıldı
İzmir’de bürosunu satmak isteyen Avukat Fatih Karamercan, kiracının mülkü potansiyel alıcılara göstermemesi üzerine arabuluculuk sürecini başlattı. Ancak süreç olumlu sonuçlanmadı ve taraflar mahkemeye başvurdu. Davada ihtiyati tedbir talebi reddedildi. İstinaf mahkemesi de kararı onayladı. Bu durum, davanın üst mahkemeye taşınmasına neden oldu.
Bölge Mahkemeleri Kararlarında Farklılık Gösterdi
İlgili davada, farklı bölge adliye mahkemeleri arasında görüş ayrılıkları oluştu. Ankara, Antalya ve Konya'daki mahkemeler taşınmazın gösterilmesine izin verirken; İstanbul, İzmir ve Sakarya’daki mahkemeler buna karşı çıktı. Bu çelişkili durum, ülke genelindeki uygulama birliğini engelledi. Satış sürecinde yaşanan bu farklılık, mülk sahiplerinin mağduriyetine neden oluyordu. Yargıtay’ın devreye girmesiyle belirsizlik sona erdi.

Yargıtay Kararıyla Mülk Sahipleri Rahatladı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, mahkemelerin karar verirken bir dizi unsuru dikkate alması gerektiğini belirtti. “Mahkemeler yargılama sürelerinin uzunluğu, mülkiyet hakkının kapsamı, gecikme yüzünden olası müşterilerin kaçırılmasının büyük zarar oluşturma ihtimali ve adil yargılanma hakkı gibi durumların değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi.” Bu kararla birlikte taşınmaz sahipleri, kiracının iznine ihtiyaç duymadan mülkünü gösterebilecek. Milyon dolarlık kayıpların önüne geçilmesi amaçlanıyor. Süreç daha adil hale getirilecek.
Satış Hızlanacak, Hak Kaybı Önlenebilecek
Kararın, gayrimenkul piyasasında daha etkin bir satış sürecinin önünü açacağı belirtildi. Büyük tesislerin veya ticari alanların gösterilememesi sebebiyle oluşan zararlar, bu sayede azaltılabilecek. Kararın emsal niteliğinde olduğu ve benzer uyuşmazlıkları çözmede önemli bir dayanak oluşturacağı ifade edildi. Taşınmazını satmak isteyen kişilerin yaşayabileceği hak kayıplarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Süreç sonunda taraflar arasındaki denge yargı kararıyla sağlanmış olacak.


